İnternetteki
En Kapsamlı
Hadis Arama Motoru
Hadisler Ana Sayfasına Geri Dön

Zinet Konulu Hadisler - Sayfa 2


2088-)  Hz. İbnu Ömer (radıyallahu anh)'den rivayete göre, sakalını sufra denen sarı boya ile boyar ve derdi ki: "Ben, Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ı gördüm, sakalını bununla boyamıştı, en çok sevdiği boya da bu idi. Bununla elbisesini boyadığı da olurdu." Buhari ve Müslim'de, Hz. Enes'ten gelen bir rivayette şöyle denir: "Resûlullah hiç saçını boyamadı. Çünkü ondaki beyazlar çok azdı. Başındaki akları saymak istesem sayabilirdim. Hz. Ebu Bekir ve Hz. Ömer (radıyallahu anhüma) (saçlarını) kına ve ketem ile boyarlardı."

Kaynak:  Ebu Davud, Libas 18, (4064), Tereccül 19, (4210); Nesai, Zinet 17, (8,140). Buhari, Libas 66, Menakıb 23; Müslim, Fedail 100-105, (2341); Ebu Davud, Tereccül 18, (4209); Nesai, Zinet 17, (8,140, 141).

Konu:  Zinet


2089-)  Kerime Bintu Hümam anlatıyor: "Bir kadın, Hz. Aişe'ye kına yakma hususunda sormuştu, şu cevabı aldı: "Bunda bir beis yok (kına yakılabilir). Ancak ben bundan hoşlanmam. Çünkü sevdiğim (aleyhissalatu vessellam), onun kokusunu sevmezdi."

Kaynak:  Ebu Davud, Tereccül 4, (4164); Nesai, Zinet 19, (3,142).

Konu:  Zinet


2090-)  Hz. Aişe (radıyallahu anha) anlatıyor: "Bir kadın, perde gerisinden Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'a eliyle bir mektup uzattı. Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) elini derhal geri çekip: "Ne bileyim, bu el kadın eli midir, erkek eli midir?" buyurdu. Kadıncağız: "Kadın elidir!" deyince Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam): "Sen kadın olsaydın, tırnaklarının rengini değiştirirdin" buyurdu. Bununla kına yakmayı kastetmişti."

Kaynak:  Ebu Davud, Tereccül 4, (4166); Nesai, Zinet 18, (8,142).

Konu:  Zinet


2091-)  Yine Hz. Aişe (radıyallahu anha) anlatıyor: "Hint Bintu Utbe, Hz. Peygamber'e: "Ey Allah'ın Resülü, bana biat ver!" diye talepte bulunmuştu. Kendisine: "Hayır, şu ellerini değiştirmedikçe senden biat almayacağım. EIIerin tıpkı vahşi hayvanların ayağı gibi!" cevabını verdi." Rivayette adı geçen Hint, Ebu Süfyan'ın zevcesi ve Hz. Muaviye (radıyallahu anhüm)'nin annesidir. Mekke'nin fethi sırasında kocası ile birlikte müslüman olmuştur. Hz. Peygamber eski nikahları ile evliliklerini ikrar etmiş, yeni bir nikahı gereksiz görmüştür. Ancak, görüldüğü üzere, ellerine kına vurmadan biat almamıştır. Alimler bu hadisten hareketle, erkeklerin kına yakmasını mekruh addetmişlerdir. Kadının elleri, kınasız iken erkeğin ellerine benzemektedir. Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) bu benzemedeki keraheti ifade için teşbihe başvurup, vahşi hayvanların ayaklarına teşbih etmiştir.

Kaynak:  Ebu Davud, Tereccül 4, (4165).

Konu:  Zinet


2092-)  Hz. Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'a el ve ayaklarına kına yakmış bir muhannes getirdiler. "Bunu niye getirdiniz, nesi var?" diye sordu. Kendisine: "Kendisini kadınlara benzetmiştir!" dediler. Bunun üzerine Efendimiz emretti ve Naki' nam mevkiye sürgün edildi. "Ey Allah'ın Resülü, onu öldürmeyelim mi?" diye soranlar olmuştu ki: "Hayır! dedi, ben namaz kılanları öldürmekten men edildim."

Kaynak:  Ebu Davud, Edeb 61, (4928).

Konu:  Zinet


2093-)  Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam), erkeğin za'feran sürmesini yasakladı."

Kaynak:  Buhari, Libas 33; Müslim, Libas 77, (2101); Ebu Davud, Tereccül 7, (4179); Tirmizi, Edeb 51, (2816); Nesai, Zinet 74, (8,189).

Konu:  Zinet


2094-)  Yine Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'a üzerinde sarılık izi bulunan bir adam geldi. Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) hoşlanmadığı bir hususu, insanların yüzüne nadiren vurduğu için (sesini çıkarmadı). Adam oradan kalkıp gidince: "Keşke bu adama, üzerindeki şu şeyi yıkamasını söyleseydiniz" dedi."

Kaynak:  Ebu Davud, Tereccül 8, (4182).

Konu:  Zinet


2095-)  Ya'la İbnu Mürre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) halük sürünmüş bir adam görmüştü. ki: "Git bunu yıka, sonra gene yıka, sonra bir daha (za'feran sürünmeye) dönme!" dedi."

Kaynak:  Tirmizi, Edeb 51, (2817); Nesai, Zinet 34, (8,152,153).

Konu:  Zinet


2096-)  Ebu Müsa (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "AIIah, bedeninde halûk'tan bir parça eser bulunan kimsenin namazını kabul etmez."

Kaynak:  Ebu Davud, Tereccül, 8, (4178).

Konu:  Zinet


2097-)  Ebu Katade (radıyallahu anh) anlatıyor: "Ey Allah'ın Resülü dedim, benim omuzlarıma kadar dökülen (gür) saçlarım var, tarayıp tanzim edeyim mi?" "Evet dedi, ona ikramda bulun." Ravi der ki: "Ebu Katade, "Evet, ona ikramda bulun!" sözü sebebiyle, günde iki sefer (bakım yapar ve) saçlarını yağlardı."

Kaynak:  Muvatta, Şa'ar 6, (2, 949); Nesai, Zinet 60, (9183).

Konu:  Zinet


2098-)  Hz. Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam): "Kimin saçı varsa, ona ikram etsin!" buyurdu."

Kaynak:  Ebu Davud, Tereccül 3, (4163).

Konu:  Zinet


2099-)  Ata İbnu Yesar (rahimehullah) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'a saçı sakalı karmakarışık bir adam gelmişti. Efendimiz, ona (eliyle) işaret buyurarak, sanki saçını ıslah etmesini emretmişti. Adam bunu yapıp sonra tekrar geri geldi. Aleyhissalatu vesselam: "Şu hal, sizden birinizin tıpkı bir şeytan gibi başı(ndaki saçlar) karmakarışık vaziyette gelmesinden daha hayırlı değil mi?" buyurdular."

Kaynak:  Muvatta, Şa'ar 7, (2, 949).

Konu:  Zinet


2100-)  Abdullah İbnu Mugaffel (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) saç bakımını gün aşırı yapmayı emredip, fazlasını yasakladı."

Kaynak:  Ebu Davud, Tereccül 1, C4159); Tirmizi, Libas 22, (1756); Nesai, Zinet 7, (8,131,132).

Konu:  Zinet


2101-)  Nafi' (rahimehullah) İbnu Ömer (radıyallahu anh)'in şu sözünü nakleder: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) kaza'ı (yani çocuğun başının bir kısmını traş etmek) yasakladı" deyince, "Kaza' nedir?" diye sordular. Şöyle açıkladı: "Kişi çocuğun başını traş eder, ancak şurada burada bazı yerleri kesmez, olduğu gibi bırakır." Ravi, bunu söylerken alnına ve başının iki yanına işaret etti."

Kaynak:  Buhari, Libas 72; Müslim, Libas 113 (2120); Ebu Davud, Tereccül 14, (4193, 4194); Nesai, Zinet 5, (8,130); İbnu Mace, Libas 38, (3637).

Konu:  Zinet


2102-)  Abdullah İbnu Ca'fer (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam), Hz. Ca'fer (radıyallahu anh)'in ölüm haberi gelince, Cafer ailesini üç gün (matem yapmaya) terketti. Sonra yanlarına gelerek: "Kardeşimin üzerine artık bugünden sonra ağlamayın!" dedi ve: "Bana kardeşimin oğullarını toplayın!" emretti. Biz yanına getirildik, tıpkı civcivler gibiydik. "Bana bir berber çağırın!" dedi. (Gelince) berbere emretti, o da başlarımızı traş etti."

Kaynak:  Ebu Davud, Tereccül 13, (4192); Nesai, Zinet 58, (8,182).

Konu:  Zinet


2103-)  Hz. Ali (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) kadınların başlarını traş etmelerini yasakladı."

Kaynak:  Nesai, Zinet 4, (8,130); Tirmizi, Hacc 74, (914).

Konu:  Zinet


2104-)  Hz. Esma (radıyallahu anha) anlatıyor: "Bir kadın Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'a gelerek: "Kızım çiçek hastalığına yakalandı ve saçları döküldü. Ben onu evlendirdim, iğreti saç takayım mı?" diye sordu. Aleyhissalatu vesselam: "Allah takana da taktırana da lanet etmiştir?" diye cevap verdi."

Kaynak:  Buhari, Libas 83, 85; Müslim, Libas 115, (2122); Nesai, Zinet 71, (8,187,188).

Konu:  Zinet


2105-)  Humeyd İbnu Abdirrahman İbnu Avf tarafından rivayet edilen ve Kütüb-i Sitte'nin herbirinde yer alan bir rivayet de şöyle: "Hz. Muaviye (radıyallahu anh) hacc yaptı. O zaman minbere çıkarak halka bir hutbe irad etti. (Hutbe sırasında), koruma polisinin elinde bulunan bir tutam saçı alarak şunları söyledi: "Ey Medineliler! Alimleriniz nerede? Ben Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ı işittim, bu çeşit şeyleri yasaklamış ve şöyle demişti: "İsrailoğullarının kadınları ne zamanki bunu taktılar helak oldular."

Kaynak:  Buhari, Libas 83, Enbiya 50; Müslim, Libas 122, (2127); Muvatta, Şa'ar 2, Ebüı Davud, Tereccül 5, (4167); Tirmizi, Edeb 32, (2782); Nesai, Zinet 21, (8,144-147), 68, 69, (8,186, 187); İbnu Mace, Nikah (1987).

Konu:  Zinet


2106-)  İbnu Abbas (radıyallahu anhüma) anlatıyor: Ehl-i Kitap, saçlarını alınlarına döküyorlardı, müşrikler de ayırıyorlardı. Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) (vahiyle) emir gelmeyen hususlarda Ehl-i Kitab'a muvafakatı severdi. Saçını alnı üzerinde o da serbest bıraktı. Sonra (ortadan) ayırarak (sağ ve sola) taradı."

Kaynak:  Buhari, Libas 70; Müslim, Fedail 90, (2336); Ebu Davud, Tereccül 10, (4188); Nesai, Zinet 62, (8,164).

Konu:  Zinet


2107-)  Amr İbnu Şu'ayb an ebihi an ceddihi (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Saçtaki akları yolmayın. Zira bir kimse müslüman iken tek bir kıl bile ağarmış olsa, bu Kıyamet günü onun için mutlaka bir nur olur." Bir rivayette şöyle denmiştir: "Allah ona bu sebeble sevap yazdı, onun sebebiyle ondan günah affetti."

Kaynak:  Ebu Davud, Tereccül 17, (4202); Tirmizi, Edeb 56, (2822); Nesai, Zinet 13, (8, 136); İbnu Mace, Edeb 25, (3721); Müslim, Fedail 100, (2341). Hadisin metni Ebu Davud'dan alınmadır.)

Konu:  Zinet

<<İlk <Önceki 1 [2] 3 4 5 Sonraki> Son>>

İletişim