İnternetteki
En Kapsamlı
Hadis Arama Motoru
Hadisler Ana Sayfasına Geri Dön

Tirmizi Hadisleri - Sayfa 6


231-)  Sehl İbnu Ebi Hasme (radıyallahu anh) anlatıyor: Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam) yaş hurmayı kuru hurma ile değiştirmeyi yasakladı ve "Bu riba'dır, buna müzabene denir" buyurdu. Ancak ariyye satışını bundan istisna etti. Ariyye bahçe sahibinin ayırdığı bir veya iki hurma ağacıdır. Onların başındaki meyvenin kuruyunca ne kadar olacağını göz kararıyla tahmin eder. Bunun bedelince yaş hurma (satın alıp) yer". Tirmizi bir başka rivayette şu ilaveyi kaydeder: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) yaş üzümü kuru üzümle her meyveyi, meyve cinsinden tahmini karşılığıyla satmayı yasakladı." Yahya İbnu Said ariyye'yi şöyle açıkladı: "Kişinin ailesine yedirmek maksadıyla birkaç hurma ağacının yaş meyvesini, -miktarını tahmin yoluyla takdir edip- kuru hurma karşılığında satın almasıdır."

Kaynak:  Buhari, Büyû 83, Şürb 17; Müslim, Büyû 64, (1540); Ebu Davud, Büyû 20, (3363); Tirmizi, Büyû 64, (1303); Nesai, Büyû 35, (7, 268).

Konu:  Alım-Satım


232-)  Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) dedi ki: Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam), kuru hurma vererek, tahmin yoluyla ariyyelerin satın alınmasına, beş vask veya beş vasktan az miktar için izin verdi. "Ravilerden biri, "beş vask" mı? dedi, yoksa "beş vasktan az" mı? dedi diye şüphe etmiştir.

Kaynak:  Buhari, Büyû, 83 (Şürb 17); Müslim, Büyû 71, (1541); Ebu Davud, Büyû 21, (3364); Nesai, Büyû 35, (7, 268); Tirmizi, Büyû 63, (1301); Muvatta, Büyû 14, (2, 620).

Konu:  Alım-Satım


234-)  İbnu Ömer (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) müzabene'yi yasakladı. Müzabene, yaş hurmayı, ölçeğe vurarak kuru hurma mukabili satmaktır, keza taze üzümü ölçeğe vurarak kuru üzüm karşılığında satmaktır."

Kaynak:  Buhari, Büyû 75, 82; Müslim, Büyû 74 (1542); Ebu Davud, Büyû 18 (3361); Nesai, Büyû 33, (7, 266); Tirmizi, Büyû 63, (1300); Muvatta, Büyû 23, (2, 624).

Konu:  Alım-Satım


236-)  Sahiheyn'in Hz. Cabir'den kaydettikleri bir rivayet de şöyle: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) Muhabere ve Muhakale'yi yasakladı. Ata der ki: "Cabir bize şu açıklamayı yaptı: Mahabere: Boş araziyi, sahibi bir başkasına verir. Alan adam bütün masrafları karşılayarak tarlayı eker. Tarla sahibi mahsülden hisse alır. Müzabene'ye gelince, bunun "daha ağaçta iken yaş hurmayı, kuru harma ile ölçekle satmak" olduğunu söyledi. Muhakale ise, ekinden cari bir alış-veriş, müzabene'ye benzer, ekinin ölçekle buğday mukabili satılmasıdır.

Kaynak:  Buhari, Şürb 17, Müslim, Büyü 53, (1536); Tirmizi, Büyü' 55, (1290), 72, (1313); Ebu Davud, Büyü 24, (3374-3375); Nesai, Büyü 39, (7, 270).

Konu:  Alım-Satım


241-)  İbnu Ömer (radıyallahu anh) diyor ki: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) vela'nın alım-satımını ve hibe edilmesini yasakladı." Bazı alimler, hadisteki "...hibe edilmesini..." kısmının, Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam)'in sözü olamıyacağını iddia etmiştir.

Kaynak:  Buhari, Itk 10, Feraiz 21; Müslim, Itk 16, (1506); Ebu Davud, Feraiz 14, (2919); Tirmizi, Büyû' 20 (1236); Muvatta, Itk, 10 (2, 782); İbnu Mace, Feraiz 15, (2747); Nesai, Büyû 87, (7, 306).

Konu:  Alım-Satım


242-)  İyas İbnu Abdillah (radıyallahu anh) "Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam)'in suyun satılmasını yasakladığını" rivayet etmiştir.

Kaynak:  Ebu Davud, Büyû 63, (3478); Tirmizi, Büyû 44, (1271); Nesai, Büyû 88, (7, 307); İbnu Mace, Rühûn 18, (2477).

Konu:  Alım-Satım


245-)  Nesai dışındaki beş kitapta geldiğine göre, Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam) şöyle emretmiştir: "Ota mani olmak maksadıyla suyun fazlasına mani olmayın."

Kaynak:  Buhari, Müsakat 2, Hiyel 5; Müslim, Musakat 37, (1566); Muvatta, Akdiye 29, (2, 744); Ebu Davud, Büyû 62, (3473); Tirmizi, Büyû 24 (1272); İbnu Mace, Rühûn, 19, (2478).

Konu:  Alım-Satım


249-)  Ebu Ümame (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Şarkıcı cariyeleri satmayın, satın da almayın. Onlara (musiki) de öğretmeyin. Onları alıp satmak şartıyla yaptığınız ticarette hayır yoktur, onlar için ödenen para haramdır." Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) ilave etti: "Şu ayet bu gibiler hakkında nazil olmuştur: "İnsanlardan bazıları, bir bilgisi olmadığı halde, Allah yolundan saptırmak için boş sözlere müşteri çıkarlar. Allah yolunu alaya alırlar. İşte bunlara alçaltıcı bir azab vardır" (Lokman 6),

Kaynak:  Tirmizi, Büyû 51, (1282), Tefsiru'l-Kur'an, Lokman, (3193); İbnu Mace, Ticarat 11, (2168).

Konu:  Alım-Satım


250-)  Ebu Said (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) taksimden önce ganimetin satılmasını yasakladı."

Kaynak:  Tirmizi, Siyer 14, (1563).

Konu:  Alım-Satım


251-)  İbnu Ömer (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Cahiliye insanları, devenin etini, karnındakinin hamileliği vaktine satarlardı. "Karnındakinin hamileliği" devenin karnındakini doğurması, doğanın da büyüyüp hamile kalmasıdır. Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) bu alış-verişi yasakladı." Buhari'nin bir rivayetinde "...sonra karnındaki de doğar" denir.

Kaynak:  Buhari, Büyû 61, Menakıbu'l-Ensar 26, Selem 8; Müslim, Büyû 5-6, (1514); Tirmizi, Büyû 16, (1229); Ebu Davud, Büyû 24, (3370); Nesai, Büyû' 67, 68 (7, 293-294); İbnu Mace, Ticarat 24, (2197); Muvatta, Büyû 62, (2, 653-654).

Konu:  Alım-Satım


256-)  İbnu Ömer (radıyallahu anh) anlatıyor: "Bir adam, Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'a gelerek alış-verişte aldatıldığını söyledi. Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) kendisine: "Alış-veriş yaptığın kimseye: Aldatmaca yok! de" buyurdu.

Kaynak:  Buhari, Büyû 48, İstikraz 19, Husûmat 3, Hiyel 7; Müslim, Büyû 48, (1533); Ebu Davud, Büyû 68, (3500); Tirmizi, Büyû 28 (1250); Nesai, Büyû 51; Muvatta, Büyû 98.

Konu:  Alım-Satım


257-)  Abdülmecid İBnu Vehb anlatıyor: "Bana, el-Adda' İbnu Halid (radıyallahu anh): "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ın bana yazdığı bir mektubu sana okuyayım mı?" dedi. Ben: "Memnuniyetle!" deyince bir mektup çıkardı. Mektupta şunlar yazılı idi: "Bu, el-Adda İbnu Halid İbni Zehve'nin Muhammed (aleyhissalatu vesselam)'den satın aldığı şeyi tevsik eder. el-Adda ondan bir köle veya cariye satın aldı. Kölede, ne herhangi bir hastalık, ne (zina, hırsızlık, kaçma gibi) bir düşkünlük ne de (satışını gayr-ı meşru kılan hürr asıllı bulunmak, emanet ve rehin olarak verilmiş olmak gibi) haramlık yoktur. Bu Müslümanın Müslümana satışıdır."

Kaynak:  Tirmizi, Büyû 8, (1216); Buhari, senetsiz olarak kaydetmiştir. (Büyû, 19); İbnu Mace, Ticarat 47, (2251).

Konu:  Alım-Satım


260-)  Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) çarşıda bir yiyecek yığınına rastlayınca elini yığına daldırıp çıkardı. Parmaklarına rutubet bulaştı. Adama: "Ey satıcı nedir bu?" diye çıkıştı. Adam: "Ey Allah'ın Resûlü, yağmur ıslattı, deyince: "Bu yaşlığı üste getirip, herkesin görmesini sağlıyamaz mıydın? Kim bizi aldatırsa o bizden değildir" buyurdu.

Kaynak:  Müslim, İman 164, (102); Tirmizi, Büyû 74, (1315); Ebu Davud, Büyû, 52, (3452); İbnu Mace, Ticarat, 36, (2224). Metin, Müslim'inkidir.

Konu:  Alım-Satım


261-)  Ebu Davud ve Tirmizi'nin rivayetlerinde (yukarıdaki hadiste) şu ziyade mevcuttur: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'a "elini yığına daldır" diye vahyedildi, o da elini daldırdı. Yığın ıslaktı. "Aldatan bizden değildir" buyurdu."

Kaynak:  Ebu Davud, Tirmizi

Konu:  Alım-Satım


263-)  Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) şöyle buyurdular: "Deve ve koyunun memelerinde süt bekletmeyin. Kim böyle sütü bekletilmiş bir sağmal hayvan satın almışsa sağdıktan sonra muhayyerdir, dilerse kabul eder, dilerse bir sa' miktarında kuru hurma da vererek iade eder."

Kaynak:  Buhari, Büyû 64; Müslim, Büyû 11, (1524); Ebu Davud, Büyû 48, (3443, 3444, 3446); Nesai, Büyû 14, (7, 253-254); Muvatta, Büyû 96, (2, 683); Tirmizi, 29, (1251-1252).

Konu:  Alım-Satım


268-)  Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) efendimiz buyurdular ki: "(Alıcı olmadığınız halde, fiyatları kızıştırmak için) müşteri ile satıcının aralarına girmeyin."

Kaynak:  Buhari, Büyû 58; Müslim, Büyû 11, (1515), Nikah 52 (1413); Ebu Davud, Büyû 46, (3438); Tirmizi, Büyû 65, (1304); Nesai, Büyû 21 (7, 1259); İbnu Mace, Ticarat 14, (2174).

Konu:  Alım-Satım


275-)  Hz. Cabir (radıyallahu anh) anlatıyor: "Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam)'le birlikte gazveye katıldım. Ben su taşımada kullandığımız devemizin üzerinde giderken Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) bana kavuştu. Devem yorgundu ve bu yüzden gerilerden yürüyordu. Durumu görünce Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam) de geride kalarak deveyi sürdü ve ona dua buyurdu. Bunun üzerine bütün develerin önünden gitmeye başladı. Bana: "Deveni nasıl görüyorsun?" diye sordu. "Çok iyi görüyorum, bereketiniz değdi" dedim. "Onu bana satar mısın?" buyurdu. Ben utandım, bundan başka su taşıyan devemiz yoktu. Yine de "evet" dedim ve Medine'ye varıncaya kadar sırtı benim olmak şartıyla deveyi kendilerine sattım. Ona: "Ey Allah'ın Rasûlü yeni evliyim" diyerek izin istedim. Bana izin verdiler. Bunun üzerine, Medine'ye gelince beni dayım karşıladı. Deveden sordu. Deve ile ilgili yaptıklarımı anlatınca beni ayıpladı. İzin istediğim sırada Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam): "Bakire ile mi, dulla mı evlendin?" diye sormuştu. Ben "dul biriyle" dedim. "Niye bakire ile değil, o seninle sen de onunla şakalaşırdınız" buyurdu. Ben: "Ey Allah'ın Resûlü, babam vefat etti. Bir çok kız kardeşim var, hepsi de küçük. Onlarla aynı yaşta, onların terbiyeleriyle meşgul olamayacak, onlara bakamıyacak çok genç biriyle evlenmeyi uygun bulmadım. Bu sebeple onlara bakıp terbiyelerini yapacak birdulla evlendim" dedim." Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) Medine'ye gelince deveyi vermek üzere yanlarına gittim. Bana parasını verdi ve deveyi de iade etti."

Kaynak:  Buhari, Cihad 49, 113, Mesacid 59, Büyû 34, İstikraz 1, 7, Mezalim 26, Daavat 53; Müslim, Müsakat 109, (710), Rida 54, (710); Tirmizi, Nikah 13, (1100), Büyû 30, (1253); Nesai; Ebu Davud, Ticarat 71, (3505); İbnu Mace, Ticarat 29, (2205).

Konu:  Alım-Satım


276-)  Bir diğer rivayette şöyle gelmiştir: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam): "Deveyi bana bir okiyye'ye sat" dedi. Ben: "Hayır" dedim. Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) ısrar ederek: "Onu bana bir okiyye'ye sat" dedi ben de sattım fakat evime kavuşuncaya kadar binme şartını koştum. Medine'ye gelince, teslim etmek üzere deveyi Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'a getirdim. Bana parasını hemen ödedi. Ben oradan ayrıldım. Arkamdan birini göndererek: "Esasen senin devene müşteri değilim, sen deveni geri al artık, o yine senin olsun" dedi. Bir diğer rivayette: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) hayvanın sırtını Medine'ye kadar bana iade etti" denir. Bir diğer rivayette: "Medine'ye kadar sırtı senin" denir. Bir diğer rivayette: "...Medine'ye kadar sırtını şart kıldı" ifadesi vardır. Buhari der ki: "Şart kılma ifadesi rivayetlerin çoğunda yer alır. Sahih olan da budur." Bir diğer rivayette: "Deveyi, dört dinara (sattım)" denir. Bu, dinarın on dirhem hesabından bir okiyye yapar. Diğer bir rivayette "Bir okiyye altın'a" denir. Diğer bir rivayette "ikiyüz dirheme" denir. Bir diğer rivayette "dört okiyye'ye" denir. Bir diğer rivayette "Yirmi dinara" denir. Bir diğer rivayette: "Medine'ye geldiğim zaman dikkatli ol hanımın hayızlı olabilir" buyurdu. Bu rivayette "Akşam vakti Medine'ye geldim. Mescide uğradım. Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ı orada mescidin kapısında buldum. Bana "Şimdi mi geldin?" diye sordu. "Evet!" dedim. Bana: "Deveni bırak, içeri gir, iki rek'at namaz kıl!" buyurdu. Ben hemen girdim, namaz kıldım ve döndüm. Hz. Bilal'e emrederek bana bir okiyye tartmasını söyledi. Bilal derhal tarttı ve biraz da fazla koydu" denir. Bir diğer rivayette Cabir (radıyallahu anh) der ki: "(Evimize) girmek için gittiğim zaman, Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) şöyle uyardı: "Biraz ağır olun, evlere geceleyin girelim. Böylece, saçı başı dağınık olanlar taranır, gurbette kocası olanlar etek traşı olurlar."

Kaynak:  Buhari, Müslim, Tirmizi

Konu:  Alım-Satım


280-)  Hz. Aişe (radıyallahu anha)'nin anlattığına göre: "Berire, mukatebe borcunu ödeme hususunda yardımcı olması için kendisine (Hz. Aişe'ye) uğramıştı. O ana kadar borcundan herhangi bir şey ödememiş bulunuyordu. Hz. Aişe, Berire'ye "Ailene dön, senin mukatebe borcunu ödememi istiyorlarsa bir şartla yaparım: Senin üzerindeki vela hakkı bana geçmeli" dedi. Berire dönüp, ailesine durumu anlattı. Onlar kabul etmediler ve: "Sana bir iyilik yapmak isterse yapsın, karışmayız, ancak vela'n bize aittir" dediler. Hz. Aişe (radıyallahu anha) bunun üzerine, durumu Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam)'e arzetti. Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) ona: "Sen satın al, sonra da azad et. Vela hakkı, azad edene aittir" buyurdu. Bunu söyledikten sonra Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) ayağa kalkarak şu hitabede bulundu: "İnsanlara ne oluyor ki, alış-verişlerinde Kitabullah'ta bulunmayan şartları koşuyorlar? Kitabullah'ta olmayan bir şart koşana bu helal olmaz. Böyle biri yüz şart da koşacak olsa, Allah'ın şartı daha doğru, daha sağlamdır."

Kaynak:  Buhari, Mesacid 70, Zekat 61, Büyû 67, 73, Itk 10, Hibe 7,Talak 16 ; Müslim, Itk 5, (1504); Muvatta, Itk 17, (2, 780); Ebu Davud, Itk 2, (3929-3930); Nesai, 85, 86 (7, 300); Tirmizi, Büyû 33, (1256), Vevaya 7, (2125); İbnu Mace, Itk 3, (2521).

Konu:  Alım-Satım


284-)  Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam) bey'u'l-garar ve bey'u'l-hasatı yasakladı."

Kaynak:  Müslim, Büyû 4, (513); Ebu Davud, Büyû 25, (3376); Tirmizi, Büyû 17, (1230); Nesai, Büyû 27 (7, 262); İbnu Mace, Ticarat 23, (2194).

Konu:  Alım-Satım

<<İlk <Önceki 2 3 4 5 [6] 7 8 9 10 Sonraki> Son>>

İletişim