İnternetteki
En Kapsamlı
Hadis Arama Motoru
Hadisler Ana Sayfasına Geri Dön

Tirmizi Hadisleri - Sayfa 29


1398-)  Urve İbnu Mudarrıs et-Tai (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'a Müzdelife'de namazı kıldığı zaman geldim. "Ey Allah'ın Resûlü, dedim, ben Tayy dağlarından geliyorum. Hayvanım da kendim de yorgunum ve bitkin düştük. Allah'a kasem olsun, ey Allah'ın Resûlü, gelirken geçtiğim her dağın başında mutlaka durdum. Benim için hacc imkanı var mı?" Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) şu cevabı verdi: "Bizimle birlikte şu namazı burada kılıp, bizimle kalan, bundan önce de Arafat'da geceleyin veya gündüzleyin kalmış olan, artık haccını tamamlamış, haramlardan kurtulmuş olur."

Kaynak:  Tirmizi, Hacc 57, (891); Ebu Davud,Menasik 69, (1950); Nesai, Hacc 211, (5, 263); İbnu Mace, Menasik 57, (3016).

Konu:  Hac


1399-)  Abdurrahman İbnu Ya'mur ed-Dili (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) Arafat'da iken, münadisine (dellalına) şöyle nida edip duyurmasını emretti: "Hacc Arafat'tır, kim Cem (Müzdelife) gecesi fecrin doğmasından önce (vakfeye) yetişirse, haccı idrak etmiş demektir. Eyyam-ı Mina üç gündür. Kim ilk iki günde acele davranırsa, herhangi bir günah terettüp etmediği gibi, te'hir edene de bir günah terettüp etmez."

Kaynak:  Tirmizi, Hacc 57, (889); Ebu Davud, Menasik 69, (1949);Nesai, Hacc 211, (5, 264); İbnu Mace, Menasik 37, (3015).

Konu:  Hac


1406-)  İbnu Abbas (radıyallahu anhüma): "Ben Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ın Müzdelife gecesinde, ailesinden, erkenden taşlamaya gönderdiği zayıflar grubu arasında idim" demiştir.

Kaynak:  Buhari, Hacc 98;Müslim, Hacc 300, (1293); Tirmizi, Hacc 58, (892, 893); Ebu Davud, Menasik 66, (1939,1940); Nesai, Hacc 208, (5, 261, 271, 272); İbnu Mace, Menasik 62, (3025).

Konu:  Hac


1410-)  İbnu Abbas (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Hz. Üsame (radıyallahu anh) Arafat'tan Müzdelife'ye kadar Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ın terkisinde idi. Sonra Müzdelife'den Mina'ya kadar da Fadl İbnu Abbas'ı terkisine aldı. Her ikisi de: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) büyük şeytanı (Cemretu'1-Akabe) taşlayıncaya kadar telbiyeyi bırakmadı" demiştir."

Kaynak:  Buhari, Hacc 86, Cihad 126; Müslim, Hacc 266, (1281); Tirmizi, Hacc 78, (918); Ebu Davud, Menasik 28, (1815); Nesai, Hacc 216, (5, 268), 229, (Buhari'de gösterilen bablarda rivayet mana yönüyle mevcuttur, lafzan değil).

Konu:  Hac


1415-)  Abdurrahman İbnu Zeyd anlatıyor: "İbnu Mes'ud (radıyallahu anh), vadinin dibinden yedi çakıl atarak büyük şeytanı taşladı. Her taşı attıkça tekbir getriyordu. Bu sırada Beytullah sol tarafında, Mina da sağında olacak şekilde durmuştu. Kendisine: "İnsanlar, taşları yukarısından atıyorlar!" denince şu cevabı verdi: "Burası, kendinden başka ilah olmayan Zat'akasem olsun, Bakara süresinin üzerine indiği makamdır.

Kaynak:  Buhari, Hacc 135, 136, 137,138; Müslim, Hacc 305, (1296); Tirmizi, Hacc 64, (901); Ebu Davud, Menasik 78, (1974); Nesai. Hacc 226,(5,273).

Konu:  Hac


1416-)  Tirmizi ve Nesai'de şöyle denmiştir: "(İbnu Mes'ud) Akabe cemresine geldi. Vadinin dibinde durdu, kıbleye karşı yönelip, sağ kaşının üst hizasından yığına (taşları) atmaya başladı..."

Kaynak:  Tirmizi, Hacc 64, (901).

Konu:  Hac


1419-)  Hz. Cabir (radıyallahu anh) anlatıyor: "Ben, Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ı yevm-i nahrde kuşluk vakti taş atarken gördüm. Ama bundan sonraki günlerde, güneşin zevalinden (öğle vaktinden) sonra taş attı."

Kaynak:  Müslim, Hacc 313, (1299); Tirmizi, Hacc 59, (894); Ebu Davud, Menasik 78, (1971j; Nesai, Hacc 221, (5, 270j. Bu hadisi Buhari, muallak olarak zikretmiştir, Hacc 134.)

Konu:  Hac


1422-)  İbnu Ömer (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam) taşları atacağı zaman yaya gider, yaya dönerdi."

Kaynak:  Ebu Davud, Menasik 78, (1969); Tirmizi, Hacc 63, (900).

Konu:  Hac


1427-)  Hz. Enes (radıyallahu anh): "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) cemretu'1-Akabe'ye geldi, taşlarını attı, sonra Mina'daki menziline (konakladığı yere) geldi ve kurbanını kesti. Sonra berbere: "Al!" dedi ve sağ yanını işaret etti. Sonra sol tarafını işaret etti, sonra (kesilen saçları) halka vermeye başladı." Bir rivayette şöyle denir: "Sağ yandan kesileni sağındakilere, sol yandan kesileni de Ümmü Süleym'e verdi."

Kaynak:  Buhari, Vudü 33; Müislim, Hacc 323, (1305); Tirmizi, Hacc 73, (912); Ebu Davud, Menasik 79, (1981).

Konu:  Hac


1429-)  Hz. Ali (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) kadının saçını traş etmesini yasakladı." Rezin'in ilavesinde: "...Haccda da, umrede de" ziyadesi vardır. Bu ziyadeden sonra (Rezin ilaveten şunu) der: "Onlara sadece teksir (kısaltma) gereklidir."

Kaynak:  Tirmizi, Hacc 75,(914).

Konu:  Hac


1430-)  İbnu Ömer (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam): "Ey Allahım, traş olanlara rahmet et" diye dua etmişti. Yanındakiler: "Kısaltanlara da ey Allahın Resûlü!" dediler. Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) efendimiz: "Ey Allahım traş olanlara rahmet et!"diye duasını tekrar etti. Yanındakiler tekrar: "Kısaltanlara da Ey Allah'ın Resûlü!" dediler, bu sefer: "Kısaltanlara dal"buyurdu."

Kaynak:  Buhari, Hacc 127; Müslim, Hacc 316, (1301);Muvatta, Hacc 184, (1, 395); Tirmizi, Hacc 74, (913); Ebu Davud, Menasik 79, (1979).

Konu:  Hac


1433-)  Abdullah İbnu Amr İbni'l-As (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) Veda haccında Mina'da, halkın meselelerini kendisine sorması için durmuştu. Bir adam gelip: "(Ben kurbanın traştan önce olacağını) bilemedim ve kurbandan önce traş oldum?" dedi. Resûlullah (aleyhissalàtu vesselam): "(Şimdi de kurbanını) kes, burada bir beis yok" cevabını verdi. Bir başkası daha gelip: "(Taşı kurbandan önce atmak gerektiğini) bilemedim ve taşlamayı yapmadan kurban kestim" dedi. Buna da: "Şimdi taşını at, bunda bir mahzur yok!" diye cevap verdi. O gün Resûlullah (aleyhissalatu vesselàm)'a "Şunu önce, yaptık"; "Bunu sonra yaptık" şeklinde takdim te'hirle ilgili her ne soruldu ise hepsine: "Yap bunda bir mahzur yoktur!" diye cevap verdi."

Kaynak:  Buhari, Hacc 131, İlm. 23, 46,Eyman 15; Müslim, Hacc 327, (1306); Muvatta, Hacc 242, (1, 421); Tirmizi, Hacc 76,(916); Ebu Davud, Menasik 80, (2014); İbnu Mace, Menasik 74, (3051).

Konu:  Hac


1443-)  Mihnef İbnu Süleym (radıyallahu anh) arlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ı işittim şöyle buyurmuştu: "Ey insanlar, her aile sahibine her sene bir kurbanlık, bir de atire borç olmuştur. Atire'nin ne olduğunu biliyor musunuz ? O, recebiye dediğiniz şeydir. "

Kaynak:  Tirmizi, Edahi 18, (1518); Ebu Davud, Dahaya 1, (2788); Nesai, Akika 6, (7,167-168); İbnu Mace, Menasik 2, (3125).

Konu:  Hac


1447-)  İbnu Abbass (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Biz, Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) ile birlikte bir seferde iken Kurban Bayramı geldi. Kurban için, sığırda yedi kişi, devede on kişi ortak olduk."

Kaynak:  Tirmizi, Hacc 66, (905); Nesai, Dahaya (7, 222).

Konu:  Hac


1448-)  Huceyye İbnu Adiyy anlatıyor: "Hz. Ali (radıyallahu anh): "Sığır yedi kişi adına kesilir" demişti. Kendisine: "Ya doğurmuşsa?" diye soruldu. "Öyleyse yavrusunu da beraber kes!" buyurdu. Kendisine: "Ya topalsa?" diye soruldu. "Kesim yerine ulaşabildiyse tamam" dedi. "Ya boynuzu kırıksa?" dendi. "Zarar etmez. Biz göz ve kulaklarının sağlamlığını kontrol etmekle emrolunduk!" diye cevap verdi."

Kaynak:  Tirmizi, Edahi 9, (1503).

Konu:  Hac


1450-)  Ebu Eyyub (radıyallahu anh) anlatıyor: "Bizden biri, kendisi ve ailesi halkı için tek bir koyun kurban eder, (etinden hem yerler hem de başkalarına yedirirlerdi). Sonra insanlar, övünmeye başladılar ve (kurbanlar) bir övünme vasıtası oldu."

Kaynak:  Muvatta, Dahaya 10, (2, 486); Tirmizi, Dahaya 10, (1505); İbnu Mace, Dahaya 10, (3147).

Konu:  Hac


1453-)  Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam), ayakta olduğu halde yedi deveyi kendi eliyle kesti. Medine'de ise, boynuzlu ve alacalı iki koyun kurban etti. Resûlullah (aleyhissalàtu vesselam) keserken tekbir getiriyor, besmele çekiyor ve ayağını hayvanların boyunlarının üzerine koyuyordu."

Kaynak:  Buhari, Hacc 117, 119, Cihad 104,126; Müslim, Edahi 17, (1966); Tirmizi, Edahi 2, (1494); Ebu Davud, Edahi 4, (2793, 2794); Nesai, Dahaya 28-31, (7, 219-230); İbnu Mace, Edahi 1, (3120).

Konu:  Hac


1454-)  Ebu Said (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) boynuzlu erkek bir koçu kurban etti. Koç siyahın içinde bakar, siyahın içinde yürür, siyahın içinde yerdi."

Kaynak:  Tirmizi, Edahi 4, (1496);Ebu Davud, Dahaya 4, (2796); Nesai,Dahaya 14, (7, 221); Müslim, Edahi 19, (1967).

Konu:  Hac


1455-)  Ebu Ümame (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Kurbanlığın en hayırlısı (boynuzlu) koçtur. Kefenin en hayırlısı da takımdır."

Kaynak:  Tirmizi, Edahi 18, (1517).

Konu:  Hac


1457-)  Haneş (rahimehullah) anlatıyor: "Hz. Ali (radıyallahu anh)'yi gördüm, iki koç kesmişti. Dedi ki: "Biri kendim için, diğeri Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) için" Hz. Ali (radıyallahu anh) ilave etti: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)) böyle emretti -veya şöyle demişti: Böyle vasiyet etti- Ben (hayatta olduğum müddetçe ebediyyen terketmeyeceğim."

Kaynak:  Tirmizi, Edahi 1, (1495); Ebu Davud, Dahaya 2, (2790).

Konu:  Hac

<<İlk <Önceki 25 26 27 28 [29] 30 31 32 33 Sonraki> Son>>

İletişim