İnternetteki
En Kapsamlı
Hadis Arama Motoru
Hadisler Ana Sayfasına Geri Dön

Tefsir Konulu Hadisler - Sayfa 2


428-)  Ebu Musa (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Kur'an okuyan mü'minin misali portakal gibidir. Kokusu güzel tadı hoştur. Kur'an okumayan mü'minin misali hurma gibidir. Tadı hoştur fakat kokusu yoktur. Kur'an-ı okuyan facir misali reyhan otu gibidir. Kokusu güzeldir, tadı acıdır. Kur'an okumayan facirin misali Ebu Cehil karpuzu gibidir, tadı acıdır, kokusu da yoktur."

Kaynak:  Buhari, Et'ime 30, Fedailu'l-Kur'an 17, 36, Tevhid 57; Müslim, Müsafirin 243; Ebu Davud, Edeb 19, 4329; Tirmizi, Edeb 79; Nesai, İman 32; İbnu Mace, Mukaddime 16, 214 H.

Konu:  Tefsir


429-)  Hz. Osman (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Sizin en hayırlınız Kur'an'ı Kerim'i öğrenen ve öğretendir."

Kaynak:  Buhari, Fedailu'l-Kur'an 21; Tirmizi, Fedailu'l-Kur'an 15, 2909; Ebu Davud, Salat 349, 1452 H.; İbnu Mace, Mukaddime 16, 211.H.

Konu:  Tefsir


430-)  İbnu Abbas (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Hafızasında Kur'an'dan hiç bir ezber bulunmayan kişi harab olmuş bir ev gibidir."

Kaynak:  Tirmizi, Sevabu'l-Kur'an 18, 2914. H. Tirmizi bu hadisin sahih olduğunu söylemiştir.

Konu:  Tefsir


431-)  Sa'd İbnu Ubade (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) Buyurdular ki: "Kur'an-ı Kerim'i okuyan bir kimse sonradan (terkeder ve okumayı) unutursa kıyamet günü cüzzamlı olarak Allah'a kavuşur."

Kaynak:  Ebu Davud, Vitr 21, 1474. H.

Konu:  Tefsir


432-)  Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Ümmetime verilen ücretler bana arzedildi. Bunlar arasında bir kimsenin mescidden kaldırıp attığı bir çöp için verilmiş olanı da vardı. Keza ümmetimin işlediği günahlar da bana arzedildi. Bunlar arasında, bir kimsenin lütf-i İlahi olarak öğrenip de sonradan unuttuğu bir sûre veya ayet sebebiyle kazandığından daha büyüğünü görmedim."

Kaynak:  Ebu Davud, Salat 16, 461. H; Tirmizi, Sevabu'l-Kur'an 19, 2917.H.

Konu:  Tefsir


433-)  İmran İbnu Husayn (radıyallahu anhüma)'ın anlattığına göre, İmran, Kur'an okuyan, arkasından da buna mukabil halktan dünyalık taleb eden birisine rastlamıştı. "İnna lillahi ve inna ileyhi raci'un, deyip arkasından şu açıklamayı yaptı: "Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam)'in şöyle söylediğini işittim: "Kim Kur'an okursa (isteyeceğini) Allah'tan istesin. Zira bir takım insanlar zuhur edecek, onlar Kur'an okuyup, okudukları mukabilinde halktan (dünyalık) isteyecekler."

Kaynak:  Tirmizi, Sevabu'l-Kur'an 20, 2918.

Konu:  Tefsir


434-)  Süheyb (radıyallahu anh) anlatıyor: Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Kur'an'ın haram kıldığı şeyleri helal addeden kimse Kur'an'a inanmamıştır."

Kaynak:  Tirmizi, Sevabu'l-Kur'an 20, 2919. H.

Konu:  Tefsir


435-)  İbnu Ömer (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) düşman arazisine Kur'an-ı Kerim'le birlikte askeri seferi yasakladı."

Kaynak:  Buhari, Cihad 129; Müslim, İmamet 92, 93, 94, (1869); Ebu Davud, Cihad 88, (2610); İbnu Mace, Cihad 45, (2879); Muvatta, Cihad 7, (2, 446).

Konu:  Tefsir


436-)  Ebu Said İbnu'l-Mualla (radıyallahu anh) anlatıyor: "Ben Mescid-i Nebevi'de namaz kılıyordum. Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) beni çağırdı. Fakat (namazda olduğum için) icabet edemedim. Sonra yanına gelerek: Ey Allah'ın Resûlü namaz kılıyordum (bu sebeple cevap veremedim diye özür beyan ettim). Bana: "Allahu Teala Kitab'ında "Ey iman edenler, Allah ve Resûlü sizi çağırdıkları zaman hemen icabet edin" buyurmuyor mu?" (Enfal, 24) dedi ve arkasından ilave etti: "Sen mescidden çıkmazdan önce , sana Kur'an-ı Kerim'in (sevapca) en büyük sûresini öğreteyim mi?" dedi ve elimden tuttu. Mescidden çıkacağı sırada ben: "Sana en büyük sureyi öğreteceğim" dememiş miydiniz? dedim. Bana: "O sure Elhamdü lillahi Rabbi'l alemin dir ki(namazlarda tekrar tekrar okunan) yedi ayet (es-Seb'u'l-Mesani) ve bana verilen yüce Kur'an'dır" buyurdu.

Kaynak:  Buhari, Tefsir 1; Nesai, İftitah 26; Ebû Davud, Vitr 15.

Konu:  Tefsir


437-)  Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam), Ubey İbnu Ka'b (radıyallahu anh)'a uğradı. O namaz kılıyordu... devamını yukarıdaki gibi aynen kaydetti. Ancak şu ziyade var: "Nefsimi kudret elinde tutan Zat-ı Zü'l-Celal'e yemin ederim ki, Allah, Fatiha'ının bir mislini ne Tevrat'ta, ne İncil'de ne Zebur'da, ne de Furkan'da indirmemiştir. O (namazlarda) tekrarla okunan yedi ayet ve bana ihsan edilen yüce Kur'an'dır." Nesai'nin yine Ebu Hüreyre'den yaptığı bir rivayette: "O (Fatiha süresi) benimle kulum arasında taksim edilmiştir. Kuluma istediği verilmiştir" ziyadesi vardır.

Kaynak:  Tirmizi, Sevabu'l-Kur'an 1, (2878). Tirmizi hadisin sahih olduğunu söylemiştir.

Konu:  Tefsir


438-)  İbnu Abbas (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Cibril (aleyhisselam), Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam)'in yanında otururken yukarıda kapı sesine benzer bir ses işitti. Başını göğe doğru kaldırdı. Cibril (aleyhisselam) dedi ki: "İşte gökten bir kapı açıldı, bugüne kadar böyle bir kapı asla açılmamıştı." Derken oradan bir melek indi. Cibril (aleyhissalam) tekrar konuştu: "İşte arza bir melek indi, şimdiye kadar bu melek hiç inmemişti." Melek selam verdi ve Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam)'e : "Sana verilen iki nuru müjdeliyorum. Bunlar, senden önce başka hiçbir peygambere verilmemişlerdi: Onların biri Fatiha Sûresi, diğeri de Bakara Sûresi'nin son kısmı. Onlardan okuduğun her harfe mukabil sana mutlaka büyük sevap verilecektir. dedi.

Kaynak:  Müslim, Müsafirin 254; Nesai, İiftihah 25.

Konu:  Tefsir


439-)  Adiyy İbnu Hatim (radıyallahu anh) anlatıyor: "Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "(Fatiha'da geçen) el-mağdûb aleyhim (Allah'ın gazabına uğrayanlar) Yahudilerdir, ed-dallin (sapıtanlar) da Hıristiyanlar'dır".

Kaynak:  Tirmizi, Tefsir 2, (2957).

Konu:  Tefsir


440-)  Ebu Ümame (radıyallahu anh) buyurdu ki: "Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam)'i işittim, diyordu ki: "Kur'an-ı Kerim'i okuyun. Zira Kur'an, kendini okuyanlara kıyamet günü şefaatçi olarak gelecektir. Zehraveyn'i yani Bakara ve Al-i İmran surelerini okuyun! Çünkü onlar kıyamet günü, iki bulut veya iki gölge veya saf tutmuş iki grup kuş gibi gelecek, okuyucularını müdafaa edeceklerdir. Bakara suresini okuyun! Zira onu okumak berekettir. Terki ise pişmanlıktır. Onu tahsil etmeye sihirbazlar muktedir olamazlar." Bir rivayette şu ziyade mevcuttur: Bir rekatta, secdeden önce, bir kul onu okur, sonra da Allah'tan birşey isterse Allah istediğini mutlaka verir."

Kaynak:  Müslim, Müsafirin, 252, (804).

Konu:  Tefsir


441-)  Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) kalabalık bir askerin katıldığı orduyu sefere çıkardı. Askerlere Kur'an okumalarını tenbihledi. Ayrıca teker teker görerek herbirine Kur'an'dan bildikleri yerleri okumalarını tenbihliyordu. Derken sıra yaşça en genç birisine gelmişti. Ona: "Kur'an'dan sen ne biliyorsun ey falanca? diye sordu. Genç: "Ben , dedi, falan falan sureleri ve bir de Bakara suresini biliyorum." Resûlullah(aleyhissalatu vesselam): "Yani sen Bakara'yı biliyor musun?" diye sordu. "Evet!" cevabı üzerine: "Haydi yürü, seni askerlere komutan tayin ettim" dedi. Askerlerin ileri gelenlerinden biri atılıp: "Yemin olsun, Bakara'yı ezberlememe mani olan şey, hükümleriyle amel edememek korkusundan başka birşey değildir? dedi. Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) şu tenbihte bulundu: "Kur'an'ı öğrenin ve onu okuyun. Kur'an-ı Kerim'in onu öğrenip okuyan ve onunla amel eden kimse için durumunu, içi ağzına kadar misk dolu bir kutuya benzetebiliriz. Bu her tarafa koku neşreder. Kur'an'ı öğrendiği halde, ezberinde olmasına rağmen okumayıp yatan kimse de ağzı sıkıca bağlanmış, hiç koku neşretmeyen misk kabı gibidir."

Kaynak:  Tirmizi, Sevabu'l-Kur'an 2, 2879.H.

Konu:  Tefsir


442-)  Nevvas İbnu Sem'an anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ın şöyle söylediğini işittim: "Kıyamet günü Kur'an-ı Kerim ve ona dünyada iken sahip çıkıp onunla amel edenler getirilirler. Bu gelişte, Bakara ve Al-i İmran sureleri Kur'an-ı Kerim'in önünde yer alırlar." Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) bu iki sure için üç teşbihte bulundu ki, bir daha onları unutmadım. Şöyle demişti: "Onlar sanki iki bulut veya aralarında nur ve aydınlık olan iki siyah gölgelik veya sahiplerini müdafaa vaziyeti almış saflar halinde iki kuş sürüsü gibidirler."

Kaynak:  Müslim, Müsafirin 253, (305); Tirmizi, Sevabu'l-Kur'an 5, (2886).

Konu:  Tefsir


443-)  Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdu ki: "Evlerinizi kabirlere çevirmeyin, içerisinde Bakara suresi okunan evden şeytan kaçar."

Kaynak:  Müslim, Müsafirin, 212, (780); Tirmizi, Sevabu'l-Kur'an 2, (2780).

Konu:  Tefsir


444-)  Müslim'in bir rivayetinde yukarıdaki hadise şu ziyade yapılmıştır: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdu ki: "Sizden biri mescidde namazı bitirdi mi, namazından evine de bir pay ayırsın. Zira Cenab-ı Hakk, namazlarından evine de hayır yaratacaktır"

Kaynak:  Müslim, Misafirin 210, (778).

Konu:  Tefsir


445-)  İbnu Mes'ud (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) şöyle buyurdular: "Bakara Suresi'nin sonundaki iki ayeti geceleyin kim okursa o iki ayet ona kafi gelir."

Kaynak:  Buhari, Megazi 12, Fedailu'l-Kur'an 10, 17, 37; Müslim, Müsafirin 255, 256, (807-808); Ebu Davud, Salat 326, (1397); İbnu Mace 183, (1369); Tirmizi, Sevabu'l-Kur'an 4, (2884).

Konu:  Tefsir


446-)  Nu'man İbnu Beşir (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Allah, arz ve semavatı yaratmazdan iki bin yıl önce bir kitap yazdı. O kitaptan iki ayet indirip onlarla Bakara suresini sona erdirdi. Bu iki ayet bir evde üç gece okundu mu artık şeytan ona yaklaşamaz."

Kaynak:  Tirmizi, Sevabu'l-Kur'an 4, 2885.

Konu:  Tefsir


447-)  Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Beni İsrail'e: "Kapıdan secde ederek girin ve (dileğimiz günahlarımızın) dökülmesidir deyin, ta ki hatalarınız bağışlansın" (Bakara 58) denildi. Ama onlar (emri değiştirdiler de kapıdan kıçları üzerine sürünerek girdiler ve "kılın içinde bir tane" dediler."

Kaynak:  Müslim, Tefsir 1, (3015); Buhari, Enbiya 28, Tefsir, Sure 2, 5, 4, 7; Tirmizi, Tefsir Bakara (2959).

Konu:  Tefsir

<<İlk <Önceki 1 [2] 3 4 5 6 7 8 9 Sonraki> Son>>

İletişim