İnternetteki
En Kapsamlı
Hadis Arama Motoru
Hadisler Ana Sayfasına Geri Dön

Nesai Hadisleri - Sayfa 19


1469-)  Bera (radıyallahu anh) anlatıyor: "Ebu Bürde İbnu Niyar (radıyallahu anh) namazdan önce kurbanını kesmişti. Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) ona: "Kurbanını yenile!" dedi. Ebu Bürde: "Ey Allah'ın Resûlü, benim sadece bir oğlağım var. Ancak nazarımda yıllanmış olandan daha kıymetlidir!" deyince: "Öbürünün yerine bunu kurban et. Ancak oğlak senden sonra, kimseye kurban için yeterli olmayacak!" dedi."

Kaynak:  Buhari, Edahi 1, 8,11,12, Iydeyn 3, 5, 8,10,17, 23; Müslim, Edahi 4, (1961); Tirmizi, Edahi 12, (1508); Ebû Davud, Dahaya 5, (2800); Nesai, Dahaya 17, (7, 222, 223).

Konu:  Hac


1479-)  Hz. Cabir (radıyallahu anh) anlatıyor: "Biz kurbanlarımızın etinden üç günden fazla yemezdik. Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) bize ruhsat tanıdı ve: "Yiyin ve azıklanın da!" buyurdu."

Kaynak:  Buhari, Hacc 124, Cihad 123, Et'ime 27 Edahi 16; Müslim, Edahi 29, (1972); Nesai, Edahi 36, (7, 233).

Konu:  Hac


1480-)  Abis İbnu Rebia anlatıyor: "Hz.Aişe'ye: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) kurbanların etlerinden üç günden fazla yenilmesini yasakladı mı?" diye sordum. "Evet, fakat bunu insanların (kıtlık çekip) acıktığı yılda yaptı. Böylece zenginlerin fakirleri doyurmasını arzu etmişti. Biz koyunun paçasını kaldırıp, on beş gece sonra yiyorduk" dedi. Ben: "Sizi buna mecbur eden şey ne idi!" deyince güldü ve: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) Allah'a kavuşuncaya kadar, Muhammed ailesi üç gün üst üste doyuncaya kadar katıkla ekmek yememiştir" dedi."

Kaynak:  Buhari, Et'ime 27, Edahi 16; Müslim,Edahi 28, (1971); Muvatta, Edahi 5; Tirmizi, Edahi 14, (1511); Ebu Davud, Edahi 10, (2812); Nesai, Edahi 37, (7, 235, 236).

Konu:  Hac


1485-)  Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) bir deve sevkeden birisini görmüştü ki: "Binsene ona!" dedi. Adam: "O kurbanlıktır!" dediyse de Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) emrini tekrarladı: "Bin ona!" Adam tekrar: "O kurbanlıktır" diye haykırdı. Resûlullah (aleyhissalatu vesselam): "Bin ona" diye tekrarladı ve ikinci veya üçüncü seferde: "Yazıklar olsun sana!" diye ilavede bulundu. Buhari'nin bir rivayetinde, Ebu Hüreyre'den naklen şu ziyade vardı: "(Ravi) der ki: "Ben o adamı, deveye binmiş Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'la beraber yürürken gördüm, devenin boynunda nalın takılı idi."

Kaynak:  Buhari, Hacc 103, 112, Vesaya 12, Edeb 95, Müslim, Hacc 371, (1322); Muvatta, Hacc 139, (1, 337); Ebu Davud, Menasik 18, (1760); Nesai, Hacc 74, (5,176); İbnu Mace, Menasik 100, (3103).

Konu:  Hac


1486-)  Hz. Cabir (radıyallahu anh)'e; kurbanlığa binme hususunda sorulmuştu, şu cevabı verdi: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ı işittim şöyle demişti: "Kurbanlığa, mecbur kaldıysan ma'ruf üzere bin. Bir başka sırt (binek) bulunca da in."

Kaynak:  Müslim, Hacc 375, (1324); Ebu Davud, Menasik 18, (1761); Nesai, Hacc 76, (5,177).

Konu:  Hac


1487-)  Hz. Aiş (radıyallahu anha) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) Medine'de iken Kabe'ye kurban sunar, ben de kurbanının boynuna takılacak nişanlarını hazırlardım. Bu sırada Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) ihramlıların sakındığı yasaklardan sakınmazdı."

Kaynak:  Buhari, Hacc 110, Edahi 15; Müslim 359, (1321); Muvatta, Hacc 51, (1, 340); Tirmizi, Hacc 69 (908); Ebu Davud, Menasik 17, (1757, 1758, 1759); Nesai, Hacc 65, 66, 67, 68, 69, 72, (5,171,178); İbnu Mace, Menasik 94, (3094).

Konu:  Hac


1488-)  Hz. Cabir (radıyallahu anh)'in anlattığına göre: "Ashab'tan Medine'de Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam) ile kalanlardan bir kısmı Kabe'ye kurbanlıklar göndermiş, bunlardan dileyen ihrama girmiş, dileyen de girmemiştir."

Kaynak:  Nesai, Hacc 71, (5,174).

Konu:  Hac


1496-)  Ka'b İbnu Ucre (radıyallahu anh) anlatıyor: "(Biz Hudeybiye'de iken), Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) yanıma geldi. O sırada ben tenceremin altını yakıyordum. Yüzümde de bitler kaynaşıyordu. Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) bana: "Başındaki şu böcekler seni rahàtsız etmiyor mu ?" diye sordu. Ben: "Evet! ediyor!" dedim.. Bana: "Öyleyse traş o1 ve üç gün oruç tut veya altı fakiri, her birine yarım sa' vermek suretiyle doyur veya bir kurban kes. (Bunlardan hangisini yaparsan olur)" dedi. Ancak bu saydıklarının önce hangisini zikretmişti bilmiyorum" diye cevap verdi. Tam o sırada şu ayet nazil oldu: "Artık içinizden kim hasta olur, yahud başından bir eziyeti bulunursa ona oruçtan, ya sadakadan, yahud da kurbandan biriyle fidye vacib olur..." (Bakara 196).

Kaynak:  Buhari, Muhsar 5, 6, 7, 8, Me-gazi 35, Tefsir, Bakara 32, Merda 16, Tıbb 16; Müslim, Hac 80, (1201); Muvatta, Hacc 337,. (1,417); Ebu Davud, Menasik 43, (1856-1861); Tirmizi, Hacc 107 (953); Nesai, Hacc 96, (5, 194,195); İbnu Mace, Menasik 91, (3079).

Konu:  Hac


1497-)  el-Haccac İbrıu Amr el-Ensari (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ın şöyle söylediğini işittim: "Kimin (bir bacağı) kırılır veya sakatlanırsa ihramdan çıkar (ve memleketine döner ve müteakip sene yeniden hacc yapar. "

Kaynak:  Tirmizi, Hacc 96, (940); Ebu Davud, Menasik 44 (1862); Nesai, Hacc 102, (5,198,199).

Konu:  Hac


1501-)  Naciye İbnu Cündüb (radıyallahu anh) anlatıyor: "(Hudeybiye'de) kurbanlıkların önü kesildiği zaman Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam,)'e gelerek: "Ey Allah'ın Resûlü! Kurbanlığı benimle gönder, onu Harem'de keseyim!" dedim. Bana: "Bunu nasıl yapacaksın ?" dedi. Ben: "Onların göremeyecekleri yerlerden ve vadilerden götürürüm" dedim. Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) müsaade etti. Ben de onu götürüp Harem'de kestim. Resûlullah (aleyhissalatu vesselam), Harem'de kesilmesi için benimle göndermişti. Çünkü (Mekkeli müşrikler) kendisine mani olmuşlardı."

Kaynak:  Rezin'in ilavesidir (İbnu Hacer, bu rivayeti Nesai'den naklen Fethu'l-Bari'de kaydeder (4, 382).

Konu:  Hac


1509-)  İbnu Ömer (radıyallahu anhüma)'den anlatıldığına göre: "O, iki dağ yolu arasındaki Zu-Tuv nam mevkide geceyi geçirir, sonra Mekke'nin yukarı yolundan şehre girerdi. Hacc veya umre yapmak niyetiyle Mekke'ye geldiği vakit, devesini doğruca Beytullah'ın kapısının yanında ıhdırırdı. Sonra (hayvandan iner) Mescid-i Haram'a girer, Haceru'1-Esved rüknüne gelir, oradan başlayarak yedi kere Beyt'i tavaf eder ilk üçünde koşar, dördünde de yürürdü. Sonra tavaftan çıkar, evine dönmezden önce iki rek'at namaz kılar, Safa ile Merve arasında da tavaf ta (sa'y) bulunurdu. Hacc ve umreden çıktığı zaman, Zülhuleyfe'deki Batha'da devesini ıhtırırdı. Orada Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) da devesini ıhtırırdı"

Kaynak:  Buhari, Hacc 38, 29,148,149; Müslim, Hacc 226 (1259); Muvatta, Hacc 6, (1, 324); Ebu Davud, Menasik 45, (1865); Nesai, Hacc 103, (5,199).

Konu:  Hac


1520-)  Ala İbnu'l-Hadrami (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Muhacir olanlar, menasiklerini tamamladıktan sonra Mekke'de üç gün kalırlar."

Kaynak:  Buhari, Menakıbu'1-Ensar 47; Müslim, Hacc 441,(1352); Tirmizi, Hacc 103, (949); Ebu Davd, Menasik 96, (2022); Nesai, Taksiru's-Salat 4, (3,122).

Konu:  Hac


1521-)  Hz. Cabir (radıyallahu anh)'den anlatıldığına göre, kendisine: "Kişi Beytullah'ı görünce ellerini kaldırır mı." diye sorulunca şu cevabı vermiştir: "Resûlullah (aleyhissa1atu vesselam)'la haccettik. O zaman biz bunu yapardık."

Kaynak:  Tirmizi, Hacc 32, (955). Bu metin Tirmizi'ye aittir. Mevzu üzerine, Ebu Davud ve Nesai'den gelen metin müteakip rivayettedir.

Konu:  Hac


1522-)  Ebu Davud ve Nesai'de bu rivayet şu şekildedir: "Bu hususta soruldu, şu cevabı verdi: "Yahudilerden başka birisinin yaptığını görmedim. "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'la birlikte haccettik, bunu yapmadık."

Kaynak:  Ebu Davud, Menasik 46, (1870); Nesai, Hacc 122 (5, 212).

Konu:  Hac


1525-)  İbnu Abbas (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Fadl İbnu Abbas (radıyallahu anhüma), Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ın terkisinde idi. Has'ame'den bir kadın birşeyler sormak istiyordu. Fadl, kadına, kadın da Fadl'a bakmaya başladı. Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) eliyle Fadl'ın başını öbür istikamete çevirdi. Kadın: "Ey Allah'ın Resûlü, Allah'ın kullarına yazdığı hacc farizası yaşlı ve ihtiyar babama ulaştı. Ancak o, bineğin üzerinde durabilecek halde bile değil. Ben ona bedel hacc yapabilir miyim?" dedi. Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) : "Evet!" dedi. Bu hadise, Veda haccında cereyan etti."

Kaynak:  Buhari, Hacc ı, Cezau's-Sayd 23, 24, isti'zazı 2; Müslim, Hacc, 407, 408, (1334,1335); Muvatta, Hacc 97, (1, 359); Tirmizi, Hacc 85, (928); Ebu Davud, Menasik 26, (1809); Nesai, Hacc 9,11,12, (5,117,118).

Konu:  Hac


1526-)  İbnu Abbas (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Bir adam Resûlullah (aleyhissalatu. vesselam)'a gelerek: "Kızkardeşim haccetmeye nezretti. Ancak bunu ifa etmeden öldü, (ne yapmak gerekmektedir?)" diye sordu. Resûlullah (aleyhissalatu vesselam): "Üzerinde başka borcu var mıydı, sen bunu ödeyiverdin mi?" buyurdu. Adam: "Evet!" deyince: "Öyleyse Allah'a olan borcunu da ödeyiver. O, (celle şanuhu) borç ödenmeye daha layıktır" dedi."

Kaynak:  Buhari, Eyman 30, Cezau's-Sayd 22, İtisam 12; Nesai, Hacc 7, 8, (5,116); Müslim, Nezr 1, (1638).

Konu:  Hac


1531-)  Abdurrahman İbnu Muaz (radıyallahu anh) anlatıyor: "Biz Mina'da iken Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) bize hitab etti. Kulaklarımız öylesine açıldı ki, sanki her ne söylese bulunduğumuz yerden (rahat) işitiyorduk. Bir ara, halka menasikini öğretmeye başladı. Böylece taşlama yerine kadar geldi. (Konuşurken) şehadet ve orta parmağını (kulaklarına) koymuştu. (Atılacak taşların nohut büyüklüğündeki) fırlatma taşı olduğunu söyledi. Muhacirler'e emrederek Mescid'in ön kısmında konaklamalarını, Ensar'a da Mescid'in arka kısmında konaklamalarını söyledi.", Ravi der ki: "İşte bundan sonradır ki herkes (bineklerinden inip) yerleşti."

Kaynak:  Ebu Davud, Menasik 70, (1951); Nesai, Hacc 189, (5, 249).

Konu:  Hac


1536-)  Hz.Aişe (radıyallahu anha) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) Subaa Binti'z-Zübeyr (radıyallahu anha)'in yanına girdi: "Herhalde sen hacc yapmak istiyorsun ?" dedi. Subaa: "Vallahi kendimi hasta buluyorum" diye cevap verince: "Hacca çık, fakat şart koş ve de ki: "Ya Rabbi, beni nerede hapsedersen orası (ihramdan çıkıp haccı bırakma) yerimdir."

Kaynak:  Buhari, Nikah 15; Müslim, Hacc 104, (1207); Nesai, Hacc 60, (5,168).

Konu:  Hac


1558-)  İbnu Abbas (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Abdullah İbnu Sa'd İbni Ebi s-Sarh Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam)'e katiplik yapıyordu. Şeytan ayağını kaydırdı; adam irtidad ederek kafırlere sığındı. Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) Fetih günü, onun öldürülmesini emretti. Ancak, Hz. Osman (radıyallahu anh) onu himayesi altına aldı. Resûlullah da bu himayeyi tanıdı." Bu hadis Tefsir bölümünde, Nahl süresinin tefsiri sırasında Nesai rivayeti olarak daha uzun bir hadiste geçmiştir.

Kaynak:  Ebu Davud, Hudud 1, (4358); Nesai, Tahrimu'd-Dem 15, (7,107).

Konu:  Hudud


1559-)  Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: "Ukl ve Ureyne kabilelerinden bir grup insan Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ın yanına gelip: Ey Allah'ın Resûlü! Biz hayvancılıkla uğraşıp sütle beslenen (çöl) insanlarıyız, (çift-çubukla uğraşan) köylüler değiliz" dediler. Bu sözleriyle, Medine'nin havasının kendilerine iyi gelmediğini ifàde ettiler. Resûlullah, onlara (hazineye ait) develerin ve çobanın (bulunduğu yeri) tavsiye etti. Kendilerine oraya gitmelerini, develerin sütlerinden ve bevillerinden içmelerini söyledi. Gittiler, Harra bölgesine varınca, İslam'dan irtidad ettiler. Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam)'ın çobanını da öldürüp develeri sürdüler. Haber, Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam)'e ulaştı. Resûlullah, derhal arkadaşlarından takipçi çıkardı (yakalanıp getirildiler). Gözlerinin oyulmasını, ellerinin kesilmesini ve Harra'nın bir kenarına atılmalarını ve o şekilde ölüme terkedilmelerini emretti. "

Kaynak:  Buhari, Muharibin 16,17,18, Megazi 36, Tefsir, Maide 5; Müslim, Kasame 9, (1671); Tirmizi, Taharet 55, (72), Et'ime 38, (1846); Ebu Davud, Hudud 3, (4364-4371); Nesai, Tahrimu'd-Dem 7, (7, 93-98); İbnu Mace, Hudud 20, (2578).

Konu:  Hudud

<<İlk <Önceki 15 16 17 18 [19] 20 21 22 23 Sonraki> Son>>

İletişim