İnternetteki
En Kapsamlı
Hadis Arama Motoru
Hadisler Ana Sayfasına Geri Dön

Müslim Hadisleri - Sayfa 23


1313-)  Bir rivayette, İbnu Ömer (radıyallahu anhüma)'in şöyle dediği belirtilmiştir: "Ben, şu iki Yemani rükne ve Haceru'l-Esved'e Resûlullah'ın istilam ettiğini göreliden beri rahat halde de olsam, sıkışık halde de olsam istilamda bulunmayı hiç terketmedim."

Kaynak:  Buhari, Hacc 60;Müslim, Hacc 245, (1268)(54).

Konu:  Hac


1314-)  Şeyheynin (Buhari ve Müslimüma) bir diğer rivayetinde Nafi der ki: "Ben İbnu Ömer (radıyallahu anh)'i (tavaf yaparken gördüm. Haceu'l-Esved'i) eliyle istilam ediyor, sonra da elini öpüyürdu."

Kaynak:  Buhari, Hacc 60; Müslim, Hacc 246, (1268).

Konu:  Hac


1318-)  Ebü't-Tufeyl anlatıyor: "Ben Hz. İbnu Abbas ve Hz. Muaviye (radıyallahu anhüma) ile birlikte idim. Muaviye (radıyallahu anh) hazretleri her rükne uğradıkça istilamda bulunuyordu. İbnu Abbas (radıyallahu anhüma) kendisine: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) sadece Haceru'l-Esved ve rüknü'l-Yemani'den başka yeri istilam etmezdi" dedi. Hz. Muaviye şu cevabı verdi: "Beytullah'tan hiçbir şey ihmal edilmez." İbnu z-Zübeyr bütün rükünlere (köşelere) istilamda bulunurdu."

Kaynak:  Buhari, Hacc 59; Müslim, Hacc 247, (1269); Tirmizi, Hacc 35, (858).

Konu:  Hac


1334-)  Yine Hz. Cabir (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ı Mescid-i Haram'dan çıkıp Safa'ya yönelirken: "Allah'ın başladığı ile başlayalım" deyip (sa'ye) Safa' dan başladığnı gördüm." Rezin, Ebu Hüreyre (radıyallahu anh)'den naklen şu ilavede bulundu: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam), Safa'ya çıkınca oradan Beytullah'a baktı, ellerini kaldırıp dilediği şekilde Allah'ı zikretmeye koyuldu."

Kaynak:  Muvatta, Hacc 42, (5, 374); Tirmizi, Hacc 38, (862); Nesai, Hacc, 163 (5l235), 168 (5l237). Bu manada Müslim'de de gelmiştir: Hacc 147, (1218). Keza Ebu Davud'da Menasik 57, (1905); ibnu Mace, Menasik 84, (3074).

Konu:  Hac


1340-)  İbnu Abbas (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam), Veda haccında bir deve üzerinde tavaf yaptı. Rükn'e bir bastonla istilam buyurdu." Bir rivayette: "Rükn'e her gelişinde, ona elindeki bir şeyle isaret buyurdu" denmiştir.

Kaynak:  Buhari, Hacc 58, 61, 62, 74, Salat 24, Müslim, Hacc 253, (1272);Ebu Davud, Menasik 49, (1877); Nesai, Hacc 15, (5, 233); Tirnıizi, Hacc 40, (865); İbnu Mace, Menasik 28, (2948).

Konu:  Hac


1342-)  Hz. Aişe (radıyallahu anha) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) halk kendinden uzaklaştırılır endişesiyle deve üzerinde tavaf etti ve Rükn'ü istilam buyurdu."

Kaynak:  Müslim, Hacc 256, (1274); Nesai, Hacc 140, (5, 224).

Konu:  Hac


1343-)  Müslim ve Ebu Davud'un İbnu Abbas (radıyallahu anhüma)'tan kaydettikleri bir diğer rivayette şöyle denir: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam).Rükn'e beraberinde bulunan bir bastonla istilamda bulunuyor ve bastonu öpüyordu."

Kaynak:  Müslim, Ebu Davud

Konu:  Hac


1344-)  Ümmü Seleme (radıyallahu anha) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'a hasta olduğumu söyledim. Bana: " Öyleyse, insanların gerisinden, bir hayvan üzerinde tavaf et" dedi. Ben, Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) Beytullah'ın yan tarafında namaz kılarken tavaf ettim. O namazda "Ve't-Tür ve Kitabi'n-Mestur" süresini okuyordu."

Kaynak:  Buhari, Hacc 74, 64, 71, Salat 78; Müslim, Hacc 258, (1276); Muvatta, Hacc 40, (1, 371); Ebu Davud, Menasik 49, (1882); Nesai, Hac 138, (5, 223); İbnu Mace, Menasik 34, (2961).

Konu:  Hac


1345-)  Vebre İbnu Abdirrahman anlatıyor: "Bir adam, İbnu Ömer (radıyallahu anhüma)'e: "Vakfe yerine gelmezden önce Beytullah'ı tavaf etmem uygun olur mu?" diye sordu. İbnu Ömer (radıyallahu anhüma) cevaben: "Evet!" deyince, adam: "Ama İbnu Abbas (radıyallahu anhüma): "Vakfe yapmadan Beytulah'ı tavaf etme" dedi!" der. İbnu Ömer (radıyallahu anhüma) de: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) hacc yaptı. O zaman, vakfe yapmadan Beytullah'ı tavaf etti. Ve dahi, şayet sözünde sadık isen, Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ın sözüyle amel mi daha doğrudur, İbnu Abbas'ın kavliyle amel mi?" der."

Kaynak:  Müslim, Hacc,187, (1233); Nesaz, Hacc 141, (5,224).

Konu:  Hac


1350-)  Nafi, İbnu Ömer (radıyallahu anhüma)'den naklen diyor ki: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) yevm-i nahirde ifaza (ziyaret) tavafını yaptı, sonra dönüp öğleyi Mina'da kıldı."

Kaynak:  Buhari, Hacc 129, Müslim,Hacc 335, (1308); Ebu Davud, Menasik 83, (1998.

Konu:  Hac


1351-)  İbnu Abbas (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Halk (haccın bitmesiyle) her tarafa dağılıyordu. Resûlullah (aleyhissalatu vesselam): "Sakın kimse, son vardığı yer Beytullah olmadıkça bir yere gitmesin" buyurdu."

Kaynak:  Müslim, Hacc 379, (1327); Ebu Davud, Menasik 84, (2002); İbnu Mace, Menasik 82, (3070).

Konu:  Hac


1353-)  İbnu Abbas (radıyallahu anhüma): "Kadın hayızlı olduğu takdirde (veda tavafı yapmadan) yola çıkmasına ruhsat verildi" demiştir.

Kaynak:  Buhari, Hayz 27, Hacc 144; Müslim, Hacc 380, (1328).

Konu:  Hac


1355-)  Hz. Aişe (radıyallahu anha) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ın zevcelerinden Safiyye Bintu Huyey (radıyallahu anha) hayız oldu. Durum Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'a haber verilmişti. "O bizi burada hapis mi edecek!" dedi. Kendisine, Safıyye'nin tavaf-ı ifazayı yapmış olduğu söylenince: "Öyleyse hayır, (beklemenize gerek yok, yola çıkınız)" açıklamsında bulundu."

Kaynak:  Buhari, Hacc 129,145, Hayz 27; Müslim, Hacc, 382, (1211); Muvatta, Hacc 225-228, (1, 412-413); Nesai; Tirmizi, Hacc 99, (943); Ebu Davud, Menasik 85, (2003); Nesai, Hayz 23 (1,194); İbnu Mace, Menasik 83, (3072).

Konu:  Hac


1359-)  Hz. Cabir (radıyallahu anh) anlatıyor: "Ne Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) ne de Ashab-ı Kiram (radıyallahu anhüm)'ı Safa ile Merve arasında birden fazla tavafda bulunmadı, bu da ilk defa yaptıkları tavaf idi."

Kaynak:  Ebu Davud, Menasik 54, (1895); Nesai, Hacc 182, (5, 244); Müslim, Hacc 140, (1215) İbnu Mace, Menasik (2972).

Konu:  Hac


1368-)  Hz.Cabir (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) Safa tepesinde durduğu zaman üç kere tekbir getirip sonra: Allah'tan başka ilah yoktur. O tekdir, O'nun ortağı yoktur, mülk O'nundur, hamd O'na aittir, O herşeye kadirdir" derdi. Ve bunu üç sefer tekrar eder, dua okurdu. Aynı şeyi Merve tepesinde de yapardı."

Kaynak:  Muvatta, Hacc 127, (1, 372); Müslim, Hacc 147, (1218); Ebu Davud, Menasik 57, (1908); İbnu Mace, Menasik 84, (3074).

Konu:  Hac


1375-)  Müslim'in bir diğer rivayetinde şöyle gelmiştir: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) Fetih senesi, devesi Kasva'nın üzerinde olduğıı halde ilerledi, terkisinde de Üsame (radıyallahu anh) vardı."

Kaynak:  Müslim

Konu:  Hac


1377-)  Yine Müslim'de kaydedilen bir rivayette, İbnu Abbas (radıyallahu anhüma) şunu söyler: "Sizler Kabe'yi tavafla emrolundunuz, içine girmekle değil." Ve der ki: "Üsame (radıyallahu anh) bana, Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ın, Beytullah'a girdiği zaman her tarafında dua ettiğini, dışarı çıkıncaya kadar namaz kılmadığını, çıkınca Beytullah'ın önünde (kapısına yakın yerde) iki rek'at kılıp: "Bu (Beyt), kıbledir" dediğnni haber verdi."

Kaynak:  Müslim

Konu:  Hac


1380-)  Nesai'nin bir diğer rivayeti şöyle: "Resûlullah (aleyhissalàtu vesselam)) Kabe'ye girdi, ilerledi. Kapıya yakın bulunan iki sütunun arasına gelince oturdu. Allah'a hamd ve senada bulundu. Sonra kalkıp Kabe'nin arka cihetinden karşısına gelen kısma kadar yürüdü. Alnını ve yanağını sürdü. Allah'a hamd'u senada bulundu, dua ve istiğfar etti. Sonra Kabe'nin her bir köşesine gitti ve her birini tekbir, tehlil, tesbih ve Allah Teala'ya sena, dua ve istiğfarla karşıladı.Sonra çıkıp, Beytullah'ın ön yüzünde iki rek'at namaz kıldı. Namazdan çıkınca: "Bu (Beyt), kıbledir" dedi."

Kaynak:  Buhari, Hacc 51, 52, 54, Salat 30,81, 96, Teheccüt 25; Müslim, Hacc 388-397 (1329-1332); Muvatta, Hacc 193, (1, 398);Ebu Davud, Menasik 93, (2023); Nesai, Mesacid 5, (2, 33-34), Hacc 126,127,131,139 (5,216-221), Kıble 6, (5, 217).

Konu:  Hac


1386-)  Hz. Aişe (radıyallahu anha) anlatıyor: "Kureyş ve onun dinine mensub olanlar, (cahiliye devrinde) Müzdelife'de vakfe yapıyorlardı ve kendilerine hums denilirdi. Diğer Araplar ise Arafat'da vakfe yapıyorlardı. İslam dini gelince, Cenab-ı Hakk, Peygamberine (aleyhissalatu vesselam), Arafat'a gidip orada vakfe yapmalarını, sonra da oradan topluca ayrılmalarını emretti. Şu ayet bu hususu beyan eder: "Sonra, insanların toplu olarak akın ettiği yerden siz de akın edin..."(Bakara 199).

Kaynak:  Buhari, Tefsir, Bakara 35, Hacc 91; Müslim, Hacc 152, (1219); Tirmizi, Hacc 53,(884); Ebu Davud, Menasik 58, (1910); Nesai, Hacc 202 (5, 255).

Konu:  Hac


1389-)  Cübeyr İbnu Mut'im (radıyallahu anh) anlatıyor: "Bir devemi kaybetmiştim. Arefe günü aramaya çıktım. Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ı Arafat'da herkesle vakfe yaparken gördüm. (Hayretimden): "-Vallahi bu hums'tan biri, burda ne işi var?" dedim. Kureyşliler, hums'tan addedilirdi."

Kaynak:  Buhari, Hacc 91; Müslim, Hacc 153, (1220); Nesai, Hacc 202,(5, 255).

Konu:  Hac

<<İlk <Önceki 19 20 21 22 [23] 24 25 26 27 Sonraki> Son>>

İletişim