İnternetteki
En Kapsamlı
Hadis Arama Motoru
Hadisler Ana Sayfasına Geri Dön

İmam Malik Muvatta Hadisleri - Sayfa 3


274-)  İmam Malik (radıyallahu anh)'e ulaştığına göre, Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam) satışı ve selefi yasaklamıştır. İmam Malik bunu şöyle açıklar: "Bu, bir kimsenin diğerine şöyle demesidir: "Senin malını şu şu fiyata alıyorum ancak bir şartla sen de benden şunu ve şunu selef sûretiyle satın alacaksın". Bu çeşit bir muamele caiz değildir."

Kaynak:  Muvatta, Büyû 69, (2, 657).

Konu:  Alım-Satım


280-)  Hz. Aişe (radıyallahu anha)'nin anlattığına göre: "Berire, mukatebe borcunu ödeme hususunda yardımcı olması için kendisine (Hz. Aişe'ye) uğramıştı. O ana kadar borcundan herhangi bir şey ödememiş bulunuyordu. Hz. Aişe, Berire'ye "Ailene dön, senin mukatebe borcunu ödememi istiyorlarsa bir şartla yaparım: Senin üzerindeki vela hakkı bana geçmeli" dedi. Berire dönüp, ailesine durumu anlattı. Onlar kabul etmediler ve: "Sana bir iyilik yapmak isterse yapsın, karışmayız, ancak vela'n bize aittir" dediler. Hz. Aişe (radıyallahu anha) bunun üzerine, durumu Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam)'e arzetti. Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) ona: "Sen satın al, sonra da azad et. Vela hakkı, azad edene aittir" buyurdu. Bunu söyledikten sonra Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) ayağa kalkarak şu hitabede bulundu: "İnsanlara ne oluyor ki, alış-verişlerinde Kitabullah'ta bulunmayan şartları koşuyorlar? Kitabullah'ta olmayan bir şart koşana bu helal olmaz. Böyle biri yüz şart da koşacak olsa, Allah'ın şartı daha doğru, daha sağlamdır."

Kaynak:  Buhari, Mesacid 70, Zekat 61, Büyû 67, 73, Itk 10, Hibe 7,Talak 16 ; Müslim, Itk 5, (1504); Muvatta, Itk 17, (2, 780); Ebu Davud, Itk 2, (3929-3930); Nesai, 85, 86 (7, 300); Tirmizi, Büyû 33, (1256), Vevaya 7, (2125); İbnu Mace, Itk 3, (2521).

Konu:  Alım-Satım


286-)  Hz. Cabir (radıyallahu anh) anlatıyor: "Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam): "Köylü adına şehirli satış yapmasın" dedi ve ilave etti: "Bırakın insanları, Allah birinin sebebiyle diğerini rızıklandırsın" buyurdu."

Kaynak:  Buhari, Büyû 58, 64, 67, 69, 70, 71, İcare 14, Şurû 8; Müslim, Büyû 11, 12, 18-21, (1515, 1520-1523); Nesai, Büyû 17, (7, 256); İbnu Mace, Ticarat 15, (2176); Muvatta, Büyû 96, (2, 683).

Konu:  Alım-Satım


294-)  Ebu Davud'da gelen rivayet şöyledir: "Bir satışta iki satış yapan kimseye en düşük olanı (helal)dır. Aksi halde ribadır."

Kaynak:  Ebu Davud, İcare 55, (3461), Muvatta, Büyû 72, (2, 663); Nesai, Büyû 73 (7, 395-396); Tirmizi, Büyû 18, (1231).

Konu:  Alım-Satım


295-)  İmam Malik (radıyallahu anh)'ten anlatıldığına göre ona şu durum ulaşmıştır: "Adamın biri diğer birisine: "Bana şu deveyi peşin parayla sat, ben de sana vade ile satayım" der. Adam bu tarz alış-veriş hakkında İbnu Ömer'e sorar. İbnu Ömer hoşlanmaz ve adamı bu işten nehyeder."

Kaynak:  Muvatta, Büyû 73, (2, 663).

Konu:  Alım-Satım


296-)  İbnu Ömer (radıyallahu anh)'in anlattığı üzere Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam) şöyle buyurmuştur: "Birinizin satışı üzerine başkanız satış yapmasın."

Kaynak:  Buhari, Büyû 58, 64, 70, 71; Müslim, Nikah 49, (1412); Ebu Davud, Nikah 17, (2080); Tirmizi, Nikah 38 (1134), Büyû 57, (1292); Nesai, Büyû 17, 20, 21, (7, 258); İbnu Mace, Ticarat 13, (2171); Muvatta, Büyû 95, 96, (2, 683).

Konu:  Alım-Satım


298-)  Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) şehirlinin köylü adına alış-veriş yapmasını, alıcı olmadığı halde alıcı imiş gibi görünüp yüksek fiyat vererek fiyat artırmayı, iki kimsenin başlattığı alış-veriş muamelesi kesinlik kazanıp tamamlanmadan bir başkasının aynı mal üzerinde alış-verişe girişmesini, bir kız istetilmiş iken ona talib olmayı, bir kadının, -kız kardeşinin kabındakini almak için- kocasına onu boşamasını taleb etmesini yasakladı." Bir başka rivayette: "...Kardeşinin satışı (kesinleşmeden araya girip fiyatını) artırmasın" şeklindedir. Bir başka rivayette: "...Kişi kardeşinin pazarlığı üzerine pazarlık yapmasın."

Kaynak:  Buhari, Büyû 58, 70, 71, Şurut 8, 11; Müslim, Nikah 38, 39, 51, 52, (1408-1413), Büyû 9, 12, (1515); Tirmizi, Talak 14, (1190); Nesai, Nikah 20, (6, 71), Büyû 19, 21, (7, 258-259); Ebu Davud, Nikah 2, (2176), 18, (2080); Muvatta, Büyû 45, (2, 683).

Konu:  Alım-Satım


310-)  Ömer İbnu'l-Hattab (radıyallahu anh) anlatıyor: Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Altın altınla peşin olmazsa ribadır. Buğday buğdayla peşin satılmazsa ribadır. Arpa arpayla peşin satılmazsa ribadır. Kuru hurma kuru hurmayla peşin satılmazsa ribadır." Yukarıdaki metin Sahiheyn'in metnidir. Buhari'nin bir rivayetinde, "verik (yani basılmış dirhem) verikle, altın altınla..." şeklinde gelmiştir.

Kaynak:  Buhari, Büyû 54, 74, 76; Müslim, Musakat 79, (1586); Ebu Davud, Büyû 12, (3348); İbnu Mace, Ticarat 50, (2160), (2259); Muvatta, Büyû 38, (2, 636-637); Tirmizi, Büyû 24 (1243); Nesai, Büyû 41, (7, 273).

Konu:  Alım-Satım


311-)  Ebu Said (radıyallahu anh) anlatıyor: Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) zamanında bize bayağı hurma veriliyordu. Bu muhtelif cins kuru hurmanın bir karışımı idi. Bu bayağı hurmanın iki ölçeğini bir ölçek iyi hurma mukabilinde satıyorduk. Bu tarz Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam)'in kulağına ulaşınca şöyle buyurdu: "İki ölçek hurmaya bir ölçek hurma, iki ölçek buğdaya bir ölçek buğday iki dirheme bir dirhem olmaz."

Kaynak:  Buhari, Büyû 21; Müslim, Müsakat 98, (1594, 1595, 1596); Tirmizi, Büyû 23, (1241); Nesai, Büyû 41, 50, (17, 271, 272, 273); Muvatta, 32, (2, 632).

Konu:  Alım-Satım


322-)  Ata İbnu Yesar anlatıyor: "Hz. Muaviye (radıyallahu anh) altın veya gümüşten mamul bir su kabını, ağırlığından daha fazla bir fiyatla satmıştı. Kendisine Ebu'd-Derda (radıyallahu anh): "Ben Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam)'in bu çeşit alış-verişi yasakladığını işittim. Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) bunların satışı misline misil olmalı diye emretti" diye itiraz etti. Hz. Muaviye (radıyallahu anh): "Ben bunda bir beis görmüyorum" diye cevap verdi. Ebu'd-Derda (radıyallahu anh) öfkelendi ve: "Muaviye'yi kınamada bana yardım edecek biri yok mu? Ben ona Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam)'den haber veriyorum o bana şahsi reyinden söz ediyor. Senin bulunduğun diyarda yaşamak bana haram olsun!" diye söylendi. Ebu'd-Derda bunun üzerine orayı terkederek Hz. Öbek (radıyallahu anh)'in yanına geldi. Durumu olduğu gibi ona anlattı. Hz. Ömer (radıyallahu anh) Hz. Muaviye (radıyallahu anh)'ye bir mektup yazarak bu çeşit satışı (altının altınla satılması), misli misline ve ağırlığına denk olarak yapmasını emretti."

Kaynak:  Muvatta, Büyû 33 (2, 634); Nesai, Büyû 47, (7, 279).

Konu:  Alım-Satım


327-)  İmam Malik'e ulaştığına göre, Süleyman İbnu Yesar demiştir ki: "Sa'd İbnu Ebi Vakkas'ın merkebinin yemi bitmişti. Kölesine: "Ailene ait buğdaydan bir miktar götür, ona mukabil arpa satın al, sakın mislinden fazla almayasın" dedi.

Kaynak:  Muvatta, Büyû 50, 52, (2, 645).

Konu:  Alım-Satım


328-)  Ebu Ayyaş'ın -ki ismi Zeyd'dir- anlattığına göre: "Sa'd İbnu Ebi Vakkas (radıyallahu anh)'a, beyaz buğday mukabilinde kabuksuz arpa satın almanın hükmünü sorar. Sa'd (radıyallahu anh) kendisine "Hangisi daha kıymetli? diye sorar. Zeyd: "Beyaz buğday" der. Sa'd onu bu işten men eder ve der ki: "Ben Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'a kuru hurmayı taze hurma mukabilinde satın alma hakkında sorulduğu zaman işitmiştim. Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) bunu sorana: "Taze hurma kuruyunca ağırlığını kaybeder mi?" dedi. Adam "evet" cevabını verince, Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) onu bu işten men etmişti."

Kaynak:  Tirmizi, Büyû 14, (1225); Ebu Davud, Büyû 18, (3359); Muvatta, Büyû 22, (2, 624); Nesai, Büyû 36, (7, 269); İbnu Mace, Ticarat 53, (2264).

Konu:  Alım-Satım


332-)  Ali İbnu Ebi Talib (radıyallahu anh)'in anlattığına göre, "Devesini yirmi küçük dev mukabilinde veresiye olarak satmıştır"

Kaynak:  Muvatta, Büyû 59, (2, 652).

Konu:  Alım-Satım


333-)  İbnu Ömer (radıyallahu anh)'in anlattığına göre, "Kendisi, satıcının zimmetinde bulunan bir binek devesini, Rebeze'de bulunan dört küçük deve mukabilinde satın almıştır."

Kaynak:  Buhari, bu hadisi bab başlığında (senetsiz olarak) kaydetmiştir. (Büyû 108); Muvatta, Büyû 60, (2, 652).

Konu:  Alım-Satım


336-)  İbnu Şihab anlatıyor: "Said İbnu'l-Müseyyeb derdi ki: "Hayvanda riba yoktur. Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam) hayvan satışını üç hususta yasakladı: el-Mezamin, el-Melakih ve Habelu'l-habele. Mezamin: Dişi devenin karnındaki yavru demektir. Melakih: Erkek devenin belinde bulunan (ve dişiyi dölleyen) şey demektir. Habelu'l-habele: "Hamile develerin hamile kalması yani, dişi develerin karnındaki ceninin doğuracağı yavrunun satımı. İmam Malik, bu tabirleri, yukarıdaki gibi açıklamıştır. Ancak garib kelimeleri açıklayan lugatci vefakihler nezdinde, mezamin ve melakih kelimeleri aksi manaları ifade etmektedir.

Kaynak:  Muvatta, Büyû 63, (2, 654).

Konu:  Alım-Satım


337-)  İmam Malik'e ulaştığına göre, bir adam İbnu Ömer (radıyallahu anh)'e gelerek: "Ben birisine bir borç verdim. Bana, bunu daha üstün bir şekilde iadesini şart koştum" dedi ve hükmünü sordu. İbnu Ömer (radıyallahu anh): "Bu ribadır" diye cevap verdi ve şu açıklamada bulundu: "Borç verme işi üç şekilde cereyan eder. 1. Borç vardır, bunu vermekle sadece Allah'ın rızasını düşünürsün. Karşılığında sana rıza-yı ilahi vardır. 2. Borç vardır, bununla arkadaşını memnun etmek istersin. 3. Borç vardır, temiz bir malla pis bir şey almak için bu borcu verirsin. İşte bu ribadır." Adam: Öyleyse bana ne emredersiniz, ey Abu Abdirrahman? diye sordu. İbnu Ömer şu açıklamada bulundu: "Akdi yırtmanı tavsiye ederim. Borçlu, verdiğin miktarı aynen iade ederse alırsın. Verdiğinden daha az iade eder, sen de alırsan sevap kazanırsın. Eğer sana, daha iyi birşeyi gönül hoşluğu ile verirse, bu sana bir teşekkürdür, böylece teşekkürünü ifade ediyor demektir. Sana ayrıca, ona vade tanıdığın için sevap vardır."

Kaynak:  Muvatta, Büyû 92, (2, 681-682).

Konu:  Alım-Satım


338-)  Mücahid'in anlattığına göre, "İbnu Ömer (radıyallahu anh) bir miktar borç para aldı. Bunu sahibine daha iyi bir şekilde ödedi. Borç veren adam: "Bu verdiğimden efdaldir (fazladır) diyerek almak istemedi. İbnu Ömer adama: "Biliyorum, ancak için bu şekilde rahat edecek" dedi.

Kaynak:  Muvatta, Büyû 90, (2, 681).

Konu:  Alım-Satım


339-)  Salim (radıyallahu anh) anlatıyor: "İbnu Ömer (radıyallahu anh)'e belli bir vade ile bir başkasında alacağı bulunan adam, parasını daha çabuk alabilmek için bir kısmından vaz geçecek olsa? diye sordular. İbnu Ömer bunu hoş görmedi ve bu davranışı yasakladı."

Kaynak:  Muvatta, Büyû 81, (2, 671).

Konu:  Alım-Satım


343-)  İbnu Ömer (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Alış-veriş yapanlar, birbirlerinden ayrılmadıkça (akdi bozmakta) muhayyerdirler. Veya alış-veriş yapanlardan biri diğerine "muhayyersin" demişse yine muhayyerdir." Ravi, Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ın belki de "Alış-veriş yapanlardan biri "muhayyerlik şartı üzere olsun demişse" şeklinde buyurmuş olacağında şüphe etmektedir."

Kaynak:  Buhari, Büyû 42, 43, 44, 46; Müslim, Büyû 45, 47, (1531); Tirmizi, Büyû 26, (1246); Ebu Davud, Büyû 53, (3454); Nesai, Büyû 9, (7, 248); Muvatta, Büyû 79, (2, 671); İbnu Mace, Ticarat 17, (2181).

Konu:  Alım-Satım


360-)  Hz. Osman (radıyallahu anh) buyurdular ki: "Bir araziye sınırlar konacak olursa artık onda şuf'a hakkı kalmaz, ne kuyunun suyunda şuf'a hakkı ne de hurma ağaçlarını telkih de (döllemede) şuf'a hakkı kalmaz."

Kaynak:  Muvatta, Şüf'a 4, (7, 320).

Konu:  Alım-Satım

<<İlk <Önceki 1 2 [3] 4 5 6 7 8 9 Sonraki> Son>>

İletişim