İnternetteki
En Kapsamlı
Hadis Arama Motoru
Hadisler Ana Sayfasına Geri Dön

İbnu Mace Hadisleri - Sayfa 11


1508-)  İbnu Ömer (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam), Mekke'ye Keda'dan Batha'nın yanındaki yukarı yoldan girdi ve aşağı yoldan da çıktı."

Kaynak:  Buharı, Hacc 41,15; Müslim, Hacc 223 (1257); Ebu Davud, Menasik 45, (1866,1867); Nesaz,105, (5, 200); İbnu Mace, Menasik 26, (2940).

Konu:  Hac


1527-)  Yine İbnu Abbas (radıyallahu anhüma)'tan rivayet edildiğine göre: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam), bir adamın: "Şübrüme adına lebbeyk!" dediğini işitir. "Şübrüme de kim?" diye sorar. Adam: "Bir kardeşim veya bir yakınım!" diye cevap verir. Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) : "Sen kendi hesabına hacc yapmış mısın?" diye sorar. "Hayır!" cevabını alınca: "Öyleyse önce kendi adına hacc yap, sonra Şübrüme adına yaparsın!" der."

Kaynak:  Ebu Davud, Menasik 26, (1811); İbnu Mace, Menasik 9, (2903).

Konu:  Hac


1535-)  Hz. Cabir (radıyallahu anh) diyor ki: "Biz, kadın ve çocuklara bedel, telbiye getiriyorduk." İlim adamları, kadının yerine başkasının telbiye getiremeyeceği hususunda icma etmişlerdir. .

Kaynak:  Tirmizi, Hacc 84, (927); İbnu Mace, Menasik 68, (3038).

Konu:  Hac


1542-)  Hz.Aişe (radıyallahu anha) anlatıyor: "Ey Allah'ın Resûlü, Mina'da, seni güneşe karşı gölgeleyecek bir bina yapmayalım mı?" demiştim, bana: "Hayır! dedi. Orası oraya gelenlere develerini ıhdırma yeridir!"

Kaynak:  Ebu Davud, Menasik 90, (2019); Tirmizi, Hacc 51, (881); İbnu Mace, Menasik 52, (3006, 3007).

Konu:  Hac


1545-)  İbnu Ömer (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'a: "Gerçek hacı kimdir?" diye soruldu da şu cevabı verdi: "Saçını düzenleyip yıkamayı ve koku sürünmeyi çoktan terketmiş kimsedir. . " Kendisine tekrar: "Hangi hacc efdaldir?" diye sorulunca: "Yüksek sesle telbiye getirilen ve kurban kesilen" dedi. "(Haccla ilgili ayette geçen) sebil nedir?" diye soruldu. "Zad (nafaka) ve rahile (binek)dir" cevabını verdi."

Kaynak:  Tirmizi, Tefsir, Âl-i İmran, (3001); İbnu Mace, Menasik 6, (2896).

Konu:  Hac


1551-)  İbnu Abbas (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) dört umre yaptı: 1- Hudeybiye umresi, 2-Müteakip sene Zilkade ayında yaptığı umretü'1-kada, 3-Ciırrane'den yaptı-ğı umre, 4- (Veda haccı sırasında) hacc ederken yaptığı umre."

Kaynak:  Tirmizi, Hacc 7, (816); Ebu Davud, Menasik 80, (1993); İbnu Mace, Menasik 50, (3003).

Konu:  Hac


1559-)  Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: "Ukl ve Ureyne kabilelerinden bir grup insan Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ın yanına gelip: Ey Allah'ın Resûlü! Biz hayvancılıkla uğraşıp sütle beslenen (çöl) insanlarıyız, (çift-çubukla uğraşan) köylüler değiliz" dediler. Bu sözleriyle, Medine'nin havasının kendilerine iyi gelmediğini ifàde ettiler. Resûlullah, onlara (hazineye ait) develerin ve çobanın (bulunduğu yeri) tavsiye etti. Kendilerine oraya gitmelerini, develerin sütlerinden ve bevillerinden içmelerini söyledi. Gittiler, Harra bölgesine varınca, İslam'dan irtidad ettiler. Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam)'ın çobanını da öldürüp develeri sürdüler. Haber, Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam)'e ulaştı. Resûlullah, derhal arkadaşlarından takipçi çıkardı (yakalanıp getirildiler). Gözlerinin oyulmasını, ellerinin kesilmesini ve Harra'nın bir kenarına atılmalarını ve o şekilde ölüme terkedilmelerini emretti. "

Kaynak:  Buhari, Muharibin 16,17,18, Megazi 36, Tefsir, Maide 5; Müslim, Kasame 9, (1671); Tirmizi, Taharet 55, (72), Et'ime 38, (1846); Ebu Davud, Hudud 3, (4364-4371); Nesai, Tahrimu'd-Dem 7, (7, 93-98); İbnu Mace, Hudud 20, (2578).

Konu:  Hudud


1571-)  Seleme İbnu Muhabbak (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam), hanımının cariyesine temas eden bir adam hakkında şöyle hükmetti: "Eğer, adam cariyeyi zorladı ise, cariye hürdür, adam, cariyenin efendisine (yani karısına) mislini borçlanmıştır, cariye rıza göstermişse, cariye adamın olur, cariyenin efendisine, onun bir mislini borçlanır."

Kaynak:  Ebu Davud, Hudud 28, (4460, 4461); Nesai, Nikah 70, (1,124); İbnu Mace, Hudud 8, (2553).

Konu:  Hudud


1572-)  Bera İbnu'l-Azib (radıyallahu anh) anlatıyor: "Dayım Ebu Bürde İbnu Niyar -beraberinde bir bayrak olduğu halde- bana uğradı. Kendisine nereye gideceğini sordum. "- Resûlullah (aleyhissalatu vesselam), bana babasının hanımıyla evlenen bir adamın kellesini getirmemi (ve malına da el koymamı) emretti, Ona gidiyorum" diye Cevap verdi."

Kaynak:  Tirmizi, Ahkam 25, (1362); Ebu Davud, Hudud:27, (4456, 4457); Nesai, Nikah 58, (6,109-110); İbnu Mace, Hudud 35, (2607).

Konu:  Hudud


1580-)  Ebû Hüreyre ve Zeyd İbnu Halid el-Cüheni (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Bir bedevi, Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam)'e gelerek: "- Ey Allah'ın Resûlü, Allah aşkına, hakkımda Allah'ın kitabıyla hükmet!" diye yemin verdi. Bundan daha fakih olan bir diğeri de: "- Evet aramızda Kitabullah'la hükmet, bana da izin ver!" talebinde bulundu. Aleyhissalatu vesselam Efendimiz: " Meramını söyle! (seni dinliyorum)" dedi. Adam: "- Oğlum bunun yanında işçi idi. Karısıyla zina yaptı. Bana,"Oğlun için recm gerekir" dediler. Ben de hemen oğlum namına yüz koyunla bir cariyeyi fıdye verdim. Sonra bir de ilim adamlarına sordum. Bana: "Oğluna yüz deynek ve bir yıl sürgün cezası gerekir; bu adamın karısına da recm cezası icabeder" dediler" dedi. Resûlullah (aleyhissalatu vesselam): "- Ruhumu kudret elinde tutan Zat'a yemin olsun ikinizin arasını Kitabullah uygun şekilde hükme bağlayacağım: Cariye ve koyunlar sana geri verilecek. Oğluna yüz sopa ve bir yıl sürgün tatbik edilecek" buyurdu. Sonra, Eslemli bir adama seslendi: " Ey Üneys! bu zatın hanımına git, eğer zinayı itiraf ederse onu recmet gel!" Üneys, kadına vardı. O suçunu itiraf etti. Resûlulluh (aleyhissalatu vesselam) emretti, kadın recmedildi."

Kaynak:  Buhari, Muharibin 30, 32, Vekalet 13, Şehadat 8, Haberu'I-Vahid I, İ'tisam 2; Müslim, Hudud, 25, f1697,1698); Muvatta, Hudud 6, (2, 822); Tirmizi, Hudud 8, (1433); Ebu Davud, Hudud 25, (445); Nesai, Kudat 21, (8, 240, 241); İbnu Mace, Hudud 7, (2549).

Konu:  Hudud


1626-)  Hani' İbnu Niyar (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam): "Allah'ın haddlerinden bir hadd olmadıkça hiç kimse on kırbaçtan fazla dayağa mahkum edilemez"buyurdu."

Kaynak:  Buhari, Hudud 42; Müslim, Hudud 40, (1708); Ebû Davud, Hudud 39, (4491); İbnu Mace, Hudud 32, (2601).

Konu:  Hudud


1628-)  Ebû Ümame İbnu Sehl İbni Huneyf, Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ın Ensari bazı sahabelerinden naklen anlatıyor: "Ensar'dan bir adam hastalandı ve çöktü, öyleki bir kemik bir deriye döndü. Bir ara Ashab'dan birine ait bir cariye hastanın yanına girmişti. Adam, ona müncezib oldu ve temasta bulundu. Bu sırada, kavminden kendisine geçmiş olsun ziyaretine gelenler oldu. Yaptığı işi onlara haber verdi ve: "Benim için Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'a sorun, ben yanıma giren bir cariyeye temasta bulundum" dedi. Durumu Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam)'e anlattılar ve ilaveten: "Hiç kimsede hastalığın bu derece şiddetlisini de görmedik. Adamı sana getirmeye kalksak kemikleri kırılıp dağılacaktır, bir kemik bir deriden başka bir şey değil!" dediler. Resûlullah (aleyhissalatu vesselam): "Yüz tane hurma çubuğu alın, (bunları tek bir sopa halinde bağlayıp) adama bir kere vurun!" diye emretti."

Kaynak:  Ebû Davud, Hudud 34, (4472); Nesai, Kudat 22, (8, 242); İbnu Mace, Hudud,18, (2574).

Konu:  Hudud


1632-)  Ebu Hüreyre (radıyall hu anh) anlatıyor: "Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam) bir oğlan çocuğunu, baba veya annesini seçmede muhayyer bıraktı. Çocuk annesini seçti ve onun elirıden tuttu. Annesi de çocuğu alıp götürdü."

Kaynak:  Tirmizi, Ahkam 21, (1357); Ebu Davud, Talak 35, (2277); Nesai, Talak 52, (6, 185, 186); İbnu Mace, Ahkam 22, (2351). Yukarıdaki metin Tirmizi'nin metidir.

Konu:  Hidane


1638-)  Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Ademoğlu ihtiyarladıkça onda iki şey gençleşir: Mala karşı hırs ve hayata karşı hırs".

Kaynak:  (Buhari, Rikak 5; Müslim, Zekat 115, (1047); Tirmizi, Zühd 28. (2340), : İbnu Mace, Zühd 27, (4234).

Konu:  Hırs


1643-)  Zeyd İbnu Talha İbnu Rükane (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Her bir dinin kendine has bir ahlakı vardır. İslam'ın ahlakı hayadır."

Kaynak:  Muvatta, Hüsnü'1-Hulk 9, (2, 905); İbnu Mace, Zühd 17, (4181, 4182).

Konu:  Haya


1644-)  Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Edebsizlik ve çirkin söz girdiği şeyi çirkinleştirir. Haya ise girdiğn şeyi güzelleştirir."

Kaynak:  Tirmizi, Bir 47, (1975);İbnu Mace, Zühd 17, (4185).

Konu:  Haya


1651-)  Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) ölmek üzere olan bir gencin yanına girmişti. Hemen sordu: "Kendini nasıl buluyorsun?" "Ey Allah'ın Resûlü, Allah'tan ümidim var, ancak günahlarımdan korkuyorum" diye cevap verdi. Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) da şu açıklamayı yaptı: "Bu durumda olan bir kulun kalbinde (ümit ve korku) birleşti mi Allah o kulun ümid ettiği şeyi mutlak verir ve korktuğu şeyden de onu emin kılar."

Kaynak:  Tirmizi, Cenaiz 11, (983); İbnu Mace, Zühd 31, (4261).

Konu:  Korku


1653-)  Ebu Zerr (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Ben sizin görmediğinizi görür, işitmediğinizi işitirim. Nitekim sema uğuldadı, uğuldamak da ona hak oldu. Semada dört parmak sığacak kadar boş bir yer yoktur, her tarafta Allah'a secde için alnını koymuş bir melek vardır. Allah'a yemin olsun, benim bildiğimi siz bilse idiniz az güler, çok ağlardınız, yataklarda kadınlarla telezzüz etmezdiniz, yollara, çöllere dökülür, (belanızı defetmesi için) Allah'a yalvar yakar olurdunuz."

Kaynak:  Ebu Zerr (radıyallahu anh) ilave etti:"Keşke sökülen bir ağaç olsaydım." Tirmizi, Zühd 9, (2313); İbnu Mace, Zühd 19, (4190).

Konu:  Korku


1668-)  Hz. Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Cehennem, Rabbine şikayet ederek dedi ki: "Ey Rabbim, bir kısmım diğer kısmımı yiyor. " Bunun üzerine ona iki nefes, izin verdi: Bir nefes, kışta, bir nefes de yazda. İşte bu (yaz nefesi), en şiddetli şekilde hissettiğiniz hararettir. Öbürü de (kışta) en şiddetli bulduğunuz soğuktur."

Kaynak:  Buhari, Bed'ül-Halk 10; Müslim, Mesacid 185, (617); Tirmizi, Sıfatu Cehennem 9, (2595); İbnu Mace, Zühd 38, (4319); Muvatta, Yükûtu's-Salat 27, (1,15).

Konu:  Âlem


1701-)  Ebû Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Kim itaatten dışarı çıkar ve cemaatten ayrılır ve bu halde ölürse, cahiliye ölümü ile Ölür." Ebû Hüreyre'nin bir rivayetinde şöyle gelmiştir: Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Kim itaatten çıkar, cematten ayrılır (ve bu halde ölürse) cahiliye ölümü ile ölmüş olur. Kim de körükörüne çekilmiş (ummiyye) bir bayrak altında savaşır, asabiyet (ırkçılık) için gadablanır veya asabiyete çağırır veya asabiyete yardım eder, bu esnada da öldürülürse bu ölüm de cahiliye ölümüdür. Kim ümmetimin üzerine gelip iyi olana da, kötü olana da ayırım yapmadan vurur, mü'min olanlarına hurmet tanımaz, ahid sahibine verdiği sözü de yerine getirmezse o benden değildir, ben de ondan değilim. "

Kaynak:  Buhari, Ahkam 4; Müslim, İmaret 53, (1848); Nesai, Tahrim 28, (7,123); İbnu Mace, Fiten 7, (3948). Müslim, İmaret 53, (1848); Nesai, Tahrim 28, (7,123); İbnu Mace, Fiten 7, (3948).

Konu:  Hilafet

<<İlk <Önceki 7 8 9 10 [11] 12 13 14 15 Sonraki> Son>>

İletişim