İnternetteki
En Kapsamlı
Hadis Arama Motoru
Hadisler Ana Sayfasına Geri Dön

Hudud Konulu Hadisler - Sayfa 4


1617-)  Umeyr İbnu Said en-Nehai (rahimehullah) anlatıyor: "Hz. Ali (radıyallahu anh)'yı dinledim, şunu söylemişti: "Ben hadd vurduğum kimselerden biri ölecek olsa, içimde üzüntü duymam, ancak içki sebebiyle hadd vurduğum ölürse onun üzüntüsünü hissederim. Çünkü o ölecek olsa (yakınlarına) diyet öderim. Zira Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam) içkinin haddi ile ilgili (kesin bir miktarı) sünnet kılmadı. İçki haddiyle ilgili miktarı biz takdir ettik."

Kaynak:  Buhari, Hudud 4; Müslim, Hudud 38 (1707); Ebû Davud, Hudud 36, (4486).

Konu:  Hudud


1618-)  İbnu Şihab (rahimehullah)'a: "- Köle içki içecek olursa ona tatbik edilecek haddin miktarı nedir?" diye sorulmuştu, şöyle cevap verdi: "- Bana ulaştığına göre, ona, hüre verilen cezanın yarısını uygulamak gerekir. Hz. Ömer, Hz. Osman ve İbnu Ömer (radıyallahu anhüm ecmain) içkide, kölelerine, hürlere tatbik ettikleri haddin yarısını tatbi ederlerdi."

Kaynak:  Muvatta, Eşribe 3, (2, 842).

Konu:  Hudud


1619-)  Said İbnu'l-Müseyyeb (rahimehullah.) anlatıyor: "Hz. Ömer (radıyallahu anh), içki sebebiyle Rebia İbnu Ümeyye'yi Hayber'e sürdü. Oradan kaçıp Herakliyus'a giderek Hıristiyanlığa geçti. Hz. Ömer (radıyallahu anh) bu hadise üzerine: "Bundan böyle hiçbir Müslümanı sürmeyeceğim" dedi.

Kaynak:  Nesai, Eşribe 47, (8, 319).

Konu:  Hudud


1620-)  Hz. Ömer (radıyallahu anh) anlatıyor: "Lakabı Hımar olan bir adam vardı. Bu zat zaman zaman Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ı güldürürdü. Hz. Peygamber bu adamı, içki sebebiyle dövdürmüştü. Bir gün yine içki suçuyla getirildi. Resûlullah emretti, celde uygulandı. Cemaatten birisi: "Allah'ım şu adama lanet et! Kaç sefer içki sebebiyle getirildi, bir türlü ıslah olmuyor)" diye beddua etti. Resûlullah (aleyhissalatu vesselam): " Ona lanet etmeyin. Allah'a yeminle söylüyorum, bu adam hakkında bildiğim bir şey varsa o da Allah ve Resûlü'nü (samimiyetle) sevmiş olmasıdır" buyurdu." Ebû Davud'da, Ebû Hüreyre (radıyallahu anh)'den kaydedilen bir rivayette: "Böyle söylemeyin, fakat şöyle deyin: "Ey Allahım, ona rahmet et, onun taksiratını affet!" buyurmuştur.

Kaynak:  Buhari, Hudud 5.

Konu:  Hudud


1621-)  Yahya İbnu Ebi Raşidin İbnu Ömer'den naklettiğine göre, İbnu Ömer (radıyallahu anhüma) Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ın şöyle söylediğini işitmiştir: "Kim şefaat ederek, Allah'ın haddlerinden birinin tatbik edilmesine mani olursa Aziz ve Celil olan Allah'a muhalefet etmiş olur. Kim bilerek batı1 bir davayı kazanmaya çalışırsa ondan vazgeçinceye kadar Allah kendisine buğzeder. Kim mü'mine onda olmayan bir kötülüğü nisbet ederse, bundan tevbe edinceye kadar cehennemliklerin vücudlarından çıkan irinlerden hasıl olan çirkefin içine iskan eder. Kim haksız bir davaya yardımcı olursa, Allaah'ın gazabını kazanmış olarak döner."

Kaynak:  Ebu Davud, Akdiye 14, (3597, 3598).

Konu:  Hudud


1622-)  Zübeyr İbnu'l-Avvam (radıyallahu anh)'ın anlattığnna göre, hırsızı yakalayıp sultana götürmekte olan bir adama rastlar. Zübeyr adamı salıvermesi için lehinde şefaatte bulunur. Adam: "Hayır, sultana ulaştırıncaya kadar onu salmam" der. Zübeyr (radıyallahu anh) şu açıklamayı yapar: "Şefaat, sultana ulaşmadan önce caizdir. Sultana ulaştı mı, ondan sonra şefaat yapan da, şefaati kabul eden de mel'undur."

Kaynak:  Muvatta, Hudud 29, (2, 835).

Konu:  Hudud


1623-)  Saffan İbnu Ümeyye (radıyallahu anh) anlatıyor: "Mescide uyumak üzere ridasını yastık yaparak uzanmıştı. Uyurken bir hırsız gelip ridasını aldı. Ama Saffan (uyanarak) hırsızı yakaladı, doğru Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam)'e götürdü. Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) derhal elinin kesilmesini emretti. Saffan: "Ey Allah'ın Resûlü, ben bunu istememiştim, ridam ona sadaka olsun!" dedi. Resûlullah (aleyhissalatu vesselam): "Onu bana getirmezden önce niye yapmadın?" diyerek, teklif reddetti."

Kaynak:  Ebû Davud, Hudud 14, (4394); Nesai, Sarik 4, (8, 68); Muvatta, Hudud 28, (2, 834).

Konu:  Hudud


1624-)  Hz. Aişe anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam): "Elinizden geldikçe hadd cezalarını Müslümanlardan defedin. (Muteber) bir özrü varsa hemen salıverin. Zira imamın yanlışlıkla affetmesi yanlışlıkla ceza vermesinden daha hayırlıdır." Ebû Davud'da yine Hz. Aişe'den gelen bir rivayette: "Hz. Peyganber (aleyhisalatu vessalam): "İtibarlı kimsalerin hudud dışındaki zellelerinden vazgeçin" buyurmuştur."

Kaynak:  Tirmizi, Hudud 2, (1424). Ebû Davud, Hudud, 4, (4375).

Konu:  Hudud


1625-)  İbnu'l-Müseyyeb (rahimehullah) anlatıyor: "Eslem kabilesinden Hezzal denen bir adam, bir başkasını Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'a zina isnad ederek şikayet etti. Bu hadise:"Namuslu ve hür kadınlara (zina isnadıyla) iftira atan, sonra (bu babta) dört şahit getirmeyen kimselerin her birine de seksen deynek vurun" (Nur 4) ayetinin nüzülündan önce idi. Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) adama: "Ey Hezzal, onu ridan ile örtseydin, senin için daha hayırlı idi" dedi."

Kaynak:  Muvatta, Hudud 3, (2, 821); Ebû Davud, Hudud 6, (4377).

Konu:  Hudud


1626-)  Hani' İbnu Niyar (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam): "Allah'ın haddlerinden bir hadd olmadıkça hiç kimse on kırbaçtan fazla dayağa mahkum edilemez"buyurdu."

Kaynak:  Buhari, Hudud 42; Müslim, Hudud 40, (1708); Ebû Davud, Hudud 39, (4491); İbnu Mace, Hudud 32, (2601).

Konu:  Hudud


1627-)  Hakim İbnu Hizam (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) mescidde kısas infazını, şiir okunmasını ve haddlerin tatbik edilmesini yasakladı."

Kaynak:  Ebu Davud, Hudud 38, (4490).

Konu:  Hudud


1628-)  Ebû Ümame İbnu Sehl İbni Huneyf, Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ın Ensari bazı sahabelerinden naklen anlatıyor: "Ensar'dan bir adam hastalandı ve çöktü, öyleki bir kemik bir deriye döndü. Bir ara Ashab'dan birine ait bir cariye hastanın yanına girmişti. Adam, ona müncezib oldu ve temasta bulundu. Bu sırada, kavminden kendisine geçmiş olsun ziyaretine gelenler oldu. Yaptığı işi onlara haber verdi ve: "Benim için Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'a sorun, ben yanıma giren bir cariyeye temasta bulundum" dedi. Durumu Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam)'e anlattılar ve ilaveten: "Hiç kimsede hastalığın bu derece şiddetlisini de görmedik. Adamı sana getirmeye kalksak kemikleri kırılıp dağılacaktır, bir kemik bir deriden başka bir şey değil!" dediler. Resûlullah (aleyhissalatu vesselam): "Yüz tane hurma çubuğu alın, (bunları tek bir sopa halinde bağlayıp) adama bir kere vurun!" diye emretti."

Kaynak:  Ebû Davud, Hudud 34, (4472); Nesai, Kudat 22, (8, 242); İbnu Mace, Hudud,18, (2574).

Konu:  Hudud


1629-)  Hz. Ali (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Kim bir hadd cürmü işler de, cezası dünyada verilirse, Allah'ın adaleti kuluna ahirette ikinci sefer ceza vermeye müsaade etmez. Kim de bir hadd cürmü işlemiş, Allah da onun günahını örtmüş ve affetmiş ise, Allàh'ın keremi affettiği.şeyden dolayı ona dönüp ceza vermeye müsaade etmez."

Kaynak:  Tirmizi, İman 11, (2628).

Konu:  Hudud


1630-)  Yine Hz. Ali (radıyallahu anh) arılatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: " Kalem üç kişiden kaldırılmıştır: Uyanıncaya kadar uyuyandan, ihtilam oluncaya kadar çocuktan, aklı erinceye kadar mecnundan." Ebû Davud, diğer bir rivayette şu ziyadeyi kaydetmiştir: ". .yaş sebebiyle aklı fesada uğrayandan. . ."

Kaynak:  Ebû Davud, Hudud 16, (4398, 4403); Tirmizi, Hudud 7, (1423); Nesai, Talak 21, (6, 156);

Konu:  Hudud


6747-)  İbnu Ömer radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Allah'ın had cezalarından birinin yerine getirilmesi Allah'ın beldelerinde kırk gece yağan yağmurdan daha hayırlıdır."

Kaynak:  

Konu:  Hudud


6748-)  İbnu Abbas radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kur'an'dan tek bir ayeti inkar edenin boynunu vurmak helal olur. Kim "la ilahe illallahu vahdehû la şerike leh ve enne Muhammeden abduhu ve Resûluhu (Allah birdir, ortağı yoktur, Muhammed onun kulu ve elçisidir)" derse hiç kimsenin ona dokunma yetkisi yoktur. Ancak, bir hadd suçu işlerse, ona cezası verilir."

Kaynak:  

Konu:  Hudud


6749-)  Ubade İbnu's-Samit radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Siz Allah'ın had cezalarını (akrabalık ve diğer hususlarda size) yakın olan hakkında da uzak olan hakkında da tatbik edin. Allah'ın hükmünü uygulamaktan sizi hiçbir ayıplayıcının ayıplaması alıkoymasın."

Kaynak:  

Konu:  Hudud


6750-)  Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Hadd cezasını defedebildiğiniz müddetçe defedin (suçun sübutunu zedeleyen delilleri esas alarak uygulamaktan kaçının)."

Kaynak:  

Konu:  Hudud


6751-)  İbnu Abbas radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kim müslüman kardeşinin ayıbını örterse, Kıyamet günü Allah da onun ayıbını örter. Kim de müslüman kardeşinin ayıbını açarsa Allah da onun ayıbını açıp evinin içinde bile rezil eder."

Kaynak:  

Konu:  Hudud


6752-)  Mes'ud İbnu'l-Esved radıyallahu anh anlatıyor: "(Fatıma isimli) kadın, Resûlullah aleyhissalatu vesselam'ın evinden kadifeyi çalınca biz bunu büyük bir hadise olarak değerlendirdik. Kadın Kureyş'ten (taşınmış) birisiydi. Lehinde konuşmak üzere Resûlullah'a geldik: "Biz onun cezasına mukabil kırk okiyyelik fidye verelim" dedik. Aleyhissalatu vesselam: "Cezasını çekerek temizlenmesi onun için daha hayırlıdır" buyurdular. Biz Resûlullah aleyhissalatu vesselam'ın sözündeki yumuşaklığı görünce, Üsame'ye geldik ve: "Git, kadın lehine Resûlullah'a konuş (da eli kesilmesin)" dedik. Resûlullah aleyhissalatu vesselam bu hali görünce (sertleşti ve) hutbe irad etmek üzere ayağa kalktı, şöyle söyledi: "Aziz ve celil olan Allah'ın cariyelerinden bir cariyeye terettüp eden Allah'ın haddlerinden birini (tatbik etmemem için) üzerimde niye bu kadar ısrar ediyorsunuz? Muhammed'in nefsini kudret elinde tutan Zat-ı Zülcelal'e yemin olsun! Eğer o kadının tenezzül ettiği şeye (hırsızlığa) Muhammed'in kızı Fatıma tenezzül etseydi Muhammed (hiç çekinmeden) onun elini mutlaka keserdi."

Kaynak:  

Konu:  Hudud

<<İlk <Önceki 1 2 3 [4] 5 Sonraki> Son>>

İletişim