İnternetteki
En Kapsamlı
Hadis Arama Motoru
Hadisler Ana Sayfasına Geri Dön

Hac Konulu Hadisler - Sayfa 3


1178-)  Nafı'nin anlattığına göre, Eslem Mevla Ömer'in, İbnu Ömer (radıyallahu anhüma)'e şöyle söylediğini işitmiştir: "Ömer (radıyallahu anh), Hz. Talha (radıyallahu anh)'nın üzerinde, ihramlı iken boyalı bir giysi görmüştü. "(Ey Talha) bu boyalı giysi de ne?" diye sordu. (Talha cevaben): "Ey mü'minlerin emiri, bu kızıl toprakla boyanmıştır!" dedi. Ömer (radıyallahu anh): "Ey azizler, sizler halkın imamlarısınız, halk sizlere uymaktadır. Eğer cahil biri bu elbiseyi görse: "Talha İbnu Ubeydillah, ihramda boyalı elbise giymiş" diyecek. Ey azizler, bu boyalı elbiselerden hiçbirini giymeyin!" dedi"

Kaynak:  Muvatta, Hac 10, (1, 326).

Konu:  Hac


1179-)  Urve anlatıyor: "Esma Bintu Ebi Bekr (radıyallahu anhüma), ihramlı olduğnu halde, sarı renkli giysiler giyerdi. Ancak bunlarda za'feran olmazdı."

Kaynak:  Muvatta, Hacc 11, (1, 326).

Konu:  Hac


1180-)  Ya'la: İbnu Umeyye (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) Ciirrane'de iken, umre için ihrama girmiş bir adam geldi. Adamın sakal ve saçları sarıya boyanmış, sırtında da za'feran lekeleri bulunan bir cübbe vardı. "Ey Allah'ın Resûlü, dedi, şu gördüğün vaziyette, umre için ihrama girdim!" Resûlullah (aleyhissalatu vesselam): "Şu cübbeyi çıkar, sarı boyayı da yıka!" diye emretti." Bu metin, Sahiheyn'deki metindir. Ebu Davud'un rivayetinde şu ziyade mevcuttur: "Umrede iken, hacda yaptığını yap. "

Kaynak:  Buhari, Umre 10, Cezau's-Sayd 16, 17, Megazi 56, Fedailu'l,Kur'an 2; Müslim, Hacc 6, (1180); Muvatta, Hacc 18, (1, 328-329); Tirmizi,Hacc 20, (835, 836); Ebu Davud, Menasik 31, (1819-1822);Nesai, Hacc 43, (5,142-143).

Konu:  Hac


1181-)  Kasım İbnu Muhammed anlatıyor: "Bana, el-Ferafısa İbnu Umeyr el-Hanefi haber verdi ki, O, Hz.Osman (radıyallahu anh)'ı, ihramlı iken yüzünü örter görmüş."

Kaynak:  Muvatta, Hacc 13, (1, 327).

Konu:  Hac


1182-)  Nafi' anlatıyor: "İbnu Ömer (radıyallahu anhüma) demiştir ki: "Başın çeneden yukarısını ihramlı kimse örtemez."

Kaynak:  Muvatta, Hacc 13, (1, 327).

Konu:  Hac


1183-)  Hz. Aişe (radıyallahu anha) anlatıyor: "Biz (kadınlar) ihramlı olarak Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'la beraber iken, binekliler bize uğrardı. Onlar tam hizamıza gelince, herbirimiz cilbabını başından yüzünün üzerine sarkıtıverirdi. Bizi geçtiler mi tekrar kaldırırdık."

Kaynak:  Ebu Davud, Menasik 34, (1833).

Konu:  Hac


1184-)  Fatıma Bintu'l-Münzir anlatıyor: "Biz, bir kısım kadınlar ihramlı iken, yanımızda Esma Bintu Ebi Bekr (radıyallahu anhüma) olduğu halde, yüzlerimizi sıkıca örtüyorduk"

Kaynak:  Muvatta, Hacc 16, (1, 328).

Konu:  Hac


1185-)  Hz. Aişe (radıyallahu anha) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'a, ihrama gir(ece)ği zaman (ihramı için), keza ihramdan çıktığı zaman da Kabe'yi tavaftan önce hıll'i için, içinde misk bulunan sürünme maddesini şu iki elimle sürdüm."

Kaynak:  Buhari, Hacc 18, 143, Libas 73, 89, 91; Müslim, Hacc 31, 33, (1189); Muvatta, Hacc 17, (1, 328); Tirmizi, Hacc 77, (917); Ebu Davud, Menasik 11, (1745,1746); Nesai, Hacc, 41, (5,136-141).

Konu:  Hac


1186-)  Hz. Aişe (radıyallahu anha) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vessalam)'a, ihrama gir(ece)ği zaman (ihram için), keza ihramdan çıktığı zaman da Kabe'yi tavaftan önce hıll'i için, içinde misk bulunan sürünme maddesini şu iki elimle sürdüm." Bir rivayette şu ibare de var: "..Veda haccında zerire denilen koku ile. . ." Bir başka rivayette : ". . ihrama girmezden önce, sonra ihrama girerdi. " Bir diğer rivayette: "..bulabildiğim kokunun en iyisi ile başında ve sakalında koku maddesinin parıltısını görünceye kadar (sürerdim). " Bir diğer rivayette: "...Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) ihramlı iken (sürülen) koku maddesinin saç ayırımlarındaki parlaklığına (şu anda) bakıyor gibiyim. " Bir rivayette şu ziyade var: "İbnu Ömer (radıyallahu anhüma) zeytinyağıyla yağlanırdı. Bunu İbrahim (Nehai)'ye zikretmiştim, bana: "Pekala, şu rivayeti ne yapacaksın: "Esved, Hz. Aişe (radıyallahu anha)' den onun şöyle söylediğini rivayet etti: "...(Sürülen koku maddesinin saç ayrımlarındaki parlaklığına bakıyor gibiyim." Bir rivayette de şu ziyade var: "..Bu, ihram(a girmezden önce süründüğü) koku idi. "

Kaynak:  Buhari, Hacc 18. 143, Libas 73, 89, 91; Müslim, Hacc 31, 33, (1189); Muvvata, Hacc 17, (1, 328); Tirmizi, Hacc 77, (917);Ebu Davud, Menasik 11, (1745, 1746); Nesai, Hacc, 41,(15, 136-141)

Konu:  Hac


1187-)  Bir diğer rivayette şöyle gelmiştir: "Önce koku sürünüp sonra ihrama giren kimse hakkında soruldu. Şu cevabı verdi: "Ben (tib sürünerek) ihrama girip koku neşretmeyi sevmem. Katrana bulanmam bunu yapmaktan daha iyidir." Hz. Aişe (radıyallahu anha)'ye, İbnu Ömer'in, bu sözü haber verilince: "Ben, Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'a ihrama (gireceği) sırada tib sürdüm. Bu halde hanımlarına uğradı. Sonra da ihrama girdi, koku neşrediyordu" dedi.

Kaynak:  Buhari, Gusl 14; Müslim, Hacc 47, (1192); Nesai, Hacc 42, (5, 139), Gusl 13, (1, 203).

Konu:  Hac


1188-)  Nesai'nin kaydettiği bir diğer rivayette şöyle denir: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam), ihrama girmeyi arzu ettiği zaman bulabildiği en güzel yağla yağlanırdı. Öyle ki, yağın parlaklığını başında ve sakalında görürdüm." (Ravi Hz. Aişe'dir).

Kaynak:  Nesai, Hacc 42, (5,139-140).

Konu:  Hac


1189-)  Yine Nesai'nin bir başka rivayetinde, Hz. Aişe (radıyallahu anha) şöyle buyurmuştur: "Ben Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'a ihrama gireceği zaman ihramı için, şeytan taşlamasını yaptıktan sonra ve Beytullah'a yapacağı tavaf (-ı ziyaret)ten önce ihramdan çıkınca da hıll'i (ihramsız hali) için tibini sürdüm."

Kaynak:  Nesai, Hacc 41, (5, 137).

Konu:  Hac


1190-)  Bir diğer rivayette şöyle denir: "Resûlullah'ın tib'i (sürdüğü koku) sizin şu tibinize benzemez." Yani (sizin kullandığınız tib), uzun müddet koku neşretmeye devam etmez, demektir.

Kaynak:  Nesai, Hacc 41, (5, 137).

Konu:  Hac


1191-)  Hz.Aişe (radıyallahu anha) anlatıyor: "Biz Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) ile (hacc ve umre için ihrama girip) Mekke'ye giderdik. İhram sırasında alınlarımıza sükk denen bir tib sürerdik. Birimiz terleyecek olsa, yüzüne akardı. Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) bunu gördüğü halde (bize) onu(n sürülmesini) yasaklamazdı."

Kaynak:  Ebu Davud, Menasik 32, (1830).

Konu:  Hac


1192-)  Salt İbnu Zübeyd (rahimehullah), ailesinin bazı fertlerinden naklen şunu rivayet etmiştir: "Hz. Ömer (radıyallahu anh) Şecere nam mevkide iken, bir tib kokusu hissetti. "Bu koku kimden geliyor?" diye sordu: Kesir İbnu's-Salt: "Bendendir, (saçımın dağılmaması için) süründüm ve tıraş olmamaya karar verdim" dedi. Hz. Ömer (radıyallahu anh): "Su birikintilerinden birine git, başını koku gidinceye kadar ovuştur!" diye emretti. Kesir İbnu's-Salt öyle yaptı."

Kaynak:  Muvatta, Hacc 20, (1, 329).

Konu:  Hac


1193-)  Muvatta'nın bir diğer rivayeti, Eslem Mevla Ömer'den: "Ömer (radıyallahu anh), bir tib kokusu hissetmişti. "Bu koku kimden?" diye sordu. Muaviye İbnu Ebi Süfyan (radıyallahu anh): "Ey mü'minlerin emiri! Bendendir!"diye cevap verdi. (Hz. Ömer kızgın bir eda ile): "Allah Allah! Senden mi?" diye çıkıştı. Hz. Muaviye: "Bana Ümmü Habibe sürdü, ey mü'minlerin emiri!" (diye özür) beyan etti. Hz. Ömer: "Allah aşkına geri dön ve şu sürdüğün şeyi yıka!" diye emretti."

Kaynak:  Muvatta, Hacc 19.

Konu:  Hac


1194-)  İbnu Ömer (radıyallahu anhüma)'den anlatıldığına göre: "İhramlı iken Cuhfe'de ölmüş olan oğlu Vakid'i kefenlemiş, bu arada başını ve yüzünü örttükten sonra şöyle demiştir: "Eğer ihramlı olmasaydık, cenazeye tib de sürerdik."

Kaynak:  Muvatta, Hacc 14, (1, 327).

Konu:  Hac


1195-)  Nafi anlatıyor: "İbnu Ömer (radıyallahu anhüma) ihram giyerek Mekke'ye müteveccihen yola çıktığı zaman, güzel kokusu olmayan bir yağ ile yağlanırdı. Sonra Zülhuleyfe mecsidine gelir, orada (ihram için iki rek'at) namaz kılar, sonra hayvanına binerdi. Devesi (ayağa kalkıp) onu doğrultunca telbiyeye başlar ve şöyle derdi: "Ben Resûlullah'ın böyle yaptığını gördüm."

Kaynak:  Buhari, Hacc 28; Muvatta, Hacc 32, (1, 333).

Konu:  Hac


1196-)  Tirmizi'nin bir rivayetinde şöyle denir: "(İbnu Ömer) reyhanlanmamış bir yağla yağlanırdı." Yani kokulandırılmamış.

Kaynak:  Tirmizi, Hacc 114, (962); İbnu Mace, Menasik 88, (3083).

Konu:  Hac


1197-)  İbnu Abbas (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "İhramlı reyhan koklayabilir, aynaya bakabilir. Yediği zeytinyağı ve tereyağı ile tedavi olabilir."

Kaynak:  Buhari, Hacc 18, (Bab başlığında, senetsiz olarak kaydetmiştir).

Konu:  Hac

<<İlk <Önceki 1 2 [3] 4 5 6 7 8 9 Sonraki> Son>>

İletişim