İnternetteki
En Kapsamlı
Hadis Arama Motoru
Hadisler Ana Sayfasına Geri Dön

Hac Konulu Hadisler - Sayfa 17


1458-)  Urve (rahimehullah)'den anlattığına göre, evladlarına şöyle demiştir: "Evlatlarım., sakın biriniz, bir büyüğe hediye edince utanacağı bir şeyi Allah için kurban sunmasın. Zira Allah, büyüklerinin büyüğüdür ve O, en seçkine herkesten ziyade layıktır."

Kaynak:  Muvatta, Hacc 147, (1, 380).

Konu:  Hac


1459-)  Hz.Cabir (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam): "Yıllanmış (yaşını başını almış) hayvanlardan kurban kesin. Böylesini bulmakta zorluk çekerseniz o başka. Bu taktirde koyundarı bir kuzu kesiverin"buyurdular."

Kaynak:  Müslim, Hacc 13, (1963); Ebu Davud,Dahaya 5, (2797); Nesai, Dahaya 13, (7, 218).

Konu:  Hac


1460-)  Ukbe İbnu Amir (radıyallahu anh)'in anlattığına göre:"Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) ashabı arasında taksim edilmek üzere bir miktar davar vermişti. Dağıtım yapılınca geriye bir oğlak arttı. Ukbe durumu Resûlullah (aleyhissa1atu vesselam)'a haber verince: "Onu da sen kurban et!" buyurdu." Bir rivayette (artık Ukbe'ye kalan) bir ceze'dir. Resûlullah (aleyhissalatu vesselam): "(Sen de) onu kurban et!" demiştir.

Kaynak:  Buhari,Edahi 7, 2;Vekalet 1, Şirket 12; Müslim, Edahi 15, (1965); Tirmizi, Edahi 7, (1500); Nesai, Dahaya 13, (7, 218); İbnu Mace, Edahi 7, (3138).

Konu:  Hac


1461-)  Asım İbnu Küleyb babasından, o da Mücaşi' es-Sülemi (radıyallahu anh)'den haber veriyor. Onun rivayeti üzere: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam): "Koyunun kuzusu, keçiden ikinci yaşına basanın gördüğü vazifeyi görür" buyurmuştur.

Kaynak:  Ebu Davud, Dahaya 5, (2799); Nesai, Dahaya 13, (7,219); İbnu Mace, Edahi 7, (3140).

Konu:  Hac


1462-)  Hz.Ali (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam), (kurbanlık olarak keseceğimiz hayvanın) göz ve kulaklarına dikkat etmemizi, "Kulağı önden delinmişi veya arkadan delinmişi veya ortadan yarılmışı, veya yuvarlak delirımişi kurban yapmayın"diye emretti."

Kaynak:  Tirmizi, Edahi 6, (1498); Ebu Davud, Dahaya 6, (2804, 2805, 2806), Nesai,Edahi 10, (7, 217); 11,12, İbnu Mace, Edahi 8, (3142).

Konu:  Hac


1463-)  Ubeyd İbnu Firüz, Bera (radıyallahu anh)'dan naklen, Reslullah (aleyhissalatu vesselam)'ın şöyle söylediğini rivayet etmiştir: "Kurbanlıklarda körlüğü belli olan kör, hastalığı açıkca belli olan hasta, (yürümeye mani olacak derecede) topallığı açık ola topal, iliği kurumuş zayıf hayvanın kurban edilmesi caiz değildir. "

Kaynak:  Muvatta, Dahaya 1, (2,482); Tirmizi, Edahi, 5, (1497); Ebu Davud, Dahaya 6, (2802); Nesai, Dahaya 5,6, 7, (7,214, 215).

Konu:  Hac


1464-)  Yezid Zi-Mısr anlatıyor: "Utbe İbnu Abd essülemi'ye gelip: "Ey Ebu'l-Velid! Kurbanlık almak için çıkmıştım, hoşuma giden bir şey bulamadırn. Azıları dökülmüş bir şey vardı, ona da gönlüm razı olmadı. Siz ne dersiniz?" diye sordum. "Onu bana getirmedin mi?" demesin mi.? "Sübhanallah, dedim, yani o, senin için caiz de benim için mi caiz değil?" "Evet, öyledir, dedi..Sen şüphe ediyorsun, ben etmiyorum. Bilesin ki, Resûlullah (aleyhissalatu vesselàm) şunları yasakladı: "Kulağı dibinden kesik, boynuzu dibinden çıkmış, gözünün biri oyulmuş, (zayıflığı, dermansızlığn sebebiyle sürüden kalıp) yatır olmuş, ayağı kırılmış."

Kaynak:  Ebu Davud, Dahaya 6, (2803).

Konu:  Hac


1465-)  İbnu Abbas (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) Zülhuleyfe'de öğle namazını kıldı, sonra kurbanlık devesini getirip hörgücünün sağ yanına nişanı vurdu, kan akıttı (boynuna) iki tane nalın taktı. Sonra binek devesine atladı. Beyda düzlüğüne ulaşınca, hacca niyet ederek telbiye getirdi."

Kaynak:  Müslim, Hacc 205 (1243); Tirmizi, Hacc 67, (906); Ebu Davud, Menasik 15, (1752); Nesai, Hacc 63, (5,170172); İbnu Mace, Menasik 96, (3097).

Konu:  Hac


1466-)  Hz. Ayşe (radıyallahu anha)'nin bir rivayetine göre, "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) kurban olarak davar sevketti ve koyunlara işaret taktı."

Kaynak:  Buhari Hacc 110, Edahi 15; Müslim, Hacc 359, (1321); Tirmizi, Hacc 70, (909); Ebu Davud, Menasik 15, (1755); Nesai, Hacc 69, (5,173,174); İbnu Mace; Menasik 95, (3096).

Konu:  Hac


1467-)  Veki' (rahimehullah): "Kurban olacak deveye nişan vurup, boynuna alamet takmak sünnettir" demişti. Ehl-i reyden birisi kendisine: "Nehai'den, bunun müsle (eziyet) olduğu rivayet edilmiştir" dedi.Veki 'kızarak: "Ben sana "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) devesine işaret vurdu, bu sünnettir" diyorum, sen bana: "Falandan rivayet edildi" diyorsun. Sen hapse tıkılıp şu sözünden vazgeçinceye kadar salınmamaya ne kadar layıksın!" der.

Kaynak:  Tirmizi, Hacc 67, (906).

Konu:  Hac


1468-)  Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam): "Namazdan önce kurban kesmiş olan (bilsin ki, kestiği kurban değildir, ailesine et takdim etmiştir), yeniden kessin!"buyurdu."

Kaynak:  Buhari, Edahi 1, 4, 12, Iydeyn 5, 23; Müslim, Edahi 16, (1962); Nesai, Iydeyn 30, (3,193).

Konu:  Hac


1469-)  Bera (radıyallahu anh) anlatıyor: "Ebu Bürde İbnu Niyar (radıyallahu anh) namazdan önce kurbanını kesmişti. Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) ona: "Kurbanını yenile!" dedi. Ebu Bürde: "Ey Allah'ın Resûlü, benim sadece bir oğlağım var. Ancak nazarımda yıllanmış olandan daha kıymetlidir!" deyince: "Öbürünün yerine bunu kurban et. Ancak oğlak senden sonra, kimseye kurban için yeterli olmayacak!" dedi."

Kaynak:  Buhari, Edahi 1, 8,11,12, Iydeyn 3, 5, 8,10,17, 23; Müslim, Edahi 4, (1961); Tirmizi, Edahi 12, (1508); Ebû Davud, Dahaya 5, (2800); Nesai, Dahaya 17, (7, 222, 223).

Konu:  Hac


1470-)  İmam Malik'e ulaştığına göre, Resûlullah (aleyhissalatu vesselam), Mina'da şöyle demiştir: "İşte kurban kesilen yer. Mina'nın her tarafı kesim yeridir." Umre sırasında da şöyle buyurmuştur: "Burası kurban kesme yeridir." "Burası" sözü ile Merve'yi kastedmiştir. Mekke'nin bütün geçit ve yolları kurban kesme yeridir."

Kaynak:  Muvatta, Hacc 178, (1, 393); Ebu Davud, Menasik 65, (1937); İbnu Mae, Menasik 73, (3048).

Konu:  Hac


1471-)  Nafi' (rahimehullah) anlatıyor: "Kim bir bedene kesmeye nezrederse, artık devesine alamet olarak iki nalın takar, (hörgücünü kanatarak) nişan vurur, sonra da onu Beytullah'ın yanında veya Mina'da yevm-i nahrde (bayramın birinci günü) keser. Kurban için bir başka kesim yeri yoktur. Kim de deve veya sığırdan cezûr adamış ise onu dilediği yerde keser."

Kaynak:  Muvatta, Hacc 182, (1, 394).

Konu:  Hac


1472-)  Yine Nafi'nin anlattığına göre İbnu Ömer (radıyallahu anhüma) şu açıklamayı yapmıştır: "Kurban günleri, yevm-i nahr'den sonra iki gündür." İmam Malik der ki: "Bana, bunun aynısı Ali İbnu Ebi Talib (radıyallahu anh)'den de ulaştı."

Kaynak:  Muvatta, Dahƒya 12, (2, 487).

Konu:  Hac


1473-)  Hz. Cabir (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) yevm-i nahr'de alacalı, boynuzlu ve iğdiş edilmiş iki koç kesti. Koçları kesmek üzere (yatırıp kıbleye) yöneltince: "Şüphesiz ki ben, bir muvahhid (Allah'ı bir tanıyıcı) olarak yüzümü o gökleri ve yeri yaratmış olan Allah'a yönelttim. Ben müşriklerden değilim" ve "Şüphesiz benim namazım da, menasikim de, hayatım da, ölümüm de hiçbir ortağı olmayan, alemlerin Rabbi Allah'ındır. Ben böylece emrolundum. Ben (bu ümmette) Müslüman olanların ilkiyim" (En'am 162) (ayetlerini okudu ve:) "Ey Rabbim (bu kurban bize) sendendir, senin rızan için (kesiyoruz) ve sana (ulaşacak)tır. Ey Rabbim, Muhammed ve ümmetinden bunu kabul buyur. Bismillahi vallahu ekber!" deyip, sonra koçu kesti."

Kaynak:  Ebu Davud, Dahaya 4, (2795); Tirmizi, Edahi 21, (1520); İbnu Mace, Edahi 1, (3121).

Konu:  Hac


1474-)  Yine Hz. Cabir (radıyallahu anh) anlatıyor: "Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam)'le musallada hazır bulundum. Hutbesini tamamlayınca minberinden indi. Kurbanlık koçuna gelip kendi eliyle kesti. Keserken: "Bismillahi vallahu ekber. Bu benim adıma ve ümmetimden kurban kesmeyenlerin adınadır!" dedi."

Kaynak:  Tirmizi, Edahi 22, (1522).

Konu:  Hac


1475-)  Garafe İbnu'l-Haris el-Kindi (radıyallahu anh) anlatıyor: "Veda haccında Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'a şahid oldum. Kendisine (kesmesi için) bir deve getirilmişti. "Bana Ebu'l-Hasan'ı çağırın !" dedi. Hz. Ali (radıyallahu anh) çağırıldı. "Harbenin aşağısından tut!" dedi. Hz. Ali tuttu. Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) da yukarısından yakaladı. İkisi birden deveye dürttüler. Deve sol ön ayağından bağlıydı. Diğer ayaklarının üstünde ayakta duruyordu. Deveyi kesip yere yıkınca: "İsteyen parça alsın!" dedi. Bu müşahedem Mina'da yevm-i nahrde idi. Kesim işinden boşalınca, katırına bindi. Hz. Ali (radıyallahu anh)'yi de terkisine aldı."

Kaynak:  Ebu Davud, Menasik 19,1766.)

Konu:  Hac


1476-)  Yine Tirmizi'nin Abdullah İbnu Gurt'tan kaydettiği rivayette şöyle denir: ". . . Hayvan yere yıkılınca: "Dileyen parça alsın!" buyurdu."

Kaynak:  Ebu Davud, Menasik 19, (1765).

Konu:  Hac


1477-)  Hz. Ali (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) elleriyle otuz deve kesti. Geri kalanı da bana söyledi, ben kestim. Bunlar yetmiş taneydi."

Kaynak:  Muvatta, Hacc 181, (1, 394); Ebu Davud Menasik 19, (1764).

Konu:  Hac

<<İlk <Önceki 13 14 15 16 [17] 18 19 20 21 Sonraki> Son>>

İletişim