İnternetteki
En Kapsamlı
Hadis Arama Motoru
Hadisler Ana Sayfasına Geri Dön

Hac Konulu Hadisler - Sayfa 12


1358-)  Ebu's-Sefer Said İbnu Muhammed anlatıyor: "İbnu Abbas (radıyallahu anhüma)'ı işittim, diyordu ki: "Ey insanlar, size söyleyeceğimi benden dinleyin, (bilahare) söyleyeceklerinizi de bana dinletin." "İbnu Abbas şöyle dedi, İbnu Abbas böyle dedi" diye kafadan atmayın. Beytullah'ı kim tavaf edecekse Hıcr'ın gerisinden tavaf etsin. Oraya "Hatim" demeyin. Zira cahiliye devrinde kişi yemin edip kamçısını veya ayakkabısının tekini yahut yayını atardı."

Kaynak:  Buhari, Menakıbu'l-Ensar 26.

Konu:  Hac


1359-)  Hz. Cabir (radıyallahu anh) anlatıyor: "Ne Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) ne de Ashab-ı Kiram (radıyallahu anhüm)'ı Safa ile Merve arasında birden fazla tavafda bulunmadı, bu da ilk defa yaptıkları tavaf idi."

Kaynak:  Ebu Davud, Menasik 54, (1895); Nesai, Hacc 182, (5, 244); Müslim, Hacc 140, (1215) İbnu Mace, Menasik (2972).

Konu:  Hac


1360-)  İbnu Abbas (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalàtu vesselam), Kabe'yi başına yular veya başka bir şey takılmış halde tavaf eden bir adam görmüştü. Hemen yuları koparıp attı." Bir başka rivayette şöyle denmiştir ". . .burnuna geçirilmiş bir halka ile birisini yeden bir adam görmüştü, derhal halkayı kopardı ve adama: "elinden tutarak yed!" diye emretti.

Kaynak:  Buhari, Hacc, 65, 66, Eyman ve'n-Nüzür 31; Ebu Davud, Eyman ve 'n-Nüzür 23,(3302); Nesai, Hacc 186, (5, 221-222), Eyman ve'n-Nüzür 30, (7,18).

Konu:  Hac


1361-)  İbnu Ebi Müleyke anlatıyor: "Hz. Ömer (radıyallahu anh), Beytullah'ı tavaf eden cüzzamlı bir kadın görmüştü, hemen: "Ey Allah Teala'nın cariyesi, insanlara eza verme, sen evinde otursan kendin için daha hayırlı olurdu!" dedi. Kadın (söz tutup) evinde oturdu. Hz. Ömer (radıyallahu anh)'in vefatından sonra bir adam kadına uğrayarak: "Seni haccdan yasaklayan kimse artık vefat etti, çık evinden!" dedi.Kadın adama şöyle cevap verdi: "Allah'a yemin olsun, ben ona sağken itaat edip, ölünce isyan edecek kimse değilim."

Kaynak:  Muvatta, Hacc 250, (1, 424).

Konu:  Hac


1362-)  Abdullah İbnu's-Saib in anlattığına göre, (yaşlanıp gözlerini kaybettiği vakit) İbnu Abbas (radıyallahu anhüma)'a (tavaf sırasında) refakat edip, Haceru'1-Esved'i takip eden (Haceru'1-Esved ile) kapı arasındaki kısımda (mültezem) durdurmuş bu sırada İbnu Abbas (radıyallahu anhüma) kendisine: "Bana söylendiğine göre, Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) işte burada namaz kılarmış" demiştir. Abdullah İbnu Saib de "evet" demiş, bunun üzerine İbnu Abbas, kalkıp orada namaz kılmıştır."

Kaynak:  Ebu Davud, Menasik 55; Nesai, Hacc 133, (5, 221).

Konu:  Hac


1363-)  İmam Malik'e ulaştığına göre, Sa'd İbnu Ebi Vakkas (radıyallahu anh), mürahık (yani zaman bakımından daralmış, vakfeyi kaçırma endişesine düşmüş) olarak Mekke'ye gelince, Beytullah'la Safa ve Merve'yi tavaftan önce, Arafat'a çıkar, Arafat'tan döndükten sonra tavafını ifa ederdi."

Kaynak:  Muvatta, Hacc 125, (1,371).

Konu:  Hac


1364-)  Hz. Aişe (radıyallahu anha) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Beytullah'ı tavaf etmek, Safa ve Merve arasında sa'yetmek ve şeytan taşlamak Allah'ı zikretmek için emredilmiştir."

Kaynak:  Ebu Davud, Menasik 51, (1888); Tirmizi, Hacc 64, (902).

Konu:  Hac


1365-)  Abdullah İbnu Saib anlatıyor: "Safa ile Merve arasındaki tavaf sırasında Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ın şöyle dua ettiğini işittim: "Rabbimiz bize dünyada hayır ver, ahirette de hayır ver ve bizi ateş azabından koru."

Kaynak:  Ebu Davud, Menasik 52, (1892).

Konu:  Hac


1366-)  Nafi' (rahimehullah)'nin anlattığına göre, İbnu Ömer (radıyallahu anhüma)'i Safa tepesi üzerinde şöyle dua ederken işitmiştir: "Ey Allah'ım, Kitab-ı Mübin'inde: "Bana dua edin size icabet edeyim!" (Gafır 60) diyorsun, sen sözünden dönmezsin. Ben şimdi senden istiyorum: Bana hidayet verip İslam'ı nasib ettin, onu geri alma. Son nefesimi Müslüman olarak vermemi nasib et" (Amin). Ya Rabb, aynı duayı biz de yapıyoruz, kabül et! Rezin şunu ilave etmiştir: "(İbnu Ömer), üç kere tekbir getirir ve şöyle derdi: "Allah'tan başka ilah yoktur, O tekdir, O'nun ortağı yoktur, mülk O'nundur, bütün hamdler O'na aittir, O her şeye kadirdir." Bunu da yedi kere tekrarlardı. Merve'de de, her şavtta aynı şeyleri tekrar ederdi. Rezin'in bu ilavesi de Muvatta'nın aynı babındadır (127. hadis)

Kaynak:  Muvatta,Hacc 128, (1,372-373).

Konu:  Hac


1367-)  Rezin'in bir rivayetinde şöyle denir: "Bu yirmi bir tekbir, yedi tehlil eder. Bunlar arasında da dua eder, Allah'tan ister, sonra (tepeden inmeye başlar), vadinin tabanına (şimdilerde Yeşil Sütunlara) varınca koşmaya başlar, buradan çıkıncaya kadar koşar, Merve yamacına varınca normal yürümeye devam eder. Tepeye, zirveye çıkar, orada durup, Safa'da yaptıklarını aynen tekrar ederdi. Bunu yedi kere tekrarlar ve böylece sa'yini tamamlamış olurdu."

Kaynak:  Rezin

Konu:  Hac


1368-)  Hz.Cabir (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) Safa tepesinde durduğu zaman üç kere tekbir getirip sonra: Allah'tan başka ilah yoktur. O tekdir, O'nun ortağı yoktur, mülk O'nundur, hamd O'na aittir, O herşeye kadirdir" derdi. Ve bunu üç sefer tekrar eder, dua okurdu. Aynı şeyi Merve tepesinde de yapardı."

Kaynak:  Muvatta, Hacc 127, (1, 372); Müslim, Hacc 147, (1218); Ebu Davud, Menasik 57, (1908); İbnu Mace, Menasik 84, (3074).

Konu:  Hac


1369-)  İbnu Şihab anlatıyor: "İbnu Ömer (radıyallahu anhüma)'in tavaf sırasında telbiye getirmemesi, bunun meşrü olmamasındandır. Bu sebeple oğlu Salim de tavafta telbiyeyi mekruh addetmiştir. İbnu Uyeyne der ki: "Kendisine ihtida edilip uyulanlardan Ata İbnu's-Saib hariç hiç kimsenin Beytullah'ın etrafında telbiye getirdiğini görmedim." Şafıi hazretleri ve Ahmed İbnu Hanbel sessizce telbiye getirmeyi caiz bulmuşlardır. Ancak Rebia tavaf edince telbiye getirirdi." Hanefilere göre, telbiye, Zilhicce'nin 10'uncu günü (yani bayramın birinci günü) şeytana ilk taşın atılmasına kadar devam eder, o zaman bırakılır.

Kaynak:  

Konu:  Hac


1370-)  Hz. Aişe (radıyallahu anha) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) mesrür bir halde yanımdan çıkmıştı, sonra üzüntülü olarak geri döndü. Dedi ki: "Kabe'ye girdim. Ancak pişman oldum, yaptığım bu işi geri getirebilseydim, girmezdim. Ümmetime meşakkat vermiş olmaktan korkuyorum: '

Kaynak:  

Konu:  Hac


1371-)  Tirmizi'de şöyle denir: "...Yapmamış olmayı temenni ettim. Zira, kendimden sonra ümmetimi yormuş olmaktan korkuyorum."

Kaynak:  Ebu Davud, Menasik 95, (2029); Tirnıizi, Hacc 45, (873); İbnu Mace, Menasik 79,(3063).

Konu:  Hac


1372-)  İbnu Ömer (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam), beraberinde Usame İbnu Zeyd, Bilal, Osman İbnu Talha (radıyallahu anhüma) olduğnu halde hep beraber girip kapıyı kapadılar. Açtıkları zaman içeri ilk giren ben oldum. Bilal'le karşılaştım ve hemen Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ın Kabe'nin içerisinde namaz kılıp kılmadığını sordum. "Evet" dedi, "iki Yemani direk arasında." Kaç rek'at kıldığını sormayı unuttum."

Kaynak:  

Konu:  Hac


1373-)  Bir rivayette geldiğine göre (İbnu Ömer) şöyle demiştir:"Çıktığı zaman Bilal (radıyallahu anh)'e sordum: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) içerde ne yaptı?" Cevaben: "İki direği sağına, birini de soluna aldı, üç direği de arkasına aldı. -O zaman Beytullah'ta altı direk vardı- sonra namaz kıldı."

Kaynak:  

Konu:  Hac


1374-)  Bir rivayette şöyle gelmiştir: "Beytullah'a girdiği zaman soluna gelen iki direk arasında iki rek'at namaz kıldı. Sonra çıktı ve Kabe'nin önünde iki rek'at namaz kıldı."

Kaynak:  

Konu:  Hac


1375-)  Müslim'in bir diğer rivayetinde şöyle gelmiştir: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) Fetih senesi, devesi Kasva'nın üzerinde olduğıı halde ilerledi, terkisinde de Üsame (radıyallahu anh) vardı."

Kaynak:  Müslim

Konu:  Hac


1376-)  Bir diğer rivayette şöyle denmiştir: "...Üsame'ye ait bir devenin üzerinde (gelip) Kabe'nin avlusunda deveyi ıhdı. Sonra, Osman İbnu Talha (radıyallahu anh)'yı çağırdı ve: "Kabe'nin anahtarını bana ver!" dedi. Osman annesine koştu. Ancak kadın vermekten imtina etti. Osman (radıyallahu anh): "Allah'a kasem olsun ya derhal verirsin veya şu kılıncım belimden hemen çıkacaktır!"diye kükredi. Bunun üzerine kadın anahtarı Osman'a hemen verdi, o da Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'a getirip teslim etti. Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) Kabe'yi açtı..." Devamını önceki rivayetteki gibi zikretti.

Kaynak:  

Konu:  Hac


1377-)  Yine Müslim'de kaydedilen bir rivayette, İbnu Abbas (radıyallahu anhüma) şunu söyler: "Sizler Kabe'yi tavafla emrolundunuz, içine girmekle değil." Ve der ki: "Üsame (radıyallahu anh) bana, Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ın, Beytullah'a girdiği zaman her tarafında dua ettiğini, dışarı çıkıncaya kadar namaz kılmadığını, çıkınca Beytullah'ın önünde (kapısına yakın yerde) iki rek'at kılıp: "Bu (Beyt), kıbledir" dediğnni haber verdi."

Kaynak:  Müslim

Konu:  Hac

<<İlk <Önceki 8 9 10 11 [12] 13 14 15 16 Sonraki> Son>>

İletişim