İnternetteki
En Kapsamlı
Hadis Arama Motoru
Hadisler Ana Sayfasına Geri Dön

Ebu Davud Hadisleri - Sayfa 8


315-)  Ubadetu'bnu Samit (radıyallahu anh)'ten gelen bir başka rivayette (şu ziyade) ifade edilmiştir: "...Bu çeşitler farklı olduğu takdirde peşin ise dilediğiniz gibi satın." Bu hadisi, Buhari hariç , Beş Kitap rivayet etmiştir.

Kaynak:  Müslim, Müsakat 81, (1587); Ebu Davud, Büyû 12, (3349-3350); Tirmizi, Büyû 23, (1240); Nesai, Büyû 43, 44, (7, 274, 275, 276, 277, 278); İbnu Mace, Ticarat 48, (2254).

Konu:  Alım-Satım


317-)  Fadale İbnu Ubeyd (radıyallahu anh) buyuruyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'a Hayber'de bulunduğu sırada altın ve boncuklarla yapılmış bir gerdanlık getirildi. Bu satılık ganimet mallarındandı. Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) altınların boncuklardan ayrılmasını emretti. Derhal gerdanlığın altın kısmı ile boncuk kısmı birbirinden ayrıldı. Sonra Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam): "Altın, altına mukabil, tartısı tartısına satılsın" buyurdular.

Kaynak:  Buhari hariç Beş Kitap tahric etti. Müslim, Müsakat 89, (1591); Tirmizi, Büyû 32, (1255); Ebu Davud, Büyû 13, (3351-3353); Nesai, Büyû 48, (7-279).

Konu:  Alım-Satım


324-)  İbnu Ömer (radıyallahu anh) anlatıyor: "Ben dinarla deve satıyor, dinar yerine gümüş alıyordum. Bazanda gümüşle satıyor, onun yerine dinar alıyordum. Bu durumu Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'a arzederek hükmünü sordum. "O andaki (aynı meclisteki) kıymetiyle olunca bunda bir beis yok" buyurdu."

Kaynak:  Tirmizi, Büyû 24, (1242); Ebu Davud, Büy û 14, (3354-3355); Nesai, Büyû 50, (7, 281-282); İbnu Mace, Ticarat 51, (2262).

Konu:  Alım-Satım


325-)  Ebû Davud'un bir rivayetinde şöyle gelmiştir: "...O günün fiyatıyla almanda bir beis yoktur, yeter ki aranızda (henüz ödenmeyen) bir miktar olduğu halde birbirinizden ayrılmış olmayasınız."

Kaynak:  Ebu Davud, Büyû 14, (3354, 3355).

Konu:  Alım-Satım


328-)  Ebu Ayyaş'ın -ki ismi Zeyd'dir- anlattığına göre: "Sa'd İbnu Ebi Vakkas (radıyallahu anh)'a, beyaz buğday mukabilinde kabuksuz arpa satın almanın hükmünü sorar. Sa'd (radıyallahu anh) kendisine "Hangisi daha kıymetli? diye sorar. Zeyd: "Beyaz buğday" der. Sa'd onu bu işten men eder ve der ki: "Ben Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'a kuru hurmayı taze hurma mukabilinde satın alma hakkında sorulduğu zaman işitmiştim. Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) bunu sorana: "Taze hurma kuruyunca ağırlığını kaybeder mi?" dedi. Adam "evet" cevabını verince, Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) onu bu işten men etmişti."

Kaynak:  Tirmizi, Büyû 14, (1225); Ebu Davud, Büyû 18, (3359); Muvatta, Büyû 22, (2, 624); Nesai, Büyû 36, (7, 269); İbnu Mace, Ticarat 53, (2264).

Konu:  Alım-Satım


329-)  Ebu Davud'un diğer bir rivayetinde: "Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam), taze hurmayı kuru hurma ile veresiye satmayı yasakladı" denir."

Kaynak:  Ebu Davud, Büyû 18, (3360).

Konu:  Alım-Satım


330-)  Hz. Cabir (radıyallahu anh) anlatıyor: "Bir köle gelerek Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam)'e hicret etmek üzere biat etti, Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) onun köle olduğunu sezemedi. Arkadan efendisi onu aramaya geldi. Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) ona: "Onu bana sat" buyurdu ve köleyi iki siyah köle mukabilinde satın aldı."

Kaynak:  Müslim, Musakat 123, (1602); Tirmizi, Siyer 36, (1596); Ebu Davud, Büyû 17, (3358); Nesai Bey'a 66, (7, 292-293); İbnu Mace, Cihad 41.

Konu:  Alım-Satım


331-)  Abdullah İbnu Amr İbni'l-As (radıyallahu anh)'ın anlattığına göre, "Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam) kendisine bir ordu hazırlamasını emretmiştir. Mevcut develer (askerlere) yetmedi. Bunun üzerine Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) (devesi olamayanlar için, bilahere) hazine develerinden ödenmek üzere deve te'min etmesini emretti. (Böylece Abdullah) zekat yoluyla hazineye gelecek develerden iki adedi karşılığında bir deve temin ediyordu."

Kaynak:  Ebu Davud, Büyû 16, (3357).

Konu:  Alım-Satım


335-)  Semüre İbnu Cündeb (radıyallahu anh) anlatıyor: "Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam) hayvanın hayvanla veresiye satışını yasaklamıştır."

Kaynak:  Tirmizi, Büyû 21, (1237); Ebu Davud, Büyû 15; Nesai, Büyû, 65, (7, 292); İbnu Mace, Ticarat 56, (2271). Tirmizi, hadisin sahih olduğunu belirtmiştir.

Konu:  Alım-Satım


343-)  İbnu Ömer (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Alış-veriş yapanlar, birbirlerinden ayrılmadıkça (akdi bozmakta) muhayyerdirler. Veya alış-veriş yapanlardan biri diğerine "muhayyersin" demişse yine muhayyerdir." Ravi, Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ın belki de "Alış-veriş yapanlardan biri "muhayyerlik şartı üzere olsun demişse" şeklinde buyurmuş olacağında şüphe etmektedir."

Kaynak:  Buhari, Büyû 42, 43, 44, 46; Müslim, Büyû 45, 47, (1531); Tirmizi, Büyû 26, (1246); Ebu Davud, Büyû 53, (3454); Nesai, Büyû 9, (7, 248); Muvatta, Büyû 79, (2, 671); İbnu Mace, Ticarat 17, (2181).

Konu:  Alım-Satım


348-)  Hakim İbnu Hizam (radıyallahu anh) anlatıyor: "Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Alış-veriş yapanlar birbirlerinden ayrılıncaya kadar muhayyerdirler. Eğer doğru söyler ve (her şeyi) beyan ederlerse bu alış-verişleri her ikisi hakkında da mübarek kılınır. Gerçeği gizlerler ve yalan söylerlerse, alış-verişlerinin bereketi kalmaz."

Kaynak:  Buhari, Büyû 19, 22, 42, 44, 46; Müslim, Büyû 47, (1532); Ebû Davud, Büyü 53, (3459); Tirmizi, Büyü 26, (1246); Nesai, Büyü 8, 57, 244).

Konu:  Alım-Satım


349-)  Abdullah İbnu Amr İbni'l-As (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Alış-veriş yapan iki taraf, birbirlerinden ayrılmadıkça muhayyerdirler. Ancak, aralarında muhayyerlik anlaşması varsa bu müstesna. Bu durumda, "karşı taraf pişman olur da akdi bozar" korkusuyla birinin oradan ayrılması helal olmaz.

Kaynak:  Tirmizi, Büyü 26, (1247); Ebu Davud, Büyü 53, (3954); Nesai, Büyü 11, (7, 251-252).

Konu:  Alım-Satım


350-)  Ebu Davud'un Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) hazretlerinden kaydettiği bir rivayette şöyle denir: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Alış veriş yapan her iki taraf da akitden memnun kalmadıkça ayrılmasınlar."

Kaynak:  Ebu Davud, Büyû 53, (3458); Tirmizi, Büyü 27, (1248).

Konu:  Alım-Satım


352-)  İbnu Mes'ud (radıyallahu anh) anlatıyor: "Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Alış-veriş yapanlar ihtilafa düşerlerse satanın sözü esas alınır. Müşteri muhayyer bırakılır."

Kaynak:  Ebu Davud, Büyü 53, (3457).

Konu:  Alım-Satım


354-)  Hz. Cabir (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) taksim edilmedikçe her (akar) malda şuf'a hakkı bulunduğuna hükmetti. Araya sınırlar konup, yollar tayin edilince şuf'a hakkı kalkar." Bu hadisi Beş Kitap da tahric etmiştir. Müslim'deki metin şöyledir: "Henüz taksim edilmemiş arazi, mesken, bahçe gibi (akar nevinden) her ortaklıkta şuf'a hakkı vardır. (Ortaklarından birinin) ortağına haber vermeden satması helal olmaz. Satmadan önce haber verir, ortağı satın alır veya terkeder. Ortağına haber vermeden satarsa, ortağı bu mala (aynı fiyat karşılığında) hak sahibi olur."

Kaynak:  Buhari, Şuf'a 1, Büyü 96, 97, Hiyel 14, Şirket 8-9; Müslim, Müsakat 134 (1608); Nesai, Büyü 108, 109 (7, 301); Ebu Davud, Büyü 73, (3513, 3514); Tirmizi, Ahkam 33, (1370).

Konu:  Alım-Satım


355-)  Ebu Davud ve Tirmizi'de gelen bir diğer rivayet şöyledir: "Komşu, komşusuna karşı şuf'a hakkına sahiptir. Aynı yoldan işliyorlarsa, komşu bulunmadığı takdirde, gıyabında satış yapmaz, bekler."

Kaynak:  Ebu Davud, Büyü 75, (3518); Tirmizi, Ahkam 33, (1369); İbnu Mace, Şüf'a 2, (2494); Nesai, Büyü 80, (7, 301).

Konu:  Alım-Satım


357-)  Tirmizi'nin ve Ebu Davud'un Semure'den yaptıkları bir rivayete göre, Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) şöyle buyurmuştur: "Evin komşusu komşunun evine veya tarlaya daha ziyade hak sahibidir."

Kaynak:  Tirmizi, Ahkam 31, (1368); Ebû Davud, Büyü 75, (3518).

Konu:  Alım-Satım


358-)  Amr İbnu'ş-Şerid'den anlattığına göre, Ebu Rafi (radıyallahu anh)'nin şöyle söylediğini işitmiştir: "Komşu, yakın komşusuna karşı daha çok hak sahibidir."

Kaynak:  Buhari, Şüf'a 2, Hiyel 14, 15; Ebu Davud, Büyü 75, (3516); Nesai, Büyü 109, (7, 320).

Konu:  Alım-Satım


361-)  İbnu Abbas (radıyallahu anh) anlatıyor: "Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam) Medine'ye geldiğinde Medineliler, bir yıllık, iki yıllık hurma mahsulünü peşinen satarlardı. Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) onlara: "Hurmayı kim önceden satarsa ölçüsünü, tartısını belirterek, vadesini tayin ederek satsın" buyurdu. Bunu Beş Kitap tahric etmiştir. Buhari ve Ebu Davud'da gelen diğer rivayetlerde aynısı ifade edilmiş ve şöyle bir farklılığa yer verilmiştir: "...iki ve üç yıllık..."

Kaynak:  Buhari, Selem 1, 2, 7; Müslim, Müsakat 127, 128, (1604); Ebu Davud, Büyü 57, (3463); Tirmizi, Büyü 68, (1311); Nesai, Büyü 6, 3 (7, 290); İbnu Mace, Ticarat 59, (2280).

Konu:  Alım-Satım


362-)  Muhammed İbnu Ebi'l-Mücalid anlatıyor: "Abdullah İbnu Şeddad İbni'l-Had ve Ebu Bürde selef mevzuunda ihtilafa düştüler. Beni, İbnu Ebi Evfa (radıyallahu anh)'ya gönderdiler. Ben kendisine bu hususta sordum. Şu cevabı verdi: "Biz Resûlullah (aleyhissalatu vesselam), Hz. Ebu Bekir ve Hz. Ömer (radıyallahu anhüma) devirlerinde buğday, arpa , kuru üzüm ve kuru hurma hususlarında selef'te bulunurduk. Ben, ibnu Ebza'ya da sordum. O da buna benzer bir cevap verdi."

Kaynak:  Buhari, Selem 2, 3, 7; Ebu Davud, Büyû 57, (3464); Nesai, Büyü 62, (7, 290).

Konu:  Alım-Satım

<<İlk <Önceki 4 5 6 7 [8] 9 10 11 12 Sonraki> Son>>

İletişim