İnternetteki
En Kapsamlı
Hadis Arama Motoru
Hadisler Ana Sayfasına Geri Dön

Ebu Davud Hadisleri - Sayfa 26


1288-)  Bir başka rivayette şöyle denmiştir: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) ile birlikte yola çıktık. Bazılarımız umre niyetiyle ihrama girdi, bazılarımız hem hacc hem de umre niyetiyle ihrama girdi, bazılarımız da sadece hacc niyetiyle ihrama girdi. Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) da sadece hacc için ihrama girmişti. Umre için ihrama girenler, (Vemreyi yapınca) ihramdan çıktılar. Hacc için ihrama girenler veya hacc ve umre için ihrama girenler, yevm-i nahr'e (kurbanın birinci gününe) kadar ihramdan çkmadılar.

Kaynak:  Buhari, Umre 6, 8, 9, Hayz 1, 7, Hacc 3,33, 81, Edahi 3, 10; Müslim, Hacc 111-135, (1211-1212); Muvatta, Hacc 223-224, (1,410-412); Ebu Davud, Menasik 23, (1778-1783); Nesai, Hacc 77, (5, 177-178), Tirmizi, Hacc ,91, (934).

Konu:  Hac


1289-)  Ebu Davud'un bir rivayetinde şöyle denir: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdu ki: "Ey Abdurrahman! Kızkardeşini devenin arkasına al, Ten im,den itibaren umre yaptır. Tepelikten inip oraya vardın mı ihrama girsin. Zira yapacağı, kabul görecek bir umredir. "

Kaynak:  Ebu Davud, Menasik 81, (1995).

Konu:  Hac


1292-)  Bera (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam), Hz. Ali'yi Yemen'e emir olarak gönderdiği zaman ben onun yanında idim. Onunla beraber ben de (altın) kaplar elde ettim. Hz. Ali (radıyallahu anh), (Yemen'den) Resûlullah'ın yanına gelince, Hz.Fatıma'nın, (boyalı elbiseler giymiş), evi de (hala kokmakta olan) bir tütsü ile tütsülemiş olduğunu gördü. (Bu kıyafet ve bu tütsünün yasak olduğu hacc döneminde karşılaştığı bu manzaraya Ali) kızdı. Hz. Fatıma: Niye kızıyorsun? Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) ashabına (ihramdan çıkmalarını emir buyurdu, onlar da ihramdan çıktılar" dedi. (Bunun üzerine Hz. Ali, zevcesine: "Ben zaten Resûlullah'ın niyyeti ile ihrama girmiştim" dedi ve) Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam)'e uğradı. Resûlullah (aleyhissalatu vesselam): "Sen ne yaptın ?" diye sordu. Hz. Ali: "Resûlullah'ın niyeti ile niyetlendim"deyince Resûlullah (aleyhissalatu vesselam): "Ben kurbanlık getirdim ve hacc-ı kırana niyet ettim"diye açıklamada bulundu ve Hz. Ali (radıyallahu anh)'ye şu emri verdi: "Altmış yedi -veya altmış altı- deve kes. Develerden otuz üç -veya otuz dört- tanesini kendin için ayır ve develerden her birinden bir parça da (benim için) ayır."

Kaynak:  Ebu Davud, Menasik 24, (1797).Ebu Davud, Menasik 24,(1796); Nesai, Hacc 143, (5, 225).

Konu:  Hac


1294-)  Bilal İbnu'1-Haris (radıyallahu anh)'in yaptığı bir rivayette şu ibare mevcuttur: "Ey Allah'ın Resûlu, hacc (için yapılan niyet)'ı umreye çevirmek sadece bize mi hastır, yoksa bizden sonrakiler için decaiz olacak mıdır?" diye sordum. Bana şu cevabı verdi: "Bu sadece size hastır. (Sizden sonraki Müslümanlara caiz değildir)." Nesai, Bilal İbnu'l-Haris'ten sadece (sadedinde olduğumuz) feshu'l-hacc hadisini tahric etmiştir. Feshu'l-hacc: Kişinin önce hacca niyet etmesi, fakat sonradan bunu umreye çevirmesi, umre yapınca ihramdan çıkması, tekrar hacc için ihrama girmesidir.

Kaynak:  Ebu Davud, Menasik 25, (1808); Nesai, Hacc 77, (5,179).

Konu:  Hac


1295-)  İbnu Abbas (radıyallahu anhüma) demiştir ki: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) umre için, ashabı da hacc için ihrama girdi."

Kaynak:  Ebu Davud, Menasik 24, (1804); Müslim,Hacc 196, (1239); Nesai, Hacc 77, (5,178).

Konu:  Hac


1298-)  İbnu'l-Müseyyeb anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ın ashabından bir adam, Hz. Ömer (radıyallahu anh)'e gelerek, huzurunda, Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ın ölmüş bulunduğu hastalığı sırasında, haccdan önce yapılan umreyi yasaklarken Resûlullah'ı işittiğine dair şehadette bulundu."

Kaynak:  Ebu Davud, Menasik 23, (1793.).

Konu:  Hac


1299-)  İbnu Abbas (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) ve ashabı (radıyallahu anhüm) Mekke'ye, Yesrib hummasından bitkin düşmüş bir halde geldiler. Müşrikler (şehirde menfi bir dedikodu yaparak): "Yarın buraya humma hastalığından dermanı kesilmiş ve ondan çok ızdırab çekmiş bir kavim gelecek"dediler ve (Müslümanlar'ın seyrine bakmak için) Hicr'in arkasına oturdular. (Onların hainliğinden vahyen haberdar olan) Resûlullah (aleyhissalatu vesselam), celadetlerini müşriklere göstermeleri için, Müslümanlar'a tavafın ilk üç şavtında remel yapmalarını, iki köşe arasında da adi yürüyüşle yürümelerini emretti. Bu hali gören müşrikler: "Bunlar mı hummanın bitkin düşürdüğünü zannettiğiniz insanlar, bunlar falan ve falandan daha sağlammış " dediler. İbnu Abbas (radıyallahu anh) der ki: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ı ashabına (radıyallahu anhüm) bütün şavtlarda remel yapmalarını emretmekten alıkoyan şey onlara duyduğu merhametti." Buhari, bu rivayette şu ziyadeyi kaydeder: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) sulh antlaşması yaptığı sene (umre için) gelince müşriklere kuvvetlerini göstermeleri için "hızlı yürüyün!" diye emretti. Müşrikler bu sırada Kuaykıan dağı tarafına oturmuş (seyrediyor)lardı."

Kaynak:  Buhari,Hacc 55, Megazi 43; Müslim, Hacc 240, (1266); Tirmizi, Hacc 39, (863); Ebu Davud,Menasik 51, (1886,1889); Nesai,Hacc 155, (5, 230).

Konu:  Hac


1301-)  Ebu Davud'un bir diğer rivayetinde şöyle denir: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) ızdıba yaptı, istilamda bulundu, tekbir getirdi, sonra üç tavafta remel yaptı. Müslümanlar Rükn-i Yemani'ye varınca Kureyş'in nazarından gizleniyor, gizlenince de normal yürüyüşe geçiyor, sonra tekrar karşılarına çıkınca bu sefer yeniden remele geçiyorlardı. Onları böyle remel (yaparken canlı ve kıvrak) gören Kureyş: "Bunlar ceylanlar gibiymiş" diyorlardı. İbnu Abbas: "Remel sünnettir" demiştir.

Kaynak:  Ebu Davud, Menasik 51, (1889).

Konu:  Hac


1302-)  Ebu't-Tufeyl (radıyallahu anh) anlatıyor: "İbnu Abbas (radıyallahu anhüma) dedim ki: "Kabe'nin etrafında (tavaf yaparken) ilk üç şavtında remel, son dört şavtında da normal yürüme yapmak sünnet midir, değil midir? Senin kavmin buna sünnet diyorlar?" İbnu Abbas (radıyallahu anhüma) bana şu cevabı verdi: "Hem doğru söylemişler, hem de kizb etmişler." "Yani hem doğru söylemişler, hem de kizb etmişler demekle neyi kastediyorsun?" diye açıklama istedim. Anlattı: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) Mekke'ye (umretü'1-kaza için) gelmişti. Müşrikler: "Muhammed ve ashabı zayıflıktan Kabe'yi tavaf edemez" dediler. Müşrikler onu kıskanıyorlardı. Bunun üzerine Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam) ashabına üç (şavtta) remel yaparak, dört şavtta da normal şekilde yürümelerini emretti." Ben tekrar, İbnu Abbas (radıyallahu anhüma)'a: "Bana Safa ile Merve arasındaki tavafı binerek yapmanın sünnet olup olmadığını haber ver. Zira senin kavmin bunun sünnet olduğunu söylüyorlar!" dedim. Bana şu cevabı verdi: "Hem doğru söylemişler, hem de kizb etmişler." "Hem doğru söylemeleleri, hem de kizb etmeleri ne demektir?" diye ben tekrar sorunca açıkladı: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) Mekke'ye umre için geldiği zaman (Mekkeli) ahali etrafını çokca sarmış: "İşte Muhammed! İşte Muhammed!" diye sıkıntı veriyorlardı. Hatta, genç kızlar bile evlerden çıkmışlardı. Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ın huzurunda (yol açmak için) halka vurulmazdı. Halk başına üşüşünce, bu sebeple o da hayvana bindi. Aslında sa'yi yayan yapmak (binerek yapmaktan) efdaldir." Ebu Davud'un rivayetinde İbnu Abbas (radıyallahu anhüma) -Müslim'deki rivayete ziyade olarak- şunu söyler: "Hudeybiye müzakereleri sırasında Kureyşliler: "Muhammed'i ve arkadaşlarını bırakın, böcekler gibi ölsünler" dediler. Müteakip sene umre yapmak şartı üzerine sulh antlaşması yapılınca, Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) Mekke'ye geldi.Müşrikler de Kuaykıan tepesi yönünden geldiler. Aleyhissalatu vesselam Efendimiz ashabına: "Beytullah'ı üç şavtta remel yaparak tavaf edin"dedi. Bu (bütün ümmete şamil) bir sünnet değildir. Safa ile Merve arasındaki sa'y ile ilgili olarak (Ebu Davud'da gelen açıklama, (yukarıda kaydedilen) Müslim rivayetindekinin aynıdır.) Ancak Ebu Davud'da şu ziyade dahi yer alır: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam), halk, sözlerini daha iyi işitsin, yerini daha iyi görsün ve elleri ona ulaşmasın diye bir deveye bindi."

Kaynak:  Müslim, Hacc 237, (1264); Ebu Davud, Menasik 51, (1885).

Konu:  Hac


1303-)  İbnu Ömer (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ı, yedi şavttan üçünü hızlıca yaptığı ilk tavafta, Hacer-i Esved'e istilam buyururken gördüm." Bir rivayette şöyle demiştir: "Safa ile Merve arasında sa'y ederken sel çukurunda koşuyordu." Buhari ve Müslim'in bir rivayetinde şöyle demiştir: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) Haceru'l-Esved'den Haceru'l-Esved'e üç tur remel yaptı, dört tur da yürüdü, sonra iki rekat namaz kıldı, yani tavaftan sonra. Sonra da, hem haccda hem de umrede Safa ile Merve arasında tavaf yaptı."

Kaynak:  Buhari,Hacc 56; Müslim,Hacc 232, (1261); Muvatta, Hacc 108, (1,365); Ebu Davud, Menasik 51, (1891) 52, (1893); Nesai,Hacc 152, (5, 229),153, (5,230).

Konu:  Hac


1305-)  İbnu Abbas (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) ve ashabı (radıyallahu anhüm) Ciirrane'den umre yaptılar. Bu umrede Beytullah'ı remel yaparak tavaf ettiler. Bu tavafta ridalarının bir ucunu sağ koltuklarının altına koymuşlar, diğer ucunu da sol omuzlarının üzerine atarak (ızdıba yapmışlardı)."

Kaynak:  Ebu Davud, Menasik 50, (1884), 50, (1891).

Konu:  Hac


1308-)  İbnu Abbas (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam), ifaza tavafının yedi şavtında da remelde bulunmamıştır."

Kaynak:  Ebu Davud, Menasik 83, (2001).

Konu:  Hac


1309-)  Eslem mevla Ömer İbnu'l-Hattab anlatıyor: "Ömer İbnu'l Hattab (radıyallahu anh)'ı dinledim, diyordu ki: "Bugün Allah, İslam'ı hakim ve güçlü kılmış, küfrü ve kafırleri de bertaraf etmiş olduğuna göre remel yapmanın ve omuzu açmanın (ızdıba) ne gereği var. Ancak bununla beraber, bizler, Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'la birlikte yapmış olduğumuz şeylerden hiçbirini bırakmayız."

Kaynak:  Ebu Davud, Menasik 51, (1887).

Konu:  Hac


1310-)  Ya'la İbnu Ümeyye (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) bir bürde ile ızdıba yapmış olarak tavaf etti." Hadisin Ebu Davud'daki vechinde "yeşil bir bürde" denir. -Abdurrahman İbnu Safvan (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ı, ashabı ile birlikte Kabe'den çıkarken gördüm. Beytullah'ı, kapısından Hatim'e kadar istilam ettiler ve Beytullah'ın üzerine yanaklarını koydular. Bu sırada Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) ortalarında idi."

Kaynak:  Ebu Davud, Menasik 50, (1983); Tirmizi, Hacc 36, (859). ;Ebu Davud, Menasik 55, (1898).

Konu:  Hac


1311-)  Abis İbnu Rebia (rahimehullah) anlatıyor: "Ben Hz. Ömer (radıyallahu anh)'i Haceru'l-Esved'i öperken gördüm. Onu hem öptü, hem de: "Biliyorum ki sen bir taşsın, ne bir faydan ne de zararın vardır. Ben Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ı seni öper görmeseydim, seni asla öpmezdim" dedi."

Kaynak:  Buhari, Hacc 50, 57, 60; Müslim Hacc, 248, 120; Muvatta, Hacc 36, (1367); Tirmizi, Hacc 37, (860); Ebu Davud, Menasik 47, (1873); Nesai, Hacc 147, (5, 227); İbnu Mace, Menasik, 27, (2943).

Konu:  Hac


1312-)  İbnu Ömer (radıyallahu anhüma) şöyle demiştir: "Ben Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ı Kabe'den sadece iki rüknü öperken gördüm, bunlar da iki rükn-i Yemani'dir."

Kaynak:  Buhari, Hacc 59; Müslim, Hacc 242, (1267); Ebu Davud, Menasik 48, (1874); Nesai, Hacc 156, (5, 231-232).

Konu:  Hac


1315-)  Ebu Davud ve Nesai'deki bir rivayet şöyledir: "(İbnu Ömer) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam), (tavafın) her şavtında rükn-i Yemani ve Haceru'l-Esved'i istilam etmeyi terketmezdi."

Kaynak:  Ebu Davud, Menasik 48, (1876); Nesai, Hacc 156, (5, 231).

Konu:  Hac


1317-)  Amr İbnu Şuayb babası tarikiyle bildiriyor: "Abdullah'la -ki babasıdır- tavafta bulundum. Kabe'nin arka kısmına gelince: "istiazede (sığınmada) bulunmuyor musun?" dedim. "Ateşten Allah'a sığınırım!" dedi ve yürüdü. Haceru'l-Esved'e kadar gelip istilamda bulundu. Rükn ile kapı arasında (Mültez m'de) durarak göğsünü, yüzünü, kollarını ve avuçlarını şöyle yamadı -onları iyice açarak gösterdi- ve sonra: "İşte Resûlullah'ı aynen böyle yaparken gördüm!" dedi.

Kaynak:  Ebu Davud,Menasik 55, (1899).

Konu:  Hac


1321-)  İbnu Ömer (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Kendisine Hz. Aişe (radıyallahu anha)'nin: "Hıcr'ın bir kısmı Beytullah'tan değildir"dediği haber verilince şunu söyledi: "Allah'a kasem olsun, şayet Aişe bunu Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'tan işitmiş ise, kanaatım o ki, Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) şu iki rüknün istilamını, bunlar Beyt'in temelleri üzerinde olmadıkları için terketmiş olmalıdır. Keza halk da bu sebeple tavafı Hıcr'ın gerisinden yapmaktadır."

Kaynak:  Ebu Davud, Menasik 48, (1875).

Konu:  Hac


1332-)  Kesir İbnu Cemhan anlatıyor: "İbnu Ömer (radıyallahu anhüma)'i, sa'y mahallinde (mes'a) yürürken görüp kendisine: "Koşma mahallinde yürüyor musun?" dedim. Bana: "Koşsaydım, Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ı koşuyor görmüşüm demektir. Yürüdüysem Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ı yürür gördüm demektir. Şimdi ben yaşlı bir insanım."

Kaynak:  Tirmizi, Hacc 39, (864); Ebu Davud, Menasik 56, 1904); Nesai, Hacc 174, (5,241-242); İbnu Mace Hacc 43, (2988).

Konu:  Hac

<<İlk <Önceki 22 23 24 25 [26] 27 28 29 30 Sonraki> Son>>

İletişim