İnternetteki
En Kapsamlı
Hadis Arama Motoru
Hadisler Ana Sayfasına Geri Dön

Ebu Davud Hadisleri - Sayfa 137


5906-)  Hz. Cabir radiyallahu anh anlatıyor: "Yanlarında yüzü dağlanarak en vurulmuş bir merkep olduğu halde Resulullah aleyhissalatu vesselam'a uğrayanlar oldu: "Bunu böyle enleyenlere Allah lanet etsin!" buyurdular ve yüze vurmaktan ve yüzü enlemekten nehyettiler."

Kaynak:  Müslim, Libas 106, (2116); Ebu Davud, Cihad 56, (2564); Tirmizi, Cihad 30, (1710).

Konu:  Muhtelif Hadisler


5908-)  Hz. Enes radiyallahu anh anlatıyor: "Abdullah İbnu Ebi Talha'yı, tahnik ediversin diye Resulullah aleyhissalatu vesselam'a götürdüm. Onu elinde en vurma sisi olduğu halde zekat develerini enlerken buldum."

Kaynak:  Buhari, Libas 22, Zekat 69, Zebaih 35; Müslim, Libas 112, (2119); Ebu Davud, Cihad 57, (2563).

Konu:  Muhtelif Hadisler


5909-)  Hz. Cabir radiyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Karanlık çöktüğü zaman veya gece geldiği zaman çocuklarınızı dışarı salmayın. Çünkü şeytanlar bu esnada her tarafa yayılırlar. Yatsı vaktinden bir müddet geçince, onları serbest bırakın. Kapını kapa, Allah'ın ismini zikret. Kandilini söndür, Allah'ın ismini zikret. Yemek kabının ağzını kapa ve Allah'ın ismini zikret, (kapayacak bir şey bulamadığın taktirde (çubuk gibi) herhangi bir şeyi üzerine uzatıp koymak suretiyle de olsa (bunu yap)! Zira şeytan, kapalı kapıyı açamaz. Kandilleri söndürün, zira fasıkcık (fare), olur ki, fitili çeker de ev halkını yakar."

Kaynak:  Buhari, Bed'u'l-Halk 11, 14, Esribe 22, Isti'zan 49, 50; Müslim, Esribe 96, (2012); Muvatta, Sifatu'n-Nebi 21, (2, 928, 929); Ebu Davud, Esribe 22, (3731, 3732, 3733, 3734); Tirmizi, Et'ime 15, (1813).

Konu:  Muhtelif Hadisler


5910-)  Hz. İbnu Abbas radiyallahu anh anlatıyor: "Bir fare gelerek çektiği bir fitili Resulullah aleyhissalatu vesselam'ın önüne, üzerinde oturmakta olduğu hasır minderin üstüne bırakıp gitti. Fitil, hasırdan bir dirhem kadar bir yer yaktı. Bunun üzerine Aleyhissalatu vesselam: "Uyuyacağınız zaman kandillerinizi söndürün. Zira şeytan, böylelerine rehberlik edip böylesi işler yaptırarak sizi yakar" buyurdular."

Kaynak:  Ebu Davud, Edeb 173, (5247).

Konu:  Muhtelif Hadisler


5912-)  Ali İbnu Ömer İbni Ali İbni'l-Hüseyn İbni Ali radiyallahu anhum anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Ayaklar çekildikten sonra (evlerden dışarı) çıkmayı azaltın. Çünkü Allah Teala Hazretlerinin her kısım hayvanatı vardır, bu saatten sonra (yuvalarından çıkıp) ortalığa yayılırlar."

Kaynak:  Ebu Davud, Edeb 115, (5103).

Konu:  Muhtelif Hadisler


5914-)  Hz.Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Horozların öttüğünü işittiğiniz vakit, Allah'tan lütuf ve ikramını talep edin. Zira onlar bir melek görmüştür. Merkebin anırmasını işittiğiniz zaman şeytandan Allah'a sığının. Çünkü o da bir şeytan görmüştür."

Kaynak:  Buhari, Bed'u'l-Halk 15; Müslim, Zikr 82, (2729); Ebu Davud, Edeb 115, (5102); Tirmizi, Da'avat 58, (3455).

Konu:  Muhtelif Hadisler


5916-)  İbnu Ömer radiyallahu anhuma anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Iyne usulüyle alış-verişte bulunur, sığırların peşine düşer ziraate razı olur ve cihadi da terkederseniz, Allah size Öyle bir zillet verir ki, dininize tekrar rücu etmedikçe o zilleti kaldırmaz."

Kaynak:  Ebu Davud, Buyu' 56, (3462).

Konu:  Muhtelif Hadisler


5921-)  Halid İbnu Ma'dan anlatıyor: "Muaviye İbnu Ebi Süfyan radiyallahu anhuma'ya (hilafeti esnasında) Mikdam İbnu Ma'dikerb, Amr İbnu'I-Esved ve Kinnesrin ahalisinden Beni Esedli bir adam bir heyet halinde geldiler. Hz.Muaviye, Mikdam'a: "Hasan İbnu Ali radiyallahu anhuma'nın vefat ettiğini biliyor musun?" dedi. Haberi işiten Mikdam "İnna lillah ve inna ileyhi raciun!" diyerek (üzüntüsünü ifade) etti). Ona falan (Muaviye): "Bunu bir musibet mi addediyorsun?" dedi. Mikdam: "Niye musibet addetmiyeyim? Resulullah aleyhissalatu vesselam onu kucağına almış, "Bu bendendir. Hüseyin ise Ali radiyallahu anhuma'dandır!" buyurmuştu dedi. Beni Esed'den olan adam da (Hz. Muaviye'ye yaranmak için, Hz. Hasan'ın ölümünü bir fitnenin sönmesine tesbihen): "Allah bir ateşi söndürdü!" diye söze karıştı. Mikdam: "Bugün ben, seni kızdırmaya ve hoşlanmadığın şeyleri sana duyurmaya devam edeceğim!" dedi. Sonra şöyle seslendi: "Ey Muaviye! Eğer doğru söylersem beni tasdik et, yalan söylersem beni tekzib et!" Hz. Muaviye radiyallahu anh: "Pekala Öyle yapacağım" dedi. Mikdam: "Allah aşkına söyle! Resulullah aleyhissalatu vesselam'ın altın takınmayı yasakladığını işittin mi?" dedi. Hz.Muaviye: "Evet!" dedi. Mikdam: "Allah aşkına söyle! Resulullah'ın ipek giymeyi yasakladığını biliyor musun?" diye sordu. Hz. Muaviye: "Evet biliyorum!" dedi. Mikdam tekrar sordu: "Allah aşkına söyle! Resulullah aleyhissalatu vesselam'ın vahşi hayvan derisini giymeyi, üzerlerine binmeyi yasakladığını biliyor musun?" Muaviye yine: "Evet biliyorum!" diye cevapladı. Hz.Muaviye'nin bu sözü üzerine Mikdam dedi ki: "Allah 'a kasem olsun ey Muaviye, bütün bunları ben senin evinde gördüm. Hz. Muaviye şu cevabı verdi: "Ey Mikdam, anladım ki senin elinden bana kurtuluş yok (söylediklerin hep doğru)!" Halid (İbnu Velid) der ki: "Hz. Muaviye, Mikdam radiyallahu anhuma ya diğer iki arkadaşına (Amr İbnu'I-Esved ve Esedli adam) nazaran daha çok ihsan ve atada bulunulmasını emretti. Ayrıca (Mikdam'in) oğluna (beytü'I- mal'den) ikiyüz (dirhem) tahsisatta bulundu. Mikdam ise (Hz. Muaviye'nin verdiği) ihsanları arkadaşlarına dağıttı. Esedli ise aldıklarından kimseye birşey vermedi. Bu durum Hz.Muaviye'ye ulaşınca.. "Mikdam kerem sahibi cömert birisidir. Elini açmıştır. Esedli adam ise malik olduğu şeyi iyi tutan birisidir" dedi."

Kaynak:  Ebu Davud, Libas 43, (4131 ); Nesai, Fere've'l-Atire 12, (7, 176).

Konu:  Muhtelif Hadisler


5922-)  Abdullah İbnu Amr el-Huzai, babası radiyallahu anh'tan naklediyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam, Fetih'ten sonra beni çağırdı ve benimle, Mekke'ye Ebu Süfyan'a, Kureyşliler arasında dağıtması için, biraz mal göndermek istedi. Bana: "Kendine bir arkadaş ara!" buyurdu. Derken bana Amr İbnu Umeyye ed-Damri geldi ve: "Duydum ki, sen Mekke'ye gidecekmişsin ve yanına bir arkadaş arıyormussun!" dedi. "Evet!" dedim. "Ben sana arkadaşım!" dedi. Ben hemen Resulullah aleyhissalatu vesselam'a gelip: "Kendime bir arkadaş buldum!" dedim. "Kim?" buyurdular. "Amr İbnu Umeyye'dir!" dedim. "O, kavminin yöresine gelince ona karşı müteyakkız ol! Çünkü evvel adam şöyle demiş: "Bekri arkadaşına güvenme!" buyurdular! Derken yola çıktık, Ebva'ya kadar geldik. Amr: "Benim, kavmimle bir işim var. Beni burada biraz beklemeni arzu ediyorum!" dedi. Ben de: "İşin rast gelsin!" dedim. Ayrılınca, Resulullah aleyhissalatu vesselam'in sözünü hatırlayıp devemi hızlandırdım, (Ebva'dan) çıkıp deveyi hızlı yürümeye zorladım. Ezafir'e gelince, Amr'ın bir grup adamla karşımdan geldiğini gördüm. Devemi daha da hızlandırdım ve onu geçtim. Kendine hedef olmaktan kurtulduğumu anlamıştı, yanındakiler geri döndü. Amr (tek başına) bana yetişti ve: "Kavmimle bir işim vardı! (İşimi görüp bitirdim)" dedi. Ben de: "Pekala!" dedim. Yolumuza devam edip Mekke'ye geldik. Ben emanet malı Ebu Süfyan radiyallahu anh'a teslim ettim."

Kaynak:  Ebu Davud, Edeb 34, (4861).(Hadisin senedi zayiftir).

Konu:  Muhtelif Hadisler


5926-)  İbnu Mes'ud radiyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "İslam'ın değirmeni otuzbeş veya otuzaltı veya otuzyedi (yıl) döner. Eğer, (dini terkederek kendilerini) helak ederlerse, daha önce helak olanların yolunu tutmuş oturlar. Dinleri ayakta kalırsa, onlar için yetmiş yıl ayakta kalır!" Ben dedim ki: "(Bu yetmiş yıllık müddet) zikri geçen (otuzbeş yıllık müddet)ten sonra mı başlayacak, yoksa geçen kısım buna dahil mi?" "Mezkur müddet buna dahildir!" buyurdular. "

Kaynak:  Ebu Davud, Fiten 1, (4254).

Konu:  Muhtelif Hadisler


5927-)  Sad İbnu Ebi Vakkas radiyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Ümid ederim ki Allah, ümmetimi Rabbinin nezdinde yarım gün tehirden aciz kılmayacaktır." Sa'd'a: "yarım gün ne kadardır?" diye sorulmustu: "beşyüz yıl" diye cevap verdi."

Kaynak:  Ebu Davud, Melahim 18, (4350).

Konu:  Muhtelif Hadisler


5931-)  Hz.Aişe radiyallahu anha anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam (bir Gün): "Aranızda mugarribler görüldü mü?" diye sordu. Ben: "Mugarribler de ne?" dedim. "Onlar kendilerine cinlerin iştirak ettikleri kimselerdir!" buyurdular."

Kaynak:  Ebu Davud, Edeb 116, (5107).

Konu:  Muhtelif Hadisler


5932-)  İbnu Abbas radiyallahu anhuma anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Badiyede (kırda, sahrada, köyde) yaşayan kabalaşır, av peşinde koşan gaflete düşer. Sultanın kapısına gelen fitneye düşer. Kişi sultana yakınlığını artırdığı nisbette Allah'tan uzaklaşır."

Kaynak:  Ebu Davud, Sayd 4, (2859, 2860); Tirmizi, Fiten 69, (2257); Nesai, Sayd 24, (7,195).

Konu:  Muhtelif Hadisler


5934-)  Semure İbnu Cündüb radiyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam derinin iki parmak arasında dilinmesini yasakladı."

Kaynak:  Ebu Davud, Cihad 74.

Konu:  Muhtelif Hadisler


5935-)  Hz.Aişe radiyallahu anha anlatıyor: "Ben Resulullah'ın kimseyi dinden başka bir şeye nisbet ettiğini görmedim."

Kaynak:  Ebu Davud, Edeb 86, (4987).

Konu:  Muhtelif Hadisler


5937-)  Hz.Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Ben size (kendiliğimden) ne bir şey veriyor, ne de sizi bir şeyden menediyorum: Ben sadece bir memurum (Allah'ın emrine göre veriyorum)." Bir rivayette de şöyle demiştir: "Ben (sadece, emre uygun şekilde) taksim ediciyim, emredildiğim yere koyarım."

Kaynak:  Buhari, Humus 7; Ebu Davud, Harac 13, (2949).

Konu:  Muhtelif Hadisler


5939-)  Abdullah İbnu Amr İbni'l-As radiyallahu anhuma anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam bize (bazan) sabah oluncaya kadar Beni İsrail kıssası anlatırdı. Anlatma işini farz namaz için kalkınca bırakırdı."

Kaynak:  Ebu Davud; Ilm 11, (3663).

Konu:  Muhtelif Hadisler


5940-)  Alkame İbnu Abdillah babasından naklediyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam müslümanlar arasında (tedavülü) caiz olan sikke (dökülmüş paraların) bir kusur olmadan kırılmasını yasakladı."

Kaynak:  Ebu Davud, Buyu' 50, (3449).

Konu:  Muhtelif Hadisler


5942-)  İbrahim Nehai anlatıyor: "Dahhak İbnu Kays, Mesruk'u işçi olarak kullanmak istemişti. Umare tu'bnu Ukbe ona: "Hz. Osman radiyallahu anh'ın katillerinden baki kalmış bir adamı isti'mal mı edeceksin?" dedi. Mesruk rahimehullah da ona: "Abdullah İbnu Mes'ud radiyallahu anh bana rivayet etti ki: "Resulullah aleyhissalatu vesselam baban Utbe'yi öldürmek istediği zaman; (baban): "Çocuklara kim hami olacak?" dedi. Aleyhissalatu vesselam da: "ateş!" buyurdular. Ben senin için Resulullah'ın (münasib görüp) razı olduğuna ben de razıyım!" dedi."

Kaynak:  Ebu Davud, Cihad 128, (2686).

Konu:  Muhtelif Hadisler


5944-)  Yine Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Şeytanlar için develer vardır. Şeytanlar için evler vardır. Şeytanlara ait develere gelince, ben, onları gördüm. (Şöyle ki): Biriniz, yedeğinde, iyi beslediği seçkin develerle (yola) çıkar, bunlardan hiçbirine binmez. Yol esnasında yürümekten kesilmiş (bir din) kardeşine rastlar, devesine onu da almaz (işte bu develer şeytana aittir, çünkü gösteriş ve tefahur için beslenmiştir). Şeytana ait evlere gelince, onların, (mureffeh) insanlar tarafından (seyahata çıkınca kullanılan ve) ipeklerle örtülmüş kafeslerden (hevdec) başkası olmadığını zannediyorum"

Kaynak:  Ebu Davud, Cihad 62, (2568).

Konu:  Muhtelif Hadisler

<<İlk <Önceki 130 131 132 133 134 135 136 [137] 138 Sonraki> Son>>

İletişim