İnternetteki
En Kapsamlı
Hadis Arama Motoru
Hadisler Ana Sayfasına Geri Dön

Buhari Hadisleri - Sayfa 5


186-)  Yine Buhari ve Müslim, Ebu Hüreyre'den (r. a.) kaydettiklerine göre, Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam) şöyle buyurmuştur: "Güneşin doğduğu her yeni günde kişiye, her bir mafsalı için bir sadaka vermesi gerekir. İki kişi arasında adalet yapman bir sadakadır. Kişiye hayvanını yüklerken yardım etmen bir sadakadır. Güzel söz sadakadır, namaza gitmek üzere attığın her adım sadakadır. Yoldan rahatsız edici bir şeyi kaldırıp atman sadakadır."

Kaynak:  Buhari, Cihad 72, 128, Sulh 33; Müslim, Müsafirin 84, (720), zekat 56, (1009).

Konu:  İyilik


187-)  Hakim İbnu Hizam (radıyallahu anh) anlatıyor: "Ey Allah'ın Resûlü, dedim, cahiliye devrinde yaptığım hayırlar var: Dua, köle azad etme, sadaka vermek gibi, bana bunlardan bir sevab gelecek mi?" "Sen dedi, zaten, daha önce yaptığın bu iyiliklerin hayrına Müslüman olmuşsun." Bir diğer rivayette der ki: Dedim ki: "Allah'a kasem olsun, İslam'da yaptıklarımdan hiçbirini eksik bırakmadan, cahiliye devrinde hepsini yapmıştım." Diğer bir rivayette Hakim'in cahiliye devrinde yüz köle azad ettiği, yüz deve yükü mal tasadduk ettiği, Müslüman olunca da aynı miktarda hayır yaptığını belirtir.

Kaynak:  Buhari, Zekat 24, Büyü 100, İtk 12, Edeb 16; Müslim, İman 194-196, (123).

Konu:  İyilik


190-)  Huzeyfe (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Her bir ma'ruf sadakadır" Bu hadisi Tirmizi, Hz. Cabir (radıyallahu anh)'den şu ziyade ile rivayet etti: "Kardeşini güler yüzle karşılaman, kendi kovandan kardeşinin kabına su vermen de birer "ma'ruf"dur".

Kaynak:  Buhari, Edeb 33; Müslim, Zekat 52, (1005); Ebu Davud, Edeb 68, (4947); Tirmizi, Birr 45, (1971).

Konu:  İyilik


191-)  Adiy İbnu Hatim (radıyallahu anh) anlatıyor: Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Sizden herkese Rabbi, aralarında bir tercüman olmaksızı, doğrudan doğruya hitab edecektir. Kişi o zaman (ateşe karşı bir kurtuluş yolu bulmak üzere sağına bakar, hayatta iken gönderdiği (hayır) amellerden başka birşey göremez. Soluna bakar, orada da hayatta iken işlediği (kötü) amellerden başka birşey göremez. Ön cihetine bakar. Karşısında (kendini beklemekte olan) ateşi görür. (Ey bu dehşetli güne inanan mü'minler!) yarım hurma ile de olsa kendinizi ateşten koruyun. Bunu da bulamazsanız güzel bir sözle koruyun"

Kaynak:  Buhari, Rikak 49, 51, Tevhid 36, 24, Zekat 9, Menakıb 25, Edeb 34; Müslim, Zekat 67, (1016); Timizi, Kıyamet 1, (2427).

Konu:  İyilik


196-)  Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam)'i işittim, diyordu ki: "(Ticarette yalan) yemin, (tüccarın zannınca) mala rağbeti artırır. (Halbuki gerçekte) kazancı giderir." Ebu Davud'da "Bereketi giderir" şeklindedir.

Kaynak:  Buhari, Büyû 26; Müslim, Müsakat 13 (1607); Ebu Davud, Büyû 6, (3335); Nesai, Büyû 5, (7, 246). Hadis'in metni Buhari ve Müslim'deki metindir.

Konu:  Alım-Satım


197-)  Hakim İbnu Hizam (radıyallahu anh) anlatıyor: "Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam) buyurdu ki: "Alıp-satanlar" birbirlerinden ayrılmadıkça (vazgeçmekte) muhayyerdirler. Alıp-satanlar alış-verişi sıdk ve doğruluk üzere yapar (kusuru) beyan ederlerse alış-verişleri her ikisi hakkında da mübarek kılınır. Yalan söylerler (kusurları) gözlerlerse, belli bir kar sağlasalar bile, alış-verişlerinin bereketini kaybederler." Bir rivayet şöyledir: "Alış-verişlerinin bereketi yok edilir: Yalan yemin malı rağbetli, kazancı bereketsiz kılar."

Kaynak:  Buhari, Büyû 19, 22, 44, 46; Müslim, Büyû, 47, (532); Ebu Davud, Büyû 53, (3459); Tirmizi, Büyû 26, (1246); Nesai, Büyû 3, (7, 244-245).

Konu:  Alım-Satım


198-)  Hz. Cabir (radıyallahu anh) anlatıyor: "Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Satışında, satın alışında, borcunu ödeyişinde cömert ve kolaylaştırıcı davranan kimseye Allah rahmetini bol kılsın".

Kaynak:  Buhari, Büyû 16; Tirmizi Büyû 75, (1320).

Konu:  Alım-Satım


201-)  Huzeyfe ve Ebu Mes'ud el-Bedri (radıyallahu anh) Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ın şöyle söylediğini işittiklerini anlatır: "Sizden önce yaşamış olan birisine, ruhunu kabzetmek üzere melek gelmiş idi, sordu: "-Bir hayır işledin mi?" Adam: "-Bilmiyorum" diye cevapladı. Kendisine tekrar: "-Hele bir düşün (belki hatırlarsın) dendi. Adam: "-Bir şey hatırlamıyorum, ancak dünyada iken, insanlarla alış-veriş yapardım. Bu muamelelerimde zengine ödeme müddetini uzatır, fakire de (ödeme işlerinde müsamaha ve bazı eksikliklerini bağışlamak sûretiyle) kolaylık gösterirdim" dedi. Allah onu (bu kadarcık iyiliği sebebiyle affedip) cennetine koydu."

Kaynak:  Buhari, Büyû 17-18, Enbiya 50, İstikraz 5; Müslim, Müsakat 26-31, (1560).

Konu:  Alım-Satım


202-)  Amra Bintu Abdirrahman (radıyallahu anha) anlatıyor: "Bir adam bir meyve bahçesinin meyvelerini toptan satın aldı. Meyveyi toplayıp miktarını tayin edince, tahmin edilenden noksan buldu. Bahçe sahibini görerek eksik çıkan kısmı hesaptan düşmesini veya alım-satım akdinden dönmesini talebetti. Fakat adam teklif edilenleri kabul etmemeye yemin etti. Bunun üzerine müşterinin annesi, Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam)'e müracaat ederek durumu arzetti. Resûlullah (aleyhissalatu vesselam): "O adam, hayır yapmamaya yemin etmiştir" buyurdu. Bu sözü işiten bahçe sahibi Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam)'e gelerek: "Ey Allah'ın Resûlü, talebini kabul ettim" dedi.

Kaynak:  Muvatta, Büyû 15, (2, 621); Buhari, Sulh 10; Müslim, Müsakat 19, (1557).

Konu:  Alım-Satım


205-)  Mikdam İbnu Ma'dikerb (radıyallahu anh) Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ın şu sözünü nakletti: "Yiyeceklerinizi kile ile ölçün, sizin için mübarek kılınsın."

Kaynak:  Buhari, Büyû 52.

Konu:  Alım-Satım


208-)  es-Saib İbnu Yezid (radıyallahu anh) anlatıyor: "Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam) devrinde bir sa', bugün sizlerin kullanmakta olduğunuz müdd'le, bir müdden üçte bir müdd miktarında fazla idi. Ancak bu miktara Ömer İbnu Abdilaziz merhum zamanında ilave bulunuldu.

Kaynak:  Buhari,, İ'tisam 16, Kefarat 5; Nesai, Zekat 44, (5, 54).

Konu:  Alım-Satım


209-)  Hz. Osman (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Sattığın zaman tart, satın alınca tarttır."

Kaynak:  Buhari, Büyû' 51.

Konu:  Alım-Satım


214-)  Hz. Cabir (radıyallahu anh) anlatıyor: Mekke'nin fethedildiği sene Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam)'i Mekke'de işittim, şöyle buyuruyordu: "Cenab-ı Allah içki, ölmüş hayvan, domuz ve putun alım-satımını yasakladı." Bunun üzerine: "Ey Allah'ın Resûlü "ölmüş hayvanların iç yağı hakkında ne buyurursunuz, zira onunla gemiler yağların, derilere sürülür, kandiller aydınlatılır" dendi. Cevaben: "O (nun satışı) haramdır" buyurdu ve ilave etti: "Allah Yahudilerin canını alsın. Allah onlara ölmüş hayvanların iç yağını haram kıldığı vakit bu yağı erittiler, sonra satıp parasını yediler."

Kaynak:  Buhari, Büyû 112, Meğazi 50; Müslim, Müsakat 71 (1581); Ebu Davud, Büyû 66 (3486); Tirmizi, Büyû 93, (7, 309-310); İbnu Mace, Ticarat 11, (2167).

Konu:  Alım-Satım


219-)  İbnu Ömer (radıyallahu anh)'den rivayet edildiğine göre Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam) şöyle demiştir: "Bir yiyecek satın alan kimse, onu kabzetmeden önce satamaz"

Kaynak:  Buhari, Büyû 49, 51, 54, 55, Hudud 42; Müslim, Büyû 29, 35, 40, 41, (1525-1526-1528-1529); Nesai, Büyû 55, (7, 286-287); Ebu Davud, Büyû 67 (3492); Tirmizi, Büyû 56 (1291); Muvatta, Büyû 40, (2, 640-641); İbnu Mace, Ticarat 37, (2226).

Konu:  Alım-Satım


224-)  İbnu Ömer (radıyallahu anh) anlatıyor: "Bir sefer sırasında Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam)'le beraber bulunuyorduk. Ben Hz. Ömer'e ait, yüke yeni alıştırılan henüz zabtı zor bir devenin üzerindeydim. Deve dik başlılık edip cemaatin önüne önüne giderdi. Babam Ömer (radıyallahu anh) devenin bu davranışından üzülür, onu tekrar geriye atardı. Bana da: "Devene sahib ol, Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ın önüne geçmesin" derdi. Sonunda Resûlullah (aleyhissalatu vesselam): -Ey Ömer, onu bana sat dedi. -Pekala o senin olsun ey Allah'ın Resûlü!" dedi. Böylece deveyi Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam) ondan satın almış oldu. Sonra da Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) bana dönerek: "Ey Abdullah, deveyi sana bağışladım, artık o senindir, onu istediğin gibi kullan" dedi.

Kaynak:  Buhari, Büyû 47, Hibe 25.

Konu:  Alım-Satım


225-)  İbnu Ömer (radıyallahu anh) anlatıyor: Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam) şöyle emretti: "Ağaçların üzerinde o yılın meyveleri (olgunlaşmaya) salih olduğu (kızarmak, sararmak sûretiyle) zahir olana kadar, meyveleri satmayın. Yaş hurmayı kuru hurma karşılığında da satmayın." Yine Abdullah İbnu Ömer, Zeyd İbnu Sabit'in şöyle dediğini rivayet etmiştir: Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) yaş hurmayı kurusu ile değiştirmeyi yasakladıktan sonra, ariyyenin (muayyen bir ağacın başındaki yaş hurmayı) yerdeki yaş veya kuru hurma ile tebdiline müsaade buyurdu. Bu çeşit bir değiş tokuşa başka alım-satımlarda müsaade buyurmadı." İbnu Ömer'e meyvenin salih olarak ortaya çıkması nedir? diye sorulunca şu cevabı verirdi: "Meyvenin afete uğrayarak zarar görme tehlikesini atlatmasıdır."

Kaynak:  Buhari, Büyû 82-87, Müsakat 17, Selem 4; Müslim, Büyû 51, 59, 79, (1534, 1535, 1539); Ebu Davud, Büyû 20, (3361); Nesai, Büyû 28 (7, 262-263), 40 (7, 270-271), Eyman 45 (7, 33); İbnu Mace, Ticarat 32, (2214-2215); Muvatta, Büyû 10, (2, 618).

Konu:  Alım-Satım


227-)  Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: "Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam) olgunlaşmazdan önce meyvenin ağacın başında iken satılmasını yasakladı. Kendisine (aleyhissalatu vesselam) meyvenin olgunlaşması ile ne kastediliyor? diye sorulunca: "Onun kızarması ve sararmasıdır" diye açıkladı ve ilave etti: "Cenab-ı Hakk bir afet vererek meyveye mani olacak olsa, kardeşinden aldığın parayı nasıl helal addedeceksin?"

Kaynak:  Buhari, Büyû' 83, Selem 4; Müslim, Müsakat 15-17 (1555), Büyû 49, 50 (1534-1554); Muvatta, Büyû 11 (2, 618); Ebu Davud, Büyû 23, (3367); İbnu Mace, Ticarat 61, (2284).

Konu:  Alım-Satım


228-)  Hz. Cabir (radıyallahu anh) anlatıyor: Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam) alacalanmazdan önce meyvenin satılmasını yasakladı. "Meyvenin alacalanması nedir?" diye sorulunca: "Kızarması, sararması ve yenir hale gelmesidir" diye açıkladı.

Kaynak:  Buhari, Büyû 83, Zekat 58; Müslim, Büyû 53 (1536); Ebu Davud Büyû' 23, (3370-3373); Nesai, Büyû 28, (7, 264).

Konu:  Alım-Satım


231-)  Sehl İbnu Ebi Hasme (radıyallahu anh) anlatıyor: Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam) yaş hurmayı kuru hurma ile değiştirmeyi yasakladı ve "Bu riba'dır, buna müzabene denir" buyurdu. Ancak ariyye satışını bundan istisna etti. Ariyye bahçe sahibinin ayırdığı bir veya iki hurma ağacıdır. Onların başındaki meyvenin kuruyunca ne kadar olacağını göz kararıyla tahmin eder. Bunun bedelince yaş hurma (satın alıp) yer". Tirmizi bir başka rivayette şu ilaveyi kaydeder: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) yaş üzümü kuru üzümle her meyveyi, meyve cinsinden tahmini karşılığıyla satmayı yasakladı." Yahya İbnu Said ariyye'yi şöyle açıkladı: "Kişinin ailesine yedirmek maksadıyla birkaç hurma ağacının yaş meyvesini, -miktarını tahmin yoluyla takdir edip- kuru hurma karşılığında satın almasıdır."

Kaynak:  Buhari, Büyû 83, Şürb 17; Müslim, Büyû 64, (1540); Ebu Davud, Büyû 20, (3363); Tirmizi, Büyû 64, (1303); Nesai, Büyû 35, (7, 268).

Konu:  Alım-Satım


232-)  Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) dedi ki: Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam), kuru hurma vererek, tahmin yoluyla ariyyelerin satın alınmasına, beş vask veya beş vasktan az miktar için izin verdi. "Ravilerden biri, "beş vask" mı? dedi, yoksa "beş vasktan az" mı? dedi diye şüphe etmiştir.

Kaynak:  Buhari, Büyû, 83 (Şürb 17); Müslim, Büyû 71, (1541); Ebu Davud, Büyû 21, (3364); Nesai, Büyû 35, (7, 268); Tirmizi, Büyû 63, (1301); Muvatta, Büyû 14, (2, 620).

Konu:  Alım-Satım

<<İlk <Önceki 1 2 3 4 [5] 6 7 8 9 Sonraki> Son>>

İletişim