İnternetteki
En Kapsamlı
Hadis Arama Motoru
Hadisler Ana Sayfasına Geri Dön

Ashab-ı Kiram Konulu Hadisler - Sayfa 6


4432-)  Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: "Ümmü Süleym radıyallahu anha dedi ki: "Ey Allah'ın Resûlü! Hadimin Enes için Allah Teala Hazretlerine dua ediver!" Bunun üzerine şu duayı yapıverdi: "Allahım, onun malını, çocuklarını çoğalt ve ona verdiklerini hakkında mübarek kıl!"

Kaynak:  Buhari, Da'avat 19, 26, 47, Savm 61; Müslim, Mesacid 268, (660), Fezailu's-Sahabe 141, 142, (2480, 2481); Tirmizi, Menakıb, (3827, 3828).

Konu:  Ashab-ı Kiram


4433-)  Ebu Halde Halid İbnu Dinar anlatıyor: "Ebu'l-Aliye'ye: "Enes, "Resûlullah aleyhissalatu vesselam'dan hadis işitti mi?" diye sordu. Ebu'l-Aliye: "(Bu nasıl soru?) Hz. Enes on yıl Resûlullah'a hizmet etti, Resûlullah onun için duada bulundu. Enes'in bir bahçesi vardı, yılda iki sefer meyve verirdi. Bahçede bir reyhanı vardı, ondan misk kokusu gelirdi" diye cevap verdi.

Kaynak:  Tirmizi, Menakıb, (3832).

Konu:  Ashab-ı Kiram


4434-)  Hz. Enes İbnu Malik radıyallahu anh anlatıyor: ""Resûlullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Saçı sakalı birbirine karışmış, eski püskü elbiseler içinde, kimsenin itibar etmediği niceleri vardır ki, Allah'a kasemde bulunsa, Allah onun yeminini boşa çıkarmaz. İşte Bera İbnu Malik öylelerindendir."

Kaynak:  Tirmizi, Menakıb, (3853).

Konu:  Ashab-ı Kiram


4435-)  Hz. Enes İbnu Malik radıyallahu anh anlatıyor: ""Resûlullah aleyhissalatu vesselam, Sabit İbnu Kays'ı kaybetmişti. Bir adam: "Ey Allah'ın Resûlü! Ben onun yerini biliyorum!" dedi ve gidip evinde oturmuş, başı önde ağlıyor vaziyette buldu. "Neyin var, (niye ağlıyorsun)?" dedi. "(Sorma), Şerr var! Sesim, "Resûlullah aleyhissalatu vesselam'ın sesinin üstüne çıkıyordu, bütün amelim gitti, cehennemliğim" dedi. Adam, Sabit'in bu sözlerini işitince doğru Aleyhissalatu vesselam'a geldi ve durumu haber verdi. "Ona git ve şöyle buyurdular, sen cehennemlik değilsin, bilakis sen cennetliksin!"

Kaynak:  Buhari, Menakıb 25, Tefsir, Hucurat 1; Müslim, İman 187, (119).

Konu:  Ashab-ı Kiram


4436-)  Müslim'in bir rivayetinde: "Allah Teala'nın şu ayeti indiği zaman (mealen): "Ey iman edenler! Seslerinizi, Peygamber'in sesinden fazla yükseltmeyin!..." (Hucurat 2), Sabit radıyallahu anh evinde oturup ağlamaya başladı. "Resûlullah aleyhissalatu vesselam onu aradı..." şeklindedir."

Kaynak:  Müslim, İman 187, (119).

Konu:  Ashab-ı Kiram


4437-)  Hz. Adiyy radıyallahu anh anlatıyor: "Kavmimden bir grupla Ömer İbnu'l-Hattab radıyallahu anh'ın yanına geldim. Tayy kabilesine mensup her bir adam için ikibin (dirhem) tahsisat ayırdı, benden ise yüz çevirdi. Ben kurşısına geçtim, yine benden yüz çevirdi. Ben tekrar karşı tarafına geçtim. O yine bana tersini döndü. Bu durumda, ben: "Ey mü'minlerin emiri! Beni tanıyor musun?" dedim. Güldü ve: "Evet! Vallahi seni tanıyorum!" dedi ve ilave etti: "Onlar kafirken sen iman etmiştin. Onlar yüz çevirirken sen gelmiş (teslim olmuş)tun. Onlar ahdinden cayarken sen ahdinde sadık kalmıştın. Ayrıca, "Resûlullah aleyhissalatu vesselam'ın yüzünü ve Ashab'ının yüzlerini ağartan ilk zekat parası da, senin Tayy kabilesinden Resûlullah7a getirdiğin zekat parası olmuştu." (Hz. Ömer bu sözlerinden) sonra, (bana vermeyişinin) özrünü beyana geçti ve dedi ki: "Ben, fakirlik sebebiyle yoksul duruma düşenlere tahsisat ayırdım. Onlar aşiretlerinin seyyidleridir. Temsil ettikleri adamlarının (arız olacak kıtlık hallerinde onlara infak gibi) hukuklarını üzerlerinde taşımaktadırlar. (Bu sebeple, geride kalan adamları adına onlara tahsisat verdim)." Bu açıklama üzerine Adiyy, Hz. Ömer'e: "Öyleyse tamam, bana vermemeni normal karşılarım" dedi."

Kaynak:  Bu rivayeti müellif, Buhari ve Müslim'e nisbet etmektedir. Buhari'de mevcut değildir. Müslim'de muhtasar olarak gelmiştir (Fezailu's-Sahabe 196, (2523), Rivayet, Ahmed İbnu Hanbel'in Müsned'inde yer almaktadır (1, 45).

Konu:  Ashab-ı Kiram


4438-)  Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Ey Allah'ın Resulü! dedim, senden çok güzel şeyler işitiyorum, fakat ezberimde tutamıyorum!" "Ridanı aç!" emrettiler. Ben de açtım. (Dua buyurdu, sonra topladım). Bundan sonra bana çok hadis söyledi. Ben söylediklerinden hiçbirini unutmadım."

Kaynak:  Buhari, İlim 42; Müslim, Fezailu's-Sahabe 159, (2492); Tirmizi, Menakıb (3833, 3824).

Konu:  Ashab-ı Kiram


4439-)  Ebu Berze el-Eslemi radıyallahu anh anlatıyor: ""Resûlullah aleyhissalatu vesselam gazvelerinden birinde idi. Allah Teala Hazretleri genimet nasib etti. Ashab'ına "(Arkadaşlarınızdan) herhangi bir kayıp verdiniz mi?" diye sordu. "Evet! dediler. Falanca, falanca ve falanca!" Resûlullah yine sordu: "Başka bir kaybınız var mı?" Ashab: "Evet! Falanca, falanca, falanca!" dediler. Aleyhissalatu vesselam yine sordu: "Başka bir kaybınız yok mu?" "Hayır! Yok!" dediler. "Ama ben Cüleybib'i kaybettim (Onu arayın!)" emretti. Ashab onu aradı ve öldürmüş olduğu yedi kişinin yanında bulundu. Düşmanlar da onu öldürmüşlerdi. Aleyhissalatu vesselam gidip başucunda durdu ve: "O, yedi kişiyi öldürmüş, onlar da onu öldürmüşler! Bu bendendir, ben de ondanım. Bu bendendir, ben de ondanım" buyurdu. Sonra Cüleybib'i kolları arasına aldı. Ona, Resûlullah'ın kollarından başka yatak olmamıştı." Ravi devamla der ki: "Ona bir mezar kazıldı. Kabrinin içine konuldu." Gusledildiğini zikretmedi."

Kaynak:  Müslim, Fezailu's-Sahabe 131, (2472).

Konu:  Ashab-ı Kiram


4440-)  Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: "Ümmü Harise radıyallahu anha, "Resûlullah aleyhissalatu vesselam'a geldi ve: "Ey Allah'ın Resulü! Bana Harise'den haber ver!" dedi. -Harise, Bedir günü isabet eden serseri bir ok sebebiyle ölmüştü- (Kadın devamla): "Eğer cennetteyse sabredeceğim, değilse (dünya evinde olduğum müddetçe) ağlamaya devam edeceğim" dedi. Aleyhissalatu vesselam: "Ey Ümmü Harise! (Cennetin tek bir bahçe olduğunu mu sanırsın?) Cennette bahçeler var. Senin oğlun ise, Firdevs-i a'la'ya kondu" buyurdular. (Bunun üzerine kadın gülerek geri döndü.)"

Kaynak:  Buhari, Cihad 14, Megazi 9, Rikak 51; Tirmizi, Tefsir, Mü'minûn, (3173).

Konu:  Ashab-ı Kiram


4441-)  Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: ""Resûlullah aleyhissalatu vesselam ile birlikte bir yere indik. Halk geçmeye başladı. "Resûlullah aleyhissalatu vesselam: "Ey Ebu Hüreyre bu kim?" diye soruyordu. Ben de: "Falanca!" diyordum. "Bu, Allah'ın ne iyi kulu!" diyordu. Sonra tekrar soruyordu: "Peki şu kim?" "Falanca!" diyordum. "Bu Allah'ın ne kötü kulu!" diyordu. Bu hal, Halid İbnu'l-Velid radıyallahu anh geçinceye kadar devam etti. O zaman: "Bu kim?" diye yine sordu. Ben: "Halid İbnu'l-Velid!" dedim. "Bu Allah'ın ne iyi kulu! Bu Allah'ın kılınçlarından bir kılınç!" buyurdu."

Kaynak:  Tirmizi, Menakıb, (3845).

Konu:  Ashab-ı Kiram


4442-)  Ukbe İbnu Amir radıyallahu anh anlatıyor: ""Resûlullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "İnsanlar teslim oldu, Amr İbnu'l As ise iman etti." EBU SÜFYAN İBNU HARB

Kaynak:  Tirmizi, Menakıb, (3843).

Konu:  Ashab-ı Kiram


4443-)  İbnu Abbas radıyallahu anhüma anlatıyor: ""Resûlullah aleyhissalatu vesselam'a Ebu Süfyan, her ne taleb etti ise, mutlaka "Tamam!" diye müsbet cevap almıştır."

Kaynak:  Müslim, Fezailu's-Sahabe 168, (2501).

Konu:  Ashab-ı Kiram


4444-)  Ebu İdris el-Havlani anlatıyor: "Ömer İbnu'l-Hattab radıyallahu anh, Umeyr İbnu Sa'd'ı Humus valiliğinden azledince yerine Hz. Muaviye radıyallahu anh'ı tayin etti. Halk: "Umeyr'i azledip Muaviye'yi mi tayin etti?" diye mırıldandı. Umeyr radıyallahu anh: "Muaviye'yi hayırla yadedin. Zira ben "Resûlullah aleyhissalatu vesselam'ın: "Allah'ım, onunla (insanlara) hidayetini ulaştır!" dediğini duydum!" dedi."

Kaynak:  Tirmizi, Menakıb, (3842).

Konu:  Ashab-ı Kiram


4445-)  İbnu Abbas radıyallahu anh anlatıyor: "Ben çocuklarla birlikte oynuyordum. Derken "Resûlullah aleyhissalatu vesselam geldi. Ben hemen bir kapının arkasına saklandım. (Beni orada bulup) enseme dokundu. "Muaviye'ye git! Onu bana çağır!" dedi. (Ben derhal gittim ve) geldim: "O yemek yiyor!" dedim. "Resûlullah aleyhissalatu vesselam, tekrar: "Git Muaviye'yi bana çağır!" emrettiler. (Ben (yine gidip) döndüm ve: "O yemek yiyor!" dedim. Resûlullah tekrar: "Git! Muaviye'yi bana çağır!" emrettiler. Benn yine gidip geldim ve: "O yemek yiyor!" dedim. Bunun üzerine: "Allah onun karnını doyurmasın!" buyurdular."

Kaynak:  Müslim, Birr 96, (2604).

Konu:  Ashab-ı Kiram


4446-)  Abdurrahman İbnu Ebi Umeyre radıyallahu anh -ki "Resûlullah aleyhissalatu vesselam'ın Ashabından idi- Resûlullah'ın Muaviye için şöyle dua ettiğini rivayet etmektedir: "Allahım, onu hidayet edici ve hidayeti bulmuş kıl ve onunla (insanlara) hidayet ver."

Kaynak:  Tirmizi, Menakıb, (3841).

Konu:  Ashab-ı Kiram


4447-)  Hz. Ebu Hüreyre radıyallahu anh anlatıyor: "Hz. Cebrail aleyhisselam "Resûlullah aleyhissalatu vesselam'a gelerek: "Ey Allah'ın Resûlü, dedi. işte Hatice geliyor. Beraberinde bir kab var, içerisinde katık -veya yiyecek, veya içece- mevcut. O yanınıza ulaştığı vakit, ona Rabbinden (ve benden) selam söyleyin ve onu gürültü ve yorgunluk bulunmayan cennette, içerisi oyulmuş inciden mamul bir evle müjdeleyin!"

Kaynak:  Buhari, Menakıbu'l-Ensar 20, Tevhid 35; Müslim, Fezailu's-Sahabe 71, (2432).

Konu:  Ashab-ı Kiram


4448-)  Hz. Aişe radıyallahu anha anlatıyor: ""Resûlullah aleyhissalatu vesselam'ın hanımlarından hiçbirine, Hz. Hatice radıyallahu anha'ya karşı duyduğum kıskançlığı hiç duymadım. Halbuki onu hiç görmüşlüğüm de yok. Ancak, Aleyhissalatu vesselam onun yadını çok yapardı. Ne zaman bir koyun kesip parçalara ayırsa Hatice'nin dostlarına da gönderirdi. Bazan ona: "Sanki dünyada Hatice'den başka kadın yok!" derdim de bana: "(Onun gibisi var mıydı, o şöyleydi, o böyleydi..! (Öbür kadınlar beni çocuktan mahrum ederken) benim çocuklarım ondan oldu" diye karşılık verirdi. (Hz. Aişe derki: İçinden " Bir daha Hatice hakkında kötü söz söylemeyeceğim" dedim)." Hz. Aişe devamla der ki: ""Resûlullah aleyhissalatu vesselam, Hatice'den üç yıl sonra benimle evlendi."

Kaynak:  Buhari, Menakıbu'l-Ensar 20, Nikah 108, Edeb 73, Tevhid 32; Müslim, Fezailu's-Sahabe 73, 74, 77, 78, (2434, 2435, 2436, 2437); Tirmizi, Menakıb, (3885, 3886).

Konu:  Ashab-ı Kiram


4449-)  Hz. Ali radıyallahu anh anlatıyor: ""Resûlullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "(Ahiretin) en hayırlı kadını Meryem Bintu İmran'dır. (Dünyanın) en hayırlı kadını Hatice Bintu Huveylid'dir." Ravi bunu söylerken, eliyle semaya ve arza işaret etti. Rezin bir rivayette şu ziyadeyi kaydetmiştir: ""Resûlullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Erkeklerden pek çokları kemale ermiştir. Kadınlardan ise İmran'ın kızı Meryem, Firavun'un karısı Asiye, Huveylid'in kızı Hatice ve Muhammed'in kızı Fatıma'dan başka kimse kemale ermemiştir. Hz. Aişe'nin kadınlara üstünlüğü, tiridin diğer yiyeceklere üstünlüğü gibidir." Bu rivayet Buhari'de Ebu Musa hadisi olarak gelmiştir. (Enbiya 45), Müslim, Fezailu's-Sahabe 70, (2431); Tirmizi, Et'ime 31, (1835).

Kaynak:  Buhari, Menakıbu'l-Ensar 20, Enbiya 45; Müslim, Fezailu's-Sahabe 69, (2430); Tirmizi, Menakıb, (3887).

Konu:  Ashab-ı Kiram


4450-)  Emi' İbnu Umeyr et-Teymi anlatıyor: "Halamla birlikte Hz. Aişe radıyallahu anha'nın yanına gittim. Hz. Aişe'ye: "Hangi kadın "Resûlullah aleyhissalatu vesselam'a daha sevgili idi?" diye soruldu: "Fatıma!" dedi. "Ya erkeklerden?" dendi. "Fatıma'nın kocası! Zira bildiğim kadarıyla (Ali radıyallahu anh) çok oruç tutar, çok namaz kılardı."

Kaynak:  Tirmizi, Menakıb, (3873).

Konu:  Ashab-ı Kiram


4451-)  Ümmü Seleme radıyallahu anha anlatıyor: ""Resûlullah aleyhissalatu vesselam Fetih senesinde Fatıma'yı çağırarak hususi konuştular. Fatıma ağladı. Sonra tekrar hususi olarak konuştular. Fatıma bu sefer güldü. "Resûlullah aleyhissalatu vesselam vefat edince, Fatıma'dan o ağlama ve gülmesi hususunda sordum. Dedi ki: "Önce, "Resûlullah aleyhissalatu vesselam bana öleceğini haber verdi, ben de ağladım. İkinci konuşmamızda benim, İbran kızı Meryem hariç diğer kadınların cennette efendisi olacağımı müjdeledi, bunun üzerine güldüm."

Kaynak:  Tirmizi, Menakıb, (3872).

Konu:  Ashab-ı Kiram

<<İlk <Önceki 1 2 3 4 5 [6] 7 8 Sonraki> Son>>

İletişim